SIRTLAMAK (TDK)


1 . Sırtına alıp yüklenmek: "O gece yarısı yatağı benimki sırtladı, ben çocuğu sardım, sarmaladım."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak: "Gazete satan Babuş daracık omuzlarıyla bir aileyi sırtlayacak."- P. Safa.

Sırtlamak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi T , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı S sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AİLE Nedir?


1 . Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
2 . toplum bilimi Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk: "En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı."- O. C. Kaygılı.
3 . Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü: "Bizim ailenin Mısır'la olan münasebetini bilirsiniz, belki..."- H. Taner.
4 . Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
5 . halk ağzında Eş, karı.
6 . Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
7 . Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ALMAK Nedir?


1 . Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak: "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı."- N. Cumalı.
2 . (-i, -den) Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak: "Çocuğu okuldan aldı."- .
3 . Birlikte götürmek.
4 . (nsz) Satın almak: "Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan."- N. Cumalı.
5 . (nsz) Ele geçirmek, fethetmek: "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş."- Ö. Seyfettin.
6 . (nsz) İçine sığmak: "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."- .
7 . (-e, nsz) Kabul etmek: "Evine kiracı almak."- .
8 . (nsz) Kendine ulaştırılmak, iletilmek: "Mektup almak. Haber almak."- .
9 . (nsz) İçeri sızmak, içine çekmek: "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."- .
10 . (nsz) Erkek, kadınla evlenmek: "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü."- M. Ş. Esendal. 1
1 . (-i, nsz) Sürükleyip götürmek: "Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı."- . 1
2 . (nsz) Kazanmak, elde etmek. 1
3 . (nsz) Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak: "Soğuk almak. Ceza almak."- . 1
4 . (-i, nsz) Bürümek, sarmak, kaplamak. 1
5 . (-den) Kısaltmak, eksiltmek: "Ceketin boyundan almak."- . 1
6 . (nsz) Yolmak, koparmak: "Kaş almak."- . 1
7 . Yerini değiştirmek, çekmek. 1
8 . Temizlemek: "Karyolanın altını süpürge ile al. Örümcekleri al."- . 1
9 . (-i, -e) İçeri girmesini sağlamak: "Sevdiği delikanlıyı gece evine almış."- N. Cumalı.
20 . (nsz) Tat veya koku duymak: "Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır."- . 2
1 . (-i, -e) Örtmek, koymak: "Paltosunu sırtına aldı."- . 2
2 . (-i, -e) ... gibi anlamak: "Bir sözü şakaya almak."- . 2
3 . (-i, -de) Yol gitmek, mesafe katetmek: "O yolu bir saatte alırsınız."- . 2
4 . (-i, -den) Çalmak: "Cebimden saatimi almışlar."- . 2
5 . Soldurmak: "Güneş perdelerin rengini aldı."- . 2
6 . Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak: "Dalağını aldılar."- . 2
7 . (nsz) Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek: "Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı."- H. Taner. 2
8 . (nsz) Göreve, işe başlatmak: "Yeni bir kapıcı aldı."- . 2
9 . (nsz) Başlamak: "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur."- Halk türküsü.
30 . (-den) Davranış veya makam değiştirmek: "Aşağıdan almak. Tizden almak."- . 3
1 . (nsz) İçecek veya sigara içmek: "Tadına bakmak için bir yudum aldım."- . 3
2 . (nsz) Yutmak, kullanmak: "İlaç almak."- . 3
3 . (-den) Görevden, işten çekmek. 3
4 . (-den, nsz) Kazanç sağlamak: "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar."- . 3
5 . Gidermek, yok etmek: "İçine biraz su koy, tuzunu alır."- .

ALMAK Nedir?


1 - Bir şeyi ya da kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
2 - Bir şeyi, bir nesneyi elle, araçla vb. ile tutarak bulunduğu yerden ayırmak,kaldırmak.
3 - Yanında bulundurmak.
4 - Birlikte götürmek.
5 - Satın almak.
6 - İçine sığmak.
7 - Kabul etmek.
8 - Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
9 - İçeri sızmak, içine çekmek.
10 - (Erkek, kadın için)...ile evlenmek. 1
1 - Sürükleyip götürmek. 1
2 - Kazanmak, elde etmek. 1
3 - Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. 1
4 - Bürümek, sarmak, kaplamak. 1
5 - Kısaltmak, eksiltmek. 1
6 - Yolmak, koparmak. 1
7 - Yerini değiştirmek, çekmek. 1
8 - Temizlemek. 1
9 - (Duş, banyo için) Yapmak; yıkanmak.
20 - (İçeri) Götürmek. 2
1 - Bir yeri savaşla ele geçirmek, fethetmek. 2
2 - (Tat ya da koku için) Duymak. 2
3 - Örtmek, koymak. 2
4 - (Süre için) Değiştirmek. 2
5 - (-e)...gibi anlamak. 2
6 - Başlamak. 2
7 - Davranış ya da makam değiştirmek. 2
8 - (İçecek ya da sigara için) İçmek. 2
9 - Yutmak; kullanmak.
30 - (Yol için) Gitmek. 3
1 - Çalmak. 3
2 - Göreve, işe başlatmak. 3
3 - Görevden,işten çekmek. 3
4 - Kazanç sağlamak. 3
5 - (Ölüm nedeniyle) Ayrılmak. 3
6 - Gidermek, yok etmek. 3
7 - Soldurmak. 3
8 - Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. 3
9 - (Motor) Çalışması için gerekli olan elektrik ya da yakıttan yararlanır duruma gelmek.
40 - Alışmak (Örgü, elişi vb.).

