SELAMLIK (TDK)


1 . Saray, köşk veya konaklarda erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm, harem karşıtı: "Bu konuklarda salonlar evvela selamlık tarafında idi."- F. R. Atay.
2 . tarih Osmanlı padişahları cuma namazını kılmak için camiye giderken yapılan tören.

Selamlık kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi L , yedinci harfi I , sekizinci harfi K . Başı S sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIN Nedir?


1 - Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
2 - (Kimi şeylerde) Ön, ön yüz, (ön) cephe, alnaç.
3 - karşı.

ALINDI Nedir?

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

BÖLÜ Nedir?


1 - Bölme işlemini gösteren ÷ iminin okunuşu, °taksim; a ÷ b anlatımı, "a bölü b" diye okunur.
2 - Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; a / b kesri "a bölü b" diye okunur.

BÖLÜM Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım: "Asıl yalıya bitişik bir binada belki de eski selamlık bölümünde idiler."- R. H. Karay.
2 . Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
3 . mecaz Çağ, devir: "O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar."- Y. Z. Ortaç.
4 . biyoloji Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
5 . eğitim bilimi Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
6 . matematik Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

CAMİ Nedir?


1 - Toplayan, bir araya getiren.
2 - İçine alan, içinde bulunduran.

CAMİ Nedir?

Müslümanların hep birlikte tapınmak için toplandıkları yer.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

ERKEK Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.
2 . biyoloji Sperma oluşturan organizma.
3 . Yetişkin adam, bay, kadın karşıtı: "Erkekler gelince buraya, karılar işte böyle kaçar."- O. C. Kaygılı.
4 . Koca: "Kadın erkeğini uğurladı."- .
5 . sıfat, mecaz Sözüne güvenilir, mert.
6 . sıfat Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
7 . sıfat Sert, kolay bükülmez: "Erkek demir, erkek bakır."- .

EVVELA Nedir?

Önce, ilk önce, ilkin: "Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi."- P. Safa.

GİDER Nedir?


1 . Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf: "Böylece temizleyici giderlerinden tasarruf ettiklerini sanırım."- H. Taner.
2 . Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı.
3 . ekonomi Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar.

HAREM Nedir?


1 . Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı: "Harem, ihtiyar hatunların bembeyaz patiska sedirli küçük köşe odalarında kalmıştı."- F. R. Atay.
2 . Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
3 . eskimiş Karı, eş: "... gelen doktormuş, bizim doktor Hüsnü Bey... Haremim hastalanmış da."- R. H. Karay.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KILMAK Nedir?


1 - "Etmek", "yapmak" anlamında yardımcı eylem olarak kullanılır.
2 - (Namaz için) Yerine getirmek.

KONAK Nedir?

İzmir iline bağlı ilçelerden biri. konak (I) -ğı isim
1 . Büyük ve gösterişli ev: "İstirahat için İstanbul'a gelmiş, bu konağı alıp yerleşmişti."- Ö. Seyfettin.
2 . Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu.
3 . hayvan bilimi Konakçı.
4 . eskimiş Araba veya hayvanla bir günde alınan yol: "Buradan orası beş konaktır."- .
5 . eskimiş Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUK Nedir?


1 . Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman: "Şatoda yaşayanlarla konuklar, buralarda, topluca yıkanırlarmış."- S. Birsel.
2 . hayvan bilimi Konakçının üzerindeki asalak.

KÖŞK Nedir?

Bahçe içinde yapılmış süslü ev, °kasır.

NAMA Nedir?

adına, kendine, kendisine.

NAMAZ Nedir?

İslamın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat: "İki rekât namazı nerede olsa kılarız."- P. Safa.

OSMANLI Nedir?


1 . XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları: "O, eski defterleri çoktan kapatmış, Osmanlıya kucağını açmıştı"- T. Buğra.
2 . sıfat, mecaz Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan: "Benim bildiğim Osmanlı kadınlar dobra dobradır."- N. Cumalı.

PADİŞAH Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

SALON Nedir?


1 . Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda: "Hasta alt kattaki salona kadar gitti ve bir kanepenin üstüne düştü."- P. Safa.
2 . Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer: "Düğün salonu. Konferans salonu."- .
3 . Dükkân, mağaza: "Çay salonu. Berber salonu."- .

SARA Nedir?

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

SARAY Nedir?


1 . Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı.
2 . Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı: "Emniyet Sarayı. Spor ve Sergi Sarayı."- .
3 . mecaz Görkemli ve gösterişli yapı: "Bu ev bir saray."- .
4 . eskimiş Devlet başkanı ve çevresi: "Saraydan çağrılmış."- .

SELAMLIK Nedir?


1 . Saray, köşk veya konaklarda erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm, harem karşıtı: "Bu konuklarda salonlar evvela selamlık tarafında idi."- F. R. Atay.
2 . tarih Osmanlı padişahları cuma namazını kılmak için camiye giderken yapılan tören.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TARİH Nedir?


1 . Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün: "1
9 Mayıs 1919, Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı tarihtir. O tarihte memleket karanlık günler yaşıyordu."- .
2 . Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.
3 . Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı: "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!"- R. H. Karay.
4 . Tarih kitabı: "Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi."- .
5 . Tarih dersi: "Ertesi gün, tarih imtihanı vardı."- Y. Z. Ortaç.

TÖRE Nedir?


1 . Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet: "Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir."- N. Cumalı.
2 . Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

TÖREN Nedir?


1 . Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim: "Töreni daha uzaktan izleyen annelerle babalar da sevinçle el çırpıyorlardı."- Ç. Altan.
2 . Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılan toplantı, merasim, seremoni.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A E I K L L M S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Selamlık,

7 Harfli Kelimeler

Elmalık, Elmaslı,

6 Harfli Kelimeler

Elmalı, Mıskal, Salkım,

5 Harfli Kelimeler

Alkım, Allem, Allık, Amelı, Asklı, Aslık, Elmas, Emlak, Emsal, Islak, Kalem, Kalım, Kasem, Kasım, Kaslı, Kelam, Kemal, Kılma, Kısma, Lamel, Maske, Melal, Melas, Saklı, Salık, Sallı, Selam, Sıkma, Sımak,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akım, Aklı, Akse, Alem, Alık, Alım, Allı, Amel, Asık, Asıl, Asım, Askı, Elma, Esma, Iska, Kale, Kame, Kase, Kısa, Klas, Lake, Lale, Lame, Mask, Meal, Sake, Salı, Sema, Sıla, Sıma,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Aks, Ası, Ask, Ela, Elk, Kal, Kam, Kas, Kel, Kem, Kes, Kıl, Lak, Lal, Lam, Mal, Mas, Sak, Sal, Sam, Sek, Sel, Sem, Sık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, As, Ek, El, Em, Es, Ke, La, Le, Me, Se,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.