SIZI (TDK)


1 . Hafif ve ince ağrı: "Eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızılarım birden diniverecek."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Ruhsal acı, ızdırap: "Depremlerin acısını sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer."- B. R. Eyuboğlu.

Sızı kelimesi baş harfi S son harfi I olan bir kelime. Başında S sonunda I olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi I . Başı S sonu I olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞRI Nedir?

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı: "Sabah yataktan müthiş bir omuz ağrısı ile kalkmıştı."- H. Taner.

BELİRTMEK Nedir?

Açıklamak, tebarüz ettirmek: "Üzüntülerini, kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir."- N. Cumalı.

BİLİNMEZ Nedir?

Bilinmeyen.

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

DİNİ Nedir?

Dinsel.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DOKUNMA Nedir?

Dokunmak (I) işi, temas. dokunma (II) isim Dokunmak (II) işi.

HAFİF Nedir?


1 . Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı.
2 . Güç veya yorucu olmayan, kolay: "Hafif bir iş."- .
3 . Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa: "Hafif bir kadın."- .
4 . Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek): "Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi."- S. F. Abasıyanık.
5 . Kalınlığı veya yoğunluğu az olan: "Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi."- M. Ş. Esendal.
6 . Etkisi az olan, sert karşıtı: "Hafif bir içki."- .
7 . Önemli olmayan: "Hafif bir ceza."- .
8 . Çabuk uyanılan (uyku): "Uykusu çok hafiftir."- .
9 . Çok dik olmayan (sırt, yokuş): "Hafif bir meyilden indik."- H. R. Gürpınar.
10 . Gücü az olan, belli belirsiz: "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı."- R. N. Güntekin. 1
1 . Sıkıntısız, ferah, rahat: "Kendimi bugün çok hafif hissediyorum."- .

IZDIRAP Nedir?


1 . Acı.
2 . mecaz Üzüntü, sıkıntı, keder: "İyi bir şoför her çeşit ızdıraba katlanmalıdır."- A. Gündüz.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KÖYLÜ Nedir?


1 . Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan: "Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun / Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini."- Ö. B. Uşaklı.
2 . isim Köydeş: "Hasan benim köylümdür."- .
3 . isim Köy halkı: "Köylüleri, özellikle onları çok iyi tanıyordu."- T. Buğra.
4 . mecaz Kaba, anlayışsız: "Otomobilin içinden köylü kılıklı, tıknaz bir adam çıktı."- H. Taner.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

RUHSAL Nedir?


1 . Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
2 . Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

SANI Nedir?

Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap: "Söylediklerimiz, yazdıklarımız, hayatın birtakım konulara bölünmüş olduğu sanısını sürdürüp yalanı berkitmekten başka neye yarar?"- N. Ataç.

SIZI Nedir?


1 . Hafif ve ince ağrı: "Eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızılarım birden diniverecek."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Ruhsal acı, ızdırap: "Depremlerin acısını sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer."- B. R. Eyuboğlu.

ŞAİR Nedir?


1 - Ozan.
2 - Geniş bir hayali olan, duyarlı, duygulu kimse.

YARAMA Nedir?

Yaramak işi.

I I S Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Sızı,

3 Harfli Kelimeler

Isı,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.