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DARACIK Nedir?

Çok dar: "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."- T. Buğra.

GECE Nedir?


1 - Güneş battıktan, gün ağarmaya başlayıncaya dek geçen süre, tün.
2 - Bu sürenin genellikle uykuya ayrılan bölümü.
3 - Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleri düzenlenen toplantı.
4 - Gece avlanan, geceleri uyumayan hayvan.
5 - Türlü nedenlerle oluşan karanlık.
6 - Sıkıntılı, zor dönem.

GEÇİM Nedir?


1 . Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.
2 . Anlaşma, uyum: "Aralarında geçim yok."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OMUZ Nedir?

Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SARMA Nedir?


1 . Sarmak işi: "Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi."- M. Uyguner.
2 . Saran, içine alan şey, zarf.
3 . askerlik Çevirme.
4 . Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek.
5 . madencilik Bir ayakta alınan paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk.
6 . sıfat Sarılarak yapılan: "Sarma yay."- .

SARMAL Nedir?


1 . Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni.
2 . mecaz İçinden çıkılmaz (durum).

SORU Nedir?


1 . Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual: "Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diyen sorusu hâlâ hatırımızda!"- O. S. Orhon.
2 . Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

SORUM Nedir?

Sorumluluk: "Başkalarının okuyacağı bir yazıyı yazarken o yazının bize ne türlü bir sorum yüklediğini hiçbir vakit hatırdan çıkarmamalıyız."- O. V. Kanık.

SORUMLU Nedir?

Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul: "Ailede başkan odur, kararları o alır, hepimizin geleceğinin sorumlusu ve güvencesi odur."- H. Taner.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YÜKLENME Nedir?

Yüklenme işi.

YÜKLENMEK Nedir?


1 . Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak: "Daha şimdiden evin bütün işleri Peyker'in üstüne yüklenmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak: "Araba durdukça önümdekine, kalktıkça arkamdakine yükleniyorum."- B. Felek.
3 . (-i) Bir yükü taşımayı üstüne almak: "Bavulları yüklendi."- .
4 . mecaz Üstüne düşmek, zorlamak: "Hep birden yüklenmişlerdi o zaman Rahmi'ye; saygısızlık ettin, kırdın diye."- T. Buğra.
5 . (-i), mecaz Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak.

YÜKÜN Nedir?

İyon.

A A I K L M R S T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Sırtlamak,

8 Harfli Kelimeler

Aksırtma, Astarlık, Astırmak, Islatmak, Kastarlı, Kırtlama, Kısaltma, Maksatlı, Sarılmak, Sarkıtma, Satılmak, Sırlamak, Sırtlama, Tarımsal, Tarlamsı, Tıslamak,

7 Harfli Kelimeler

Aksırma, Aktarım, Arıtmak, Asılmak, Asmalık, Astarlı, Astırma, Atılmak, Iskarta, Islamak, Islatma, Karaltı, Karamsı, Karılma, Kasılma, Katılma, Katmalı, Kısalma, Kıtlama, Makaslı, Markalı, Mıskala, Rakamlı, Salkıma, Sarılma, Satılma, Sırlama, Takılma, Taksalı, Taraklı, Taraksı, Tasarım, Tıklama, Tırsmak, Tıslama,

6 Harfli Kelimeler

Akıtma, Amalık, Araklı, Aralık, Arıtma, Arkalı, Armalı, Artmak, Asılma, Asmalı, Atalık, Atılma, Iklama, Iramak, Irksal, Islama, Kamalı, Karalı, Karıma, Karslı, Kartal, Kartlı, Kasalı, Kastar, Kıraat, Kırsal, Maksat, Malkar, Marsık, Maslak, Mastar, Matlık, Matrak, Mıskal, Rastık, Sakalı, Salkım, Salmak, Saltık, Saralı,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Aksam, Aktar, Alarm, Alkım, Almak, Altık, Arkıt, Artık, Artım, Artma, Askat, Asklı, Aslık, Asmak, Astar, Astım, Atlas, Atmak, Atmık, Iltar, Irama, Irmak, Iskat, Islak, Istar, Itlak, Kalas, Kalım, Kalıt, Kalma, Karlı, Karma, Karst, Kasım, Kasır, Kasıt, Kaslı, Kasma, Katar,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alık, Alım, Alma, Altı, Amal, Arak, Arık, Arka, Arlı, Arma, Arsa, Artı, Asal, Asar, Asık, Asıl, Asım, Asır, Askı, Asla, Asma, Atak, Atık, Atıl, Atım, Atkı, Atlı, Atma, Irak, Iska, Kala, Kama, Kara, Karı, Kars,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Aks, Ala, Alt, Ama, Ara, Arı, Ark, Art, Asa, Ası, Ask, Ast, Ata, Ira, Irk, Kal, Kam, Kar, Kas, Kat, Kıl, Kır, Kıt, Lak, Lam, Mal, Mas, Mat, Ram, Sak, Sal, Sam, Sık, Sır, Tak, Tal, Tam, Tar,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, As, At, La, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.