SAHTE (TDK)


1 . Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece: "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı."- Y. K. Beyatlı.
2 . Uydurma.
3 . mecaz Yapmacık: "Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı."- Ç. Altan.

Sahte kelimesi baş harfi S son harfi E olan bir kelime. Başında S sonunda E olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi H , dördüncü harfi T , beşinci harfi E . Başı S sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

BENZETİ Nedir?

Benzetme.

BİRER Nedir?

Bir sayısının üleştirme sayı sıfatı, her birine bir: "Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek."- C. S. Tarancı.

BOYUN Nedir?


1 - Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.
2 - Şişe, güğüm gibi kapların ya da vida, cıvata gibi araçların dar olan üst bölümü.
3 - Sorumluluk.
4 - Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DİSİPLİN Nedir?


1 . Sıkı düzen: "Bu belki de ordu için şart olan disiplin ruhunu bende bulamamış olmalarındandır."- R. N. Güntekin.
2 . Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü: "Bazı kibar semtlerde ve Beyoğlu'nda bu disiplin biraz gevşerdi."- F. R. Atay.
3 . Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

DÜZME Nedir?


1 . Düzmek işi.
2 . sıfat Uydurma: "Düzme senet. Düzme belge."- .

DÜZMECE Nedir?

Gerçek olmayan, düzme, sahte.

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

HAMARATLIK Nedir?

Hamarat olma durumu: "Hiç darılmadı, bilakis hamaratlığımdan memnun oldu."- A. Gündüz.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MODEL Nedir?


1 . Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek.
2 . Bir özelliği olan nesne veya kişi: "Sadakat modeli."- .
3 . Biçim: "Bu elbisenin modelini beğenmedim."- .
4 . Giysi örneklerini içinde toplayan dergi: "Bu biçimi modelden aldık."- .
5 . Otomobil vb.nde tip: "Eski mi eski, otuz dokuz model bir taksisi vardı."- N. Cumalı.
6 . Benzer: "Bu çocuk babasının küçük bir modeli."- .
7 . Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma.
8 . Manken: "Paris'in en son, en pahalı modelleri gibi giyinmişler."- R. H. Karay.
9 . Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip.

OLMUŞ Nedir?


1 - Olgunlaşmış, ergin.
2 - Oluşmuş.

SAHTE Nedir?


1 . Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece: "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı."- Y. K. Beyatlı.
2 . Uydurma.
3 . mecaz Yapmacık: "Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı."- Ç. Altan.

SESSİZ Nedir?


1 . Sesi olmayan, ses çıkarmayan.
2 . Ses, gürültü çıkarmadan yapılan: "Sessiz çalışma."- .
3 . Az konuşan, suskun.
4 . Yumuşak huylu, kendi hâlinde ve sakin (kimse): "Kız kardeşi Deniz Yolları levazımında çalışan sessiz bir adamla evlidir."- M. Ş. Esendal.
5 . zarf Ses ve gürültü çıkarmadan.
6 . isim, dil bilgisi Ünsüz.

SESSİZLİK Nedir?


1 . Sessiz olma durumu.
2 . Ortalıkta gürültü olmama durumu, sükût: "Bilmez yalnız yaşayanlar / Nasıl korku verir sessizlik insana."- O. V. Kanık.

UYDU Nedir?


1 . Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk: "Ay, yerin uydusudur."- .
2 . Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.
3 . sıfat, mecaz İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse).

UYDURMA Nedir?


1 . Uydurmak işi.
2 . Gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen haber, asparagas.
3 . sıfat Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme: "Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz."- B. Felek.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMACIK Nedir?

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike: "Köylülerden kapma biraz yapmacık bir safiyetle konuşuyordu."- S. F. Abasıyanık.

A E H S T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Haset, Sahte,

4 Harfli Kelimeler

Ateh,

3 Harfli Kelimeler

Ast, Ate, Has, Hat, Sah, Set, Tas,

2 Harfli Kelimeler

Ah, As, At, Eh, Es, Et, Ha, He, Se, Ta, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.