SİVRİLEŞMEK (TDK)


1 . Sivri duruma gelmek.
2 . mecaz Genel tutum veya geleneklerin dışında davranmak.
3 . mecaz Dikkat çekici sözler söylemek.
4 . mecaz Kırıcı sözler söylemek.

Sivrileşmek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi İ , üçüncü harfi V , dördüncü harfi R , beşinci harfi İ , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı S sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇEKİCİ Nedir?


1 . Çekme işini yapan.
2 . mecaz Alımlı: "Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . isim Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

DAVRANMAK Nedir?


1 . Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak: "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor."- T. Buğra.
2 . (-e) Bir şeye el atmak, girişmek: "Polisi görünce kaçmaya davrandılar."- H. Taner.
3 . (-e) Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak: "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı."- R. H. Karay.

DİKKAT Nedir?


1 . Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık: "Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ünlem "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
3 . mecaz İlgi, özen.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELE Nedir?

Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar: "Yine gele attın."- .

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

GELENEK Nedir?

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon: "Şair yeni bir dil yaratabilir ama bunun için gereken gücü gelenekten alır."- N. Ataç.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GENEL Nedir?


1 . Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi: "Genel seçim. Genel tarih."- .
2 . Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan: "Genel bir sıralama yapmak gerekirse denebilir ki dünyada en iyisi mutlu, dengeli bir evliliktir."- H. Taner.
3 . Yetkisi ve sorumluluğu çok olan: "Genel başkan. Genel müdür."- .
4 . Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne): "Genel kitaplık."- .
5 . Bir genelleme sonucunda elde edilen: "Genel düşünce."- .

KIRICI Nedir?


1 . Kırma işini yapan.
2 . mecaz Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.): "Kırıcı bir davranış."- .
3 . mecaz Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen: "Grev kırıcı."- .
4 . fizik Kırınım oluşturan: "Kırıcı ortam."- .
5 . isim, ticaret Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse, kuruluş.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SİVRİ Nedir?


1 . Ucu keskin ve batıcı olan: "Sivri gagasından kelimeler çıkarken sanki birer ok oluyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Ucuna doğru gittikçe incelen: "Aşağıda gördüğümüz dik ve sivri bir binanın üst katında çay içmeye gideceğiz."- F. R. Atay.
3 . isim, hayvan bilimi Palamut.
4 . mecaz Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı: "Sivri uçlar. Sivri bir adam."- .

SÖYLEM Nedir?


1 . Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz.
2 . Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
3 . Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez.

SÖYLEME Nedir?

Söylemek işi: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay.

SÖYLEMEK Nedir?


1 . Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak: "Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim."- R. N. Güntekin.
2 . Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak: "Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Yapılmasını istemek: "Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler."- F. R. Atay.
4 . (nsz) Türkü, şarkı vb. okumak: "Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi."- R. N. Güntekin.
5 . (nsz) Yazmak, düzmek: "Şiir söylemek."- .
6 . (-e) Haber vermek: "Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler."- A. Ş. Hisar.
7 . (-i, -e) Önceden bildirmek, tahmin etmek: "Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim."- R. H. Karay.
8 . (nsz), mecaz Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak: "Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler."- N. Cumalı.

TUTUM Nedir?


1 . Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra.
2 . Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E E K L M R S V İ İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Sivrileşmek,

10 Harfli Kelimeler

Sivrileşme,

9 Harfli Kelimeler

Erişilmek, İrileşmek, Kirişleme, Mesirelik, Sivrilmek,

8 Harfli Kelimeler

Erişilme, Ermişlik, Esmerlik, Evrilmek, İkileşme, İrileşme, Kesimevi, Resimlik, Resmilik, Serilmek, Servilik, Severlik, Sevilmek, Sevişmek, Sivrilme, Verilmek,

7 Harfli Kelimeler

Eksiliş, Eksilme, Ekşimsi, Emirlik, Erişmek, Erselik, Esirlik, Esirmek, Esrimek, Eşilmek, Evirmek, Evrilme, Evrişik, İkileme, İlişmek, İrkilme, İskemle, İslemek, İşlemek, Kemerli, Kemiriş, Kesiliş, Kesilme, Kesirli, Kesişme, Kişisel, Mesleki, Meşelik, Reislik, Resimli, Semerli, Seriliş, Serilme, Seviliş, Sevilme, Sevimli, Sevişme, Sirkeli, Siverek, Şekerim,

6 Harfli Kelimeler

Ekilme, Ekseri, Ekşili, Ekşime, Emekli, Eriksi, Erimek, Erişim, Erişme, Esirme, Eskime, Eskrim, Esrime, Eşeksi, Eşilme, Evirme, İkilem, İkişer, İlişme, İskele, İsleme, İşemek, İşleme, İşveli, Kelime, Kerime, Kermes, Keseli, Kevser, Kilise, Leşker, Levrek, Melike, Mesire, Meslek, Mikser, Riskli, Sekili, Seklem, Serili,

5 Harfli Kelimeler

Ekili, Eklem, Ekler, Ekser, Elmek, Emlik, Erime, Erkli, Erlik, Ermek, Ermiş, Esire, Eskil, Eslek, Esmek, Esmer, Esrik, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Evlek, Evlik, Evrik, Evrim, Evsel, İklim, İksir, İleri, İlmek, İlmik, İmlek, İmlik, İrkme, İrmik, İsevi, İslim, İşeme, İşkil, İşlek,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekme, Eksi, Ekşi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emik, Emir, Emiş, Erek, Erik, Eril, Erim, Eriş, Erke, Erme, Eser, Esik, Esim, Esir, Eski, Esme, Esre, Eşek, Eşik, Eşli, Eşme, Evli, Evre, İlik, İlim, İlke, İlme, İris, İsim,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Elk, Erk, İki, İle, İlk, İri, İrs, Kel, Kem, Ker, Kes, Keş, Kil, Kim, Kir, Leş, Lim, Lir, Mil, Mir, Mis, Sek, Sel, Sem, Ser, Sik, Sim, Ski, Şek, Şem, Şer, Şev, Şii,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Es, Eş, Ev, İl, İm, İs, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Re, Se, Si, Şe, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.