SERİNLEŞMEK (TDK)

Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek: "Artık havalar serinleşiyor, kış geliyordu."- R. H. Karay.

Serinleşmek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi İ , beşinci harfi N , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı S sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

SERİ Nedir?


1 - Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi2, sıra.
2 - Bir fabrika ya da atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi.

SERİN Nedir?


1 . Az soğuk, ılık ile soğuk arası.
2 . Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren: "... kuşluk vaktinin sıcağına rağmen bina loş ve serin."- R. H. Karay.

SERİNLEME Nedir?

Serinlemek durumu.

SERİNLEMEK Nedir?


1 . Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
2 . Hafif soğukluk duymak.
3 . mecaz Biraz avunarak ferahlamak: "Canım şurada bir tek atalım, serinleriz, konuşuruz dediler."- R. H. Karay.

SERİNLİK Nedir?


1 . Serin olma durumu: "Serinlik, gölgelik içinde, o kızgın yerlere hayretle bakıyorum."- R. H. Karay.
2 . Serin hava: "Latif bir akşam serinliği ortalığı kaplamıştı."- M. Ş. Esendal.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

E E E K L M N R S İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Serinleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Erinleşmek, Kesinleşme, Serinlemek, Serinleşme, Sirkelenme, Sirkeleşme,

9 Harfli Kelimeler

Erinleşme, Esinlemek, Eskileşme, Keseleniş, Sekilenme, Serinleme,

8 Harfli Kelimeler

Enikleme, Esinleme, Esmerlik, Eşlenmek, İnekleme, İslenmek, İşlenmek, Kirlenme, Renkleme, Sekileme, Semereli, Serilmek, Sinekler, Şenelmek,

7 Harfli Kelimeler

Eklenme, Ekleşme, Eksilen, Eksilme, Elenmek, Ereksel, Erinmek, Erişmek, Ermenek, Erselik, Ersemek, Esenler, Esenlik, Esermek, Esirmek, Eslemek, Esnemek, Esrimek, Eşilmek, Eşinmek, Eşlemek, Eşlenik, Eşlenme, İlenmek, İnlemek, İskemle, İslemek, İslenme, İşlemek, İşlenme, Kemerli, Keneler, Kesilme, Kesinme, Kesişen, Kesişme, Keşleme, Kimesne, Kişneme, Menekşe,

6 Harfli Kelimeler

Ekilme, Ekleme, Ekseri, Ekşime, Elemek, Elenme, Emekli, Enemek, Erimek, Erinme, Erişme, Ermeni, Erseme, Eserme, Esirme, Eskime, Eskrim, Esleme, Esneme, Esrime, Eşeksi, Eşelek, Eşilme, Eşinme, Eşleme, İlenme, İnleme, İskele, İsleme, İşemek, İşleme, Keleme, Kelime, Kemere, Kerime, Kermen, Kermes, Keseli, Kesene, Kirmen,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekler, Eksen, Ekser, Eksin, Eleme, Elmek, Emlik, Eneme, Enlem, Enser, Erime, Erken, Erkin, Erkli, Erlik, Ermek, Ermin, Ermiş, Eseme, Esire, Eskil, Eslek, Esmek, Esmer, Esnek, Esrik, Eşkin, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, İlmek, İmlek, İmren, İnmek, İrkme, İrsen, İsmen, İşeme,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekin, Ekli, Ekme, Eksi, Ekşi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emen, Emik, Emin, Emir, Emiş, Enek, Enik, Enir, Enli, Ense, Erek, Eren, Erik, Eril, Erim, Erin, Eriş, Erke, Erme, Esen, Eser, Esik, Esim, Esin, Esir, Eski, Esme, Esre,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Elk, Erk, İle, İlk, İrs, Kel, Kem, Ker, Kes, Keş, Kil, Kim, Kin, Kir, Leş, Lim, Lir, Men, Mil, Mir, Mis, Nem, Nim, Niş, Sek, Sel, Sem, Sen, Ser, Sik, Sim, Sin, Ski, Şek, Şem, Şen, Şer,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, En, Er, Es, Eş, İl, İm, İn, İs, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Ne, Re, Se, Si, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.