SOĞUKKANLI (TDK)

Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse), serinkanlı, itidal sahibi: "Atatürk, gündelik politika işlerinde, işte böylesine soğukkanlı, telaşsız, hesaplı ve hatta hoş görür bir insandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Soğukkanlı kelimesi baş harfi S son harfi I olan bir kelime. Başında S sonunda I olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi O , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi U , beşinci harfi K , altıncı harfi K , yedinci harfi A , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi L , onuncu harfi I . Başı S sonu I olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÖYLESİNE Nedir?

Bu tarzda, bu biçimde: "Doğrusu ondan böylesine bir dostluk, böylesine bir özveri beklemiyordum."- E. Bener.

GELİŞ Nedir?

Gelme işi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsati.

GELİŞME Nedir?


1 . Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon: "Şiir, uygarlıkların doğuşunda, gelişmesinde ilk işaret oluyor."- N. Cumalı.
2 . Olan biten şey.
3 . edebiyat Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÜNDELİK Nedir?


1 . Gün hesabıyla veya her gün ödenen para, yevmiye: "Hayat pahalılığı arttıkça işçi gündeliklerine yeni zam istekleri gelecek."- F. R. Atay.
2 . Günlük iş: "Onca hayhuy arasında, gündeliğin olağan mucizelerini iyiden iyiye unutmuştu."- M. Mungan.
3 . sıfat Her günkü, yevmi: "Her evde olduğu gibi gündelik yaşantısı boyunca kimse bunları fark etmezdi."- A. İlhan.
4 . sıfat Her gün yayımlanan, her gün çıkan: "Birkaç ay sonra Türkiye'de ilk gündelik spor gazetesini çıkarıyordu."- H. Taner.

HATTA Nedir?


1 . Bile, hem de: "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır."- E. E. Talu.
2 . zarf (ha'tta:) Üstelik, ayrıca: "Dördü de buna inanmak istiyor hatta için için inanıyorlardı."- T. Buğra.

HESAPLI Nedir?


1 . Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik: "Hesaplı bir alışveriş."- .
2 . Parasını ölçülü harcayan, tutumlu: "Hesaplı adam."- .
3 . mecaz Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel: "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı."- N. Cumalı.
4 . mecaz Ölçülü davranan, ölçülü: "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım."- S. F. Abasıyanık.

ILIMLI Nedir?


1 . Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan, ölçülü, mutedil, itidalli: "Eski ılımlı sesiyle hikâyesini bitiriverdi."- H. E. Adıvar.
2 . Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

POLİTİKA Nedir?


1 . Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Yöntem: "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme: "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SAHİ Nedir?

Gerçekten, gerçek olarak: "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"- .

SAKİ Nedir?

(İçkili toplantılarda) İçki dağıtan kimse.

SAKİN Nedir?


1 - Durgun, dingin: Sakin bir deniz .
2 - Sessiz.
3 - Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen.
4 - Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış ya da geçmiş.
5 - Bir yerde oturan.
6 - (Bir yerde) Oturan kimse, °sekene.

SERİ Nedir?


1 - Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi2, sıra.
2 - Bir fabrika ya da atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi.

SERİN Nedir?


1 . Az soğuk, ılık ile soğuk arası.
2 . Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren: "... kuşluk vaktinin sıcağına rağmen bina loş ve serin."- R. H. Karay.

SERİNKANLI Nedir?

Soğukkanlı: "Serinkanlı olanlar hırslı olamayacak kadar uyuşuk ve tembeldirler."- A. Ümit.

SOĞUK Nedir?


1 . Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu: "Karın soğuğu başka bir tür soğuktur."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Isısı düşük olan, sıcak karşıtı: "Bu el soğuktu ve titriyordu."- P. Safa.
3 . sıfat Üşütecek derecede ısısı olan: "Güneşli, soğuk bir gündü."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat, mecaz Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz: "Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar."- R. H. Karay.
5 . sıfat, mecaz Sevimsiz veya yersiz, antipatik: "Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu."- H. C. Yalçın.
6 . sıfat, mecaz Cinsel istek duymayan: "Soğuk bir kadın."- .
7 . zarf İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

SOĞUKKANLI Nedir?

Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse), serinkanlı, itidal sahibi: "Atatürk, gündelik politika işlerinde, işte böylesine soğukkanlı, telaşsız, hesaplı ve hatta hoş görür bir insandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TELA Nedir?

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

TELAŞ Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple acelecilik: "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."- H. Taner.
2 . Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe: "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."- H. E. Adıvar.
3 . Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa: "O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz."- R. N. Güntekin.

TELAŞSIZ Nedir?


1 . Telaş etmeyen, telaş göstermeyen, soğukkanlı: "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü."- H. Taner.
2 . zarf Soğukkanlılıkla, şaşırmadan: "Suları hiç telaşsız ama motor gibi kulaçlamaya başladı."- H. Taner.

TEMKİNLİ Nedir?

Davranışlarında ölçülü olan: "Temkinli, ağır hareketler hoş görülüyor, daha tesir yapıyordu."- R. H. Karay.

A I K K L N O S U Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Soğukkanlı,

8 Harfli Kelimeler

Okunaklı,

7 Harfli Kelimeler

Klakson, Soğanlı, Soluğan,

6 Harfli Kelimeler

Iskuna, Okkalı, Sağkol, Sağlık, Saklık,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Akson, Anlık, Asklı, Aslık, Islak, Kağnı, Kalık, Kalın, Kanık, Kanlı, Kasık, Kasko, Kaslı, Kasnı, Kıska, Kolan, Kolsu, Konak, Konsa, Konuk, Kukla, Kulak, Nakıs, Nasıl, Oğlak, Oğlan, Okluk, Olası, Onluk, Sağın, Sakın, Saklı, Salık, Salon, Sanık, Sanlı, Sığla, Soğan, Soğuk,

4 Harfli Kelimeler

Ağıl, Ağın, Ağlı, Ağsı, Akıl, Akın, Aklı, Aksu, Alık, Alın, Anık, Asık, Asıl, Askı, Iska, Kanı, Kano, Kaos, Kask, Kına, Kısa, Klan, Klas, Klon, Koka, Koku, Kola, Konu, Kosa, Kuka, Kula, Laso, Oğan, Oğul, Okka, Okul, Oluk, Onlu, Sağı, Sako,

3 Harfli Kelimeler

Ağı, Akı, Aks, Alo, Anı, Ası, Ask, Kak, Kal, Kan, Kas, Kığ, Kıl, Kın, Kok, Kol, Kul, Lak, Lan, Lığ, Loğ, Lok, Nal, Nas, Ona, Ons, Sağ, Sak, Sal, San, Sığ, Sık, Sol, Son, Ula,

2 Harfli Kelimeler

Ağ, Ak, Al, An, As, La, Ok, Ol, On, Su, Un, Us,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.