SİLKMEK (TDK)


1 . Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak: "Eline geçen her şeyi silkip akrepler varmış gibi bakıyor."- H. R. Gürpınar.
2 . Ani bir hareketle sarsmak: "Sağ elini silkerek yana doğru eğildi."- P. Safa.

Silkmek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi İ , üçüncü harfi L , dördüncü harfi K , beşinci harfi M , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı S sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKREPLER Nedir?

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DÜŞÜRMEK Nedir?


1 . Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak: "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"- O. C. Kaygılı.
2 . (-i) Değerini, fiyatını indirmek.
3 . (-i) Azaltmak.
4 . (nsz) Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak: "Çocuk, solucan düşürüyor."- .
5 . (-i) Iskat etmek: "Bakanlar kurulunu düşürmek."- .
6 . Uğratmak: "Tehlikeye düşürmek."- .
7 . (-i, -den) Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek: "Bu güzel halıyı bedestenden çok ucuza düşürdüm."- .
8 . (-i) Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak: "Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü."- Y. K. Beyatlı.

GEÇEN Nedir?

Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.): "Yine bir gün o kızı geçen yıl gördüğü incirlikte bir daha gördü."- O. C. Kaygılı.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

KUVVETLE Nedir?


1 . Güçlü ve sağlam bir biçimde: "Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal.
2 . Üzerinde durarak, direnerek: "Kuvvetle iddia edilebilir."- .

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SALLAMA Nedir?


1 . Sallamak işi.
2 . Sallama çay.

SALLAMAK Nedir?


1 . Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek: "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir."- H. E. Adıvar.
2 . Uydurmak, kafadan atmak.
3 . Sarsmak.
4 . mecaz Beklenmedik bir başarı kazanmak: "Seçimlerde Ankara'yı salladı."- .
5 . mecaz Zor durumda bırakmak.
6 . argo Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak: "Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu."- S. M. Alus.
7 . (nsz), argo Vurmak, tokat atmak: "Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı..."- M. Ş. Esendal.

SARSMA Nedir?

Sarsmak işi.

SARSMAK Nedir?


1 . Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek: "Kalkın bakalım, diye çocukların karyolalarını sarsıyorlardı."- Ç. Altan.
2 . mecaz Zarar verecek yolda etkilemek, aksatmak: "Çok sevdiği annesinin ölümü onu çok sarsmıştı."- S. F. Abasıyanık.

SİLKİ Nedir?

Uykuda sıçrama.

TEMİZLEMEK Nedir?


1 . Arıtmak: "Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler."- H. Taner.
2 . Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak.
3 . mecaz Bitirmek, tüketmek: "Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim. Bir tepsi böreği temizledi."- .
4 . argo Öldürmek, yok etmek: "İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti."- Ç. Altan.
5 . argo Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak.
6 . tıp (***) Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E K K L M S İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Silkmek,

6 Harfli Kelimeler

Kemlik, Kesmik, Sikmek, Silkme, Silmek,

5 Harfli Kelimeler

Eksik, Emlik, Eskil, İlmek, İmlek, Kelik, Kemik, Kesik, Kesim, Keski, Kimse, Lemis, Mekik, Melik, Misel, Sekil, Selim, Sikke, Silme,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Eksi, Elik, Elim, Emik, Esik, Esim, Eski, İlke, İlme, Kile, Kils, Klik, Lime, Lise, Misk, Seki,

3 Harfli Kelimeler

Elk, İle, İlk, Kek, Kel, Kem, Kes, Kik, Kil, Kim, Lim, Mil, Mis, Sek, Sel, Sem, Sik, Sim, Ski,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Es, İl, İm, İs, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Se, Si,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.