SALDIRMA (TDK)


1 . Saldırmak işi: "... tütün tablasının kenarında kendimi kurtarmak için saldırmaya hazırlanmış kırmızı bir tilki duruyor."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir tür büyük bıçak: "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu."- B. Felek.

Saldırma kelimesi baş harfi S son harfi A olan bir kelime. Başında S sonunda A olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi D , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A . Başı S sonu A olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BIÇAK Nedir?


1 . Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç: "Ekmek bıçağı. Sebze bıçağı."- .
2 . Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç: "Basımevi bıçağı."- .

BIÇKIN Nedir?


1 . Külhanbeyi, kabadayı: "Ulan, onlar bey, sen bıçkın."- H. R. Gürpınar.
2 . sıfat Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur: "Sekiz tane bıçkın, sekiz tane ayağı filarlı pınar başı çocuğuna kim laf dinletebilir ki..."- S. F. Abasıyanık.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DÖRDÜN Nedir?

Ay vb. gök cisimlerine ait daire biçimindeki görünümlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarım ay, terbi.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

FAZLA Nedir?


1 . Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade: "Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı."- R. N. Güntekin.
2 . Daha çok, aşkın: "Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz."- B. Felek.
3 . Artmış olan: "Fazla ekmeğiniz var mı?"- .
4 . zarf Gereksiz, yersiz bir biçimde: "Fazla konuşma yeter."- .
5 . zarf Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HATTA Nedir?


1 . Bile, hem de: "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır."- E. E. Talu.
2 . zarf (ha'tta:) Üstelik, ayrıca: "Dördü de buna inanmak istiyor hatta için için inanıyorlardı."- T. Buğra.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KIRMIZI Nedir?


1 . Al, kızıl renk.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar."- A. Haşim.

KURTARMAK Nedir?


1 . Bir canlıyı bir felaketten, tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak: "Şu durup dururken şimşek gibi çakan ağrılardan kurtarsınlar, servetimin yarısını anamın ak sütü gibi vereyim."- R. N. Güntekin.
2 . Kurtulmasını sağlamak.
3 . Uzaklaştırmak.
4 . Kazandırmak, yeniden ele geçirmek: "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."- Atatürk.
5 . Bir şeye zarar gelmesini önlemek: "Bu kız beni ilk defa çevreme karşı isyandan kurtardı."- H. E. Adıvar.
6 . Birinin cezalandırılmasına engel olmak: "Baban bana vaktiyle iyilik yaptı, seni kurtaracağım."- H. E. Adıvar.
7 . (nsz) Bir şeyin değerini karşılamak: "Beş bin liradan aşağısı kurtarmaz!"- .

SALDIRMA Nedir?


1 . Saldırmak işi: "... tütün tablasının kenarında kendimi kurtarmak için saldırmaya hazırlanmış kırmızı bir tilki duruyor."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir tür büyük bıçak: "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu."- B. Felek.

SALDIRMAK Nedir?


1 . Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek: "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı."- H. C. Yalçın.
2 . Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak.
3 . (-den) Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
4 . mecaz Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak.
5 . kimya Etkisiyle eritmek: "Asitler madenlere saldırır."- .

SEMT Nedir?


1 - Yan, taraf, °cihet.
2 - Bir kentin yerleşim bölgesi.

SUSTA Nedir?

Köpeğin arka ayakları üzerinde durması.

SUSTALI Nedir?


1 . Sustası olan: "Elinde sustalı bir bıçakla köşeye oturdu."- A. İlhan.
2 . isim Emniyet yayı olan çakı.

TABLA Nedir?


1 . Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi: "Bir hurmacının tablasında üstlerine vuran güneş ışığıyla parıldayan hurmalara imrenmiş."- A. Ş. Hisar.
2 . sıfat Bir tepsinin aldığı miktarda olan: "Bir tabla balık döküldü."- .
3 . Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılan tepsiye benzer altlık.
4 . Bir şeyin düz ve geniş bölümü: "Hokka takımı tablası. Çadır direği tablası."- .
5 . Küllük: "Tablada ruj izli sigara artıkları var."- R. H. Karay.
6 . Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça.
7 . Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir tür çalgı.
8 . denizcilik Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri.

TİLKİ Nedir?


1 . Köpekgillerden, uzunluğu 90 cm, kuyruğu
30 cm kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir memeli türü (Vulpes).
2 . Bu hayvanın postundan yapılan manto vb: "İki hanım yaşları geçkince olmasına bakmayarak sürmüşler, boyanmışlar, omuzlarına tilkilerini almış, kurulmuşlar."- M. Ş. Esendal.
3 . sıfat, mecaz Çok kurnaz: "Ne tilkidir o, bilmezsiniz."- .

TÜTÜN Nedir?


1 . Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).
2 . bitki bilimi Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı: "Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti."- M. Ş. Esendal.
3 . halk ağzında Duman: "Tütün kokuyorsun diye beni iter."- H. E. Adıvar.

USTURPA Nedir?

İnce bir halatın ucuna bir kurşun parçası bağlanarak yapılan bir çeşit kırbaç: "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu."- B. Felek.

A A D I L M R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Saldırma,

7 Harfli Kelimeler

Aldırma, Ardılma, Damarlı, Darılma, Sarılma, Sırlama,

6 Harfli Kelimeler

Armalı, Asılma, Asmalı, Damalı, Islama, Saralı, Sarmal,

5 Harfli Kelimeler

Adalı, Adamı, Adsal, Alarm, Ardıl, Dalma, Dalsı, Damal, Damar, Damla, Damlı, Drama, Irama, Maral, Marda, Masal, Mısra, Sadır, Salam, Salma, Sarım, Sarma, Sırma,

4 Harfli Kelimeler

Adam, Adıl, Adım, Adlı, Aldı, Alım, Alma, Amal, Arda, Arlı, Arma, Arsa, Asal, Asar, Asıl, Asım, Asır, Asla, Asma, Dama, Dara, Darı, Dram, Lama, Mala, Mars, Masa, Sada, Sala, Salı, Sara, Sarı, Sıla, Sıma, Sıra,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Ala, Ama, Ara, Arı, Asa, Ası, Dal, Dam, Dar, Ira, Lam, Mal, Mas, Ram, Sal, Sam, Sır,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Al, Am, Ar, As, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.