SANCILI (TDK)


1 . Sancıya tutulan, sancısı olan: "Yatağının içinde, sancılı bir adam gibi dönüp durdu."- P. Safa.
2 . Sancı veren.
3 . mecaz Sıkıntılı.

Sancılı kelimesi baş harfi S son harfi I olan bir kelime. Başında S sonunda I olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi N , dördüncü harfi C , beşinci harfi I , altıncı harfi L , yedinci harfi I . Başı S sonu I olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

DÖNÜ Nedir?

Dönme, dönüş, °devir.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SANCI Nedir?


1 . İç organlarda batar veya saplanır gibi duyulan, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı: "Ani bir diş ağrısı gibi, manevi bir sancı ruhumu burmaya başladı."- H. C. Yalçın.
2 . mecaz Sıkıntı.

SANCILI Nedir?


1 . Sancıya tutulan, sancısı olan: "Yatağının içinde, sancılı bir adam gibi dönüp durdu."- P. Safa.
2 . Sancı veren.
3 . mecaz Sıkıntılı.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

SIKINTILI Nedir?


1 . Sıkıntısı olan: "Ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı vaziyete düştüm."- R. N. Güntekin.
2 . Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi: "Son birkaç yılındaki oldukça sıkıntılı durumu bir yana bırakılacak olursa maddi bakımdan rahat, ortanın epey üstünde bir hayatı olmuştur."- A. Ş. Hisar.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

A C I I L N S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Sancılı,

6 Harfli Kelimeler

Sılacı,

5 Harfli Kelimeler

Acılı, Alıcı, Asılı, Canlı, Ilıca, Nasıl, Salcı, Sancı, Sanlı,

4 Harfli Kelimeler

Alın, Asıl, Isıl, Isın, Salı, Sanı, Sıla,

3 Harfli Kelimeler

Acı, Anı, Ası, Can, Cıs, Isı, Lan, Nal, Nas, Sac, Sal, San,

2 Harfli Kelimeler

Al, An, As, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.