SERDÜMEN (TDK)


1 . Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa.
2 . askerlik Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.

Serdümen kelimesi baş harfi S son harfi N olan bir kelime. Başında S sonunda N olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi D , beşinci harfi Ü , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi N . Başı S sonu N olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

AŞAMA Nedir?


1 . Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye.
2 . Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale: "Buncağızlar henüz ilk aşk aşamasında."- H. Taner.
3 . spor Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.

BİLGİLİ Nedir?


1 . Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, nalumat sahibi, haberli: "Ama, iyiler, bilgililer, yetenekliler nerede idi?"- T. Buğra.
2 . zarf Bilerek: "Her konuda rahat, bilgili konuşurdu kalemi."- Y. Z. Ortaç.

ÇAVUŞ Nedir?


1 . Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse.
2 . tarih Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli.
3 . tarih Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli.
4 . askerlik Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş: "Katanaların birinin üstünde bir topçu çavuşu oturuyor."- R. H. Karay.
5 . askerlik Askerî okullarda sınıf başkanı: "İki ay içinde üstünlüğünü tanıtarak sınıfının çavuşu olmuştur."- F. R. Atay.

DENEYİMLİ Nedir?

Deneyim kazanmış olan, tecrübeli.

DÜMEN Nedir?


1 . Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça.
2 . mecaz Yönetim, idare.
3 . argo Dalavere, hile: "Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi?"- O. Kemal.

GEMİ Nedir?

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine: "Yük gemisi. Savaş gemisi."- .

GÖREVLİ Nedir?


1 . Görevi olan, vazifeli: "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı."- Ç. Altan.
2 . isim Resmî görevi olan kimse, memur.

KULLANMA Nedir?

Kullanmak işi, istimal: "Deri gibi sert, yayvan tandır ekmeğine alışmıştı; yer sofrasında bunu kaşık, çatal yerine dürümleyerek kullanmayı beceriyordu."- R. H. Karay.

KULLANMAK Nedir?


1 . Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak: "Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu?"- H. C. Yalçın.
2 . Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak: "Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi öyle kullanacağız."- H. E. Adıvar.
3 . İşletmek, değerlendirmek: "Parasını ticarette kullanmak."- .
4 . (nsz) Giymek, takmak: "Hiç yağmurluk kullanmazdı."- .
5 . (nsz) Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek.
6 . (nsz) Kelimeyi yazmak, söylemek: "Lakırtılarında çok kere çifter çifter kelimeler kullanırdı ki bunlar bazen manayı değiştirir."- A. Ş. Hisar.
7 . Harcamak, sarf etmek: "Sattıkları küpenin parasını çok idareli kullanıyorlardı."- P. Safa.
8 . Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek: "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar. Bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar!"- A. İlhan.
9 . Araç veya aleti işletmek, yönetmek: "Nitekim çocuklarımın bile kullandıkları hesap makineleri, bunların küçük modelleridir."- B. Felek.

SAVAŞ Nedir?


1 . Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk.
2 . Uğraşma, kavga, mücadele.
3 . Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele: "Kartallarla leyleklerin savaşı."- .
4 . Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele: "Veremle savaş."- .

TAYF Nedir?


1 . Görüntü, hayalet, ruh: "Orada ezelî efsanelerini yaşayan binlerce tayf vardı."- Ö. Seyfettin.
2 . fizik Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü: "Güneşin tayfı, biçmenin köşesinden tabanına doğru sıra ile şu renkleri gösterir: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert, mor."- .

TAYFA Nedir?


1 . Bir gemide bulunan, türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi: "Kayıkta hem ben hem de tayfam uyandık."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Aynı işi yapan topluluk: "Esrarkeş, serseri tayfası hava almak için çıkar, balık tutar, getirir kasabaya, satarlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Zeytin toplayan işçi.
4 . hakaret yollu Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

D E E M N R S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Serdümen,

7 Harfli Kelimeler

Südreme, Sürmene,

6 Harfli Kelimeler

Resmen,

5 Harfli Kelimeler

Denme, Derme, Desen, Dümen, Dürme, Ender, Enser, Erdem, Erden, Esmer, Meres, Mesen, Nemse, Rende, Resen, Semen, Semer, Seren, Serme, Sümen, Sümer, Sünme, Sürme, Üreme,

4 Harfli Kelimeler

Deme, Dere, Ders, Dren, Düse, Eder, Emen, Ense, Eren, Erme, Esen, Eser, Esme, Esre, Menü, Nere, Seme, Sene, Sere, Süne, Süre, Ürem,

3 Harfli Kelimeler

Dem, Dün, Ede, Men, Nem, Sem, Sen, Ser, Üre,

2 Harfli Kelimeler

De, Em, En, Er, Es, Me, Ne, Nü, Re, Se, Ün, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.