SAĞ (TDK)


1 . Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı: "Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . isim Bu taraftaki yön: "Sağa dönmek. Sağdan yürümek."- .
3 . Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş).
4 . isim, spor Boksta sağ yumrukla vuruş.

Sağ kelimesi baş harfi S son harfi Ğ olan bir kelime. Başında S sonunda Ğ olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi Ğ . Başı S sonu Ğ olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOKS Nedir?

Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu: "Türkiye boks şampiyonası."- .

CEBİN Nedir?


1 . Alın, yüz.
2 . sıfat Korkak: "Sonra dört yüz bu kadar milyon adam, hepsi cebin."- M. A. Ersoy.

DÖNME Nedir?


1 . Dönmek işi: "Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı."- T. Buğra.
2 . Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
3 . matematik Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
4 . sıfat, din b. (***) Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi.

DÖNMEK Nedir?


1 - Kendi ekseni ya da başka bir şeyin çevresinde devinmek.
2 - Geri gelmek, geri gitmek.
3 - Yönelmek.
4 - Sapmak.
5 - Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek.
6 - Sınıfta kalmak.
7 - İnanç, din ya da kanısını değiştirmek.
8 - Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak.
9 - "Dolap, dalavere" gibi sözcüklerle yapılmak, çevrilmek anlamında kullanılır.
10 - Belirli bir yerde dolaşmak. 1
1 - Kendini bir yandan bir yana çevirmek. 1
2 - Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek. 1
3 - Bırakılan bir konu ya da işe başlamak; söz konusu etmek, anımsamak.

EKONOMİ Nedir?


1 . İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat: "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."- T. Buğra.
2 . Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
3 . Tutum.

GAZETE Nedir?


1 . Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın: "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi."- N. Cumalı.
2 . Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer: "Her gün gazeteye uğruyordu."- .

GELENEKÇİ Nedir?

Geleneklere bağlı kimse, ananeci.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

İSİM Nedir?


1 - Ad.
2 - Kişi, insan.

KALBİ Nedir?

İçten, yürekten, gönülden (gelen).

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KOCAMAN Nedir?


1 . Çok iri, büyük, koca: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yaşça büyük olan.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SİYA Nedir?

Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.

SİYASET Nedir?


1 - Politika.
2 - Çıkar sağlamak amacıyla yapılan kurnazca davranış.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TOMAR Nedir?


1 . Dürülerek boru biçimi verilmiş deri, kâğıt.
2 . askerlik Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk.
3 . Yığın, küme.

VURU Nedir?

Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş.

VURUŞ Nedir?


1 . Vurma işi: "Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var."- P. Safa.
2 . müzik Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp: "İki vuruşu olan ölçü."- .
3 . teknik Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik.

VÜCUT Nedir?


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

YUMRU Nedir?


1 . Yuvarlak, şişkin şey: "Alnında bir yumru var."- .
2 . Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde: "Patates nişastalı bir yumrudur."- .
3 . tıp (***) Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod.
4 . sıfat Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli: "Yumru yanaklı bir çocuk."- .
5 . sıfat Eğri büğrü, çarpık, engebeli, yamru yumru.

YUMRUK Nedir?


1 . Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim: "Dişlerini kilitleyerek iki yumruğunu havada salladı."- P. Safa.
2 . Elin bu biçimiyle yapılan vuruş: "Bir karış mesafeden inecek yumrukla, bir metre mesafeden çakılacak yumruğun tesirleri arasında büyük fark vardır."- A. Gündüz.
3 . mecaz Baskı: "Düşman yumruğu altında."- .

YÜRÜME Nedir?

Yürümek işi: "Kılıcını kaldırdı, ağır ağır hocaya doğru yürümeye başladı."- R. N. Güntekin.

YÜRÜMEK Nedir?


1 . Adım atarak ilerlemek, gitmek: "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu."- H. Taner.
2 . (-e) Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek: "Buz dağları güneye yürümüş."- .
3 . Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek: "Çocuk erken yürüdü."- .
4 . Yayan gezmek, yayan gitmek: "Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti."- Ö. Seyfettin.
5 . Yol almak: "Biraz yürüyelim, geç kaldık."- .
6 . (-e) Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak: "Dallara su yürümek."- .
7 . (-e) Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek: "Asker kaleye yürüdü."- .
8 . Faiz, hesap edilmek, işlemek: "Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?"- .
9 . Geçmek, ilerlemek, değişmek: "Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş."- M. Ş. Esendal.
10 . Bir işte ileri gitmek. 1
1 . mecaz Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek: "Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz demiştim."- Z. Selimoğlu. 1
2 . argo Ölmek: "O da yürümüş."- .

A S Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Sağ,

2 Harfli Kelimeler

Ağ, As,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.