SİLECEK (TDK)


1 . Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılır büyük havlu, hamam havlusu.
2 . Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
3 . Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas.

Silecek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi İ , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi C , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı S sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALET Nedir?


1 - Bir el işini ya da mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne.
2 - Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt.
3 - Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
4 - Hoş görülmeyen bir işe yardımcı ya da aracı olmayı kabul eden kimse, maşa.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

AYAKKABI Nedir?

Özellikle sokakta ayağı korumak için giyilen, iskarpin, çizme, kundura, makosen, sandalet, patik, galoş gibi türleri olan ayak giyeceği, °pabuç.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

HAMAM Nedir?


1 . Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam: "Banyosuz, duşlu, avuç içi gibi bir aralıktı hamam."- O. Rifat.
2 . Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.

HAVLU Nedir?

Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez: "Küvetteki suyu avuç avuç yüzüne çarptıktan sonra havluya el attı"- H. R. Gürpınar.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KEÇE Nedir?


1 . Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş: "Belki on aile keçelerden, kilimlerden çergelerini meyve ağaçlarının altlarına kurdular."- Ö. Seyfettin.
2 . sıfat Bu kumaştan yapılan: "Keçe çadırların içi biraz ısınsın diye, yerlere kilimlerin üstüne ayrı postları serilmişti."- N. Araz.
3 . Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik: "Yaz geldi, keçeleri kaldırmalı."- .

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KURULANMAK Nedir?


1 . Kurulama işi yapılmak veya kurulama işine konu olmak: "Tabaklar kurulandı."- .
2 . Kendini kurulamak: "Bir sürü memurun öteye beriye girip çıktıkları, mendilleriyle kurulandıkları ... görülüyor."- R. H. Karay.

MOTORLU Nedir?

Motorla çalışan: "Fethi Bey'in çift kanatlı, tek motorlu uçağı ile uçuşunu izledik."- N. Cumalı.

PASPAS Nedir?


1 . Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.nden yapılmış yüzü tırtıklı silecek.
2 . Yer silmekte kullanılan, özel olarak yapılmış bir sopa ve onun ucu geçirilmiş bezden oluşan temizlik aracı.

SİLME Nedir?


1 . Silmek işi.
2 . zarf Ağzına kadar dolu, sıvama, lebalep: "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."- S. Birsel.
3 . zarf Baştan aşağı, tam olarak, tamamen.
4 . mimarlık Duvar, tavan vb. yerlerde yapılan kabartma kenar.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

TAŞIT Nedir?

Taşıma aracı.

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

TEMİZLEME Nedir?


1 . Temizlemek işi: "Artık benim gündelikle çamaşıra, ortalık temizlemeye gitmemden başka çare kalmadı."- H. E. Adıvar.
2 . Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.

TEMİZLEMEK Nedir?


1 . Arıtmak: "Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler."- H. Taner.
2 . Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak.
3 . mecaz Bitirmek, tüketmek: "Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim. Bir tepsi böreği temizledi."- .
4 . argo Öldürmek, yok etmek: "İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti."- Ç. Altan.
5 . argo Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak.
6 . tıp (***) Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

C E E K L S İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Silecek,

6 Harfli Kelimeler

Eskice, İskele, Keleci, Keseli, Lekeci, Selcik,

5 Harfli Kelimeler

Celse, Elcik, Eskil, Eslek, Keles, Kesel, Sekel, Sekil, Selek,

4 Harfli Kelimeler

Celi, Ecel, Ekli, Eksi, Elci, Elek, Elik, Esik, Eski, İlke, Kele, Kese, Kile, Kils, Leke, Lice, Lise, Seci, Seki, Sele,

3 Harfli Kelimeler

Ece, Eke, Elk, İle, İlk, Kel, Kes, Kil, Sek, Sel, Sik, Ski,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Ek, El, Es, İl, İs, Ke, Ki, Le, Se, Si,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.