SAÇAKALTI (TDK)

Denizde dalgalı ve fırtınalı havalarda, bir koyun ya da burnun rüzgâr, dalga almayan tarafı.

Saçakaltı kelimesi baş harfi S son harfi I olan bir kelime. Başında S sonunda I olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi A , üçüncü harfi Ç , dördüncü harfi A , beşinci harfi K , altıncı harfi A , yedinci harfi L , sekizinci harfi T , dokuzuncu harfi I . Başı S sonu I olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

DALGA Nedir?


1 . Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket: "Rıhtıma vuran dalgaların temposu da içimdeki ölçüye uyuyor."- H. Taner.
2 . Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem: "Sıcak dalgası. Aerobik dalgası."- .
3 . Bir yüzeydeki kıvrım: "Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç."- M. Ş. Esendal.
4 . Saçların kıvrım genişliği.
5 . argo Gizli iş, dalavere: "Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı."- S. F. Abasıyanık.
6 . argo Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
7 . argo Dalgınlık.
8 . argo Geçici sevgili.
9 . argo Geçici aşk ilişkisi.
10 . fizik Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi: "Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor."- H. E. Adıvar.

DALGALI Nedir?


1 . Dalgası olan: "O, bütün hayatı dalgalı bir ummanda ve kaptan köprüsünde geçen kocasından, sahilde sessiz bir balıkçı kulübesine mahsus bir yaşayış istemez."- N. F. Kısakürek.
2 . Dalga dalga görünen: "Dalgalı kumaş."- .
3 . Kıvrımlı (saç): "Dalgalı ipek saçlı başı kardeşinin göğsüne sokuldu."- C. Uçuk.
4 . Açıklı koyulu (renk).
5 . fizik Belli dalga boylarını alabilen, alternatif: "Üç dalgalı radyo."- .

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

FIRTINALI Nedir?


1 . Çok rüzgârlı: "Karlı, fırtınalı gecelerde bu serviler inilder, haykırır."- M. Ş. Esendal.
2 . mecaz Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık: "O kadar fırtınalı bir maziden sonra istikbalde söneceğinize inanmaktan uzağım."- Y. K. Beyatlı.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

KOYUN Nedir?


1 . Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries).
2 . mecaz Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

A A A I K L S T Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Akçasal, Saçaklı, Sakatçı, Salakça, Taksalı,

6 Harfli Kelimeler

Açısal, Aksata, Alaçık, Alıkça, Asalak, Atalık, Çatlak, Iskaça, Kasalı, Sakalı, Salata, Saltık, Tasalı, Taslak,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akala, Akçıl, Alaka, Alçak, Altık, Askat, Asklı, Aslık, Atlas, Çakal, Çakıl, Çalak, Çalık, Çalkı, Çaltı, Çatak, Çatal, Çatık, Çatkı, Çıtak, Iskat, Islak, Itlak, Kaçlı, Kaçta, Kalas, Kalça, Kalıç, Kalıt, Kasıt, Kaslı, Katlı, Kıtal, Laçka, Lakçı, Lasta, Saçak, Saçık, Saçlı,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açıt, Açkı, Akaç, Akça, Akıl, Aklı, Alçı, Alıç, Alık, Altı, Asal, Asık, Asıl, Askı, Asla, Atak, Atçı, Atık, Atıl, Atkı, Atlı, Çakı, Çalı, Çatı, Çıta, Iska, Kaça, Kaçı, Kala, Kasa, Kast, Katı, Kısa, Kıta, Klas, Laka, Lata, Saat, Saçı,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Aka, Akı, Aks, Ala, Alt, Asa, Ası, Ask, Ast, Ata, Çak, Çal, Çat, Çıt, Kaç, Kal, Kas, Kat, Kıç, Kıl, Kıt, Lak, Saç, Sak, Sal, Sık, Taç, Tak, Tal, Tas, Tık, Tıs,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, As, At, La, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.