SARSMAK (TDK)


1 . Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek: "Kalkın bakalım, diye çocukların karyolalarını sarsıyorlardı."- Ç. Altan.
2 . mecaz Zarar verecek yolda etkilemek, aksatmak: "Çok sevdiği annesinin ölümü onu çok sarsmıştı."- S. F. Abasıyanık.

Sarsmak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi S , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi K . Başı S sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKSATMAK Nedir?

Aksamasına yol açmak, bir işi gereği gibi yürütmemek: "Havanın bozulması ekim işini aksattı."- .

ANNE Nedir?


1 . Çocuğunu dünyaya getiren kadın, ana, valide.
2 . Yavrusu olan dişi hayvan.

BİRDENBİRE Nedir?

Ansızın: "Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi."- S. F. Abasıyanık.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETKİLEME Nedir?

Etkilemek işi, tesir.

ETKİLEMEK Nedir?


1 . Etkiye uğratmak, tesir etmek: "Toplumu etkileyen olaylara herkes kendi yorumunu katıyor."- N. Cumalı.
2 . Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.

KARYOLA Nedir?

Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası: "Babam, karyolasında, arkası üstü, upuzun yatıyordu."- Y. Z. Ortaç.

KIMIL Nedir?

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

KIMILDATMA Nedir?

Kımıldatmak işi.

KIMILDATMAK Nedir?

Yerinden biraz oynatmak, hafifçe hareketlendirmek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OYNATMA Nedir?

Oynatmak işi: "Acemiliğimi görünce beni atlamaya, oynatmaya kalktılar."- R. N. Güntekin.

OYNATMAK Nedir?


1 . Oynamasını sağlamak: "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı."- P. Safa.
2 . Kımıldamasına yol açmak: "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi."- M. Ş. Esendal.
3 . (nsz) Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak: "Ayı oynatmak."- .
4 . (nsz) Bir araç, gereç kullanmak: "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?"- Ö. Seyfettin.
5 . (nsz) Aklını yitirmek: "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim."- F. R. Atay.
6 . mecaz Korkutmak, heyecanlandırmak: "Yüreğimi oynattın."- .
7 . mecaz Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak: "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."- .
8 . (nsz), tiyatro Sahneye koymak: "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız."- H. E. Adıvar.

ÖLÜM Nedir?


1 . Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat: "Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var."- Y. Z. Ortaç.
2 . Ölme biçimi: "Yanarak ölümü, feciydi."- .
3 . İdam cezası: "Ölüme mahkûm oldu."- .
4 . ünlem Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz: "Zalimlere ölüm!"- .
5 . mecaz Sona erme, yok olma, ortadan kalkma: "Küçük sanayinin ölümü."- .
6 . mecaz Çok büyük sıkıntı, üzüntü: "Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu."- R. N. Güntekin.

SALLAMA Nedir?


1 . Sallamak işi.
2 . Sallama çay.

SALLAMAK Nedir?


1 . Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek: "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir."- H. E. Adıvar.
2 . Uydurmak, kafadan atmak.
3 . Sarsmak.
4 . mecaz Beklenmedik bir başarı kazanmak: "Seçimlerde Ankara'yı salladı."- .
5 . mecaz Zor durumda bırakmak.
6 . argo Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak: "Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu."- S. M. Alus.
7 . (nsz), argo Vurmak, tokat atmak: "Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı..."- M. Ş. Esendal.

TİTRETME Nedir?

Titretmek işi.

TİTRETMEK Nedir?


1 . Titremesine yol açmak: "Ellerini büsbütün titretiyordu."- R. H. Karay.
2 . mecaz Korku salmak.

VERECEK Nedir?

Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

ZARAR Nedir?

Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat: "Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar."- M. Ş. Esendal.

A A K M R S S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Sarsmak,

6 Harfli Kelimeler

Sarkma, Sarmak, Sarsak, Sarsma,

5 Harfli Kelimeler

Aksam, Asmak, Karma, Kasma, Makas, Marka, Rakam, Ramak, Sakar, Samsa, Sarak, Sarma,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Arak, Arka, Arma, Arsa, Asar, Asma, Kama, Kara, Kars, Kasa, Mark, Mars, Masa, Mask, Raks, Saka, Sara,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Aks, Ama, Ara, Ark, Asa, Ask, Kam, Kar, Kas, Mas, Ram, Sak, Sam,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, As, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.