SIRITMAK (TDK)


1 . Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek: "Bir yandan karısını yatıştırmak istermiş gibi davranıyor, bir yandan hınzırca sırıtıyordu."- O. Rifat.
2 . Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.
3 . mecaz Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak: "İşi biraz karıştırınca bütün pürüzler sırıttı."- .

Sırıtmak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi I , beşinci harfi T , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı S sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAY Nedir?


1 . Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk: "Düğün alayı. Fener alayı."- .
2 . Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej.
3 . askerlik Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu: "Topçu alayı."- .

APTAL Nedir?


1 . Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak: "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum."- Y. Z. Ortaç.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü: "Aptal! Senin yerini açıkça söyledim ben."- T. Buğra.

APTALLIK Nedir?


1 . Aptal olma durumu.
2 . Aptalca iş: "Bu hikâye akılalmaz bir aptallıktan başka bir şey değildi."- T. Buğra.

ARALIKLI Nedir?


1 . Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan.
2 . Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklığı olan, espaslı.
3 . zarf Kesik kesik.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRTİ Nedir?


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ÇIKMA Nedir?


1 . Çıkmak işi.
2 . Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
3 . Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
4 . Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
5 . Desteklemek amacıyla verilen para.
6 . sıfat Çıkmış: "Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış."- A. Ş. Hisar.
7 . sıfat Eski, kullanılmış: "Çıkma jant."- .

ÇIKMAK Nedir?


1 - İçeriden dışarıya varmak, gitmek.
2 - Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek.
3 - Bir meslek ya da bilim kurumunda okuyup sınavını vererek yetişmiş olmak, mezun olmak.
4 - Ayrılmak, ilgisini kesmek.
5 - Süresi dolunca ayrılmak.
6 - Yapılmak, yürümek.
7 - Yetişecek ölçüde olmak.
8 - Eksilmek.
9 - Sonuca ulaşmak.
10 - Sıyrılmak, ayrılmak. 1
1 - Harcama zorunda kalmak. 1
2 - Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. 1
3 - Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. 1
4 - Bir şeyin yukarısına varmak ya da yükselmek. 1
5 - Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. 1
6 - İş için, yetkili birini orununda görmek. 1
7 - Talihine ya da payına düşmek, isabet etmek, vurmak. 1
8 - Gitmek, koyulmak. 1
9 - Bir konu yetkililerce karara bağlanmak.
20 - Birdenbire görünmek. 2
1 - Mal olmak.

ÇİRKİN Nedir?


1 . Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı: "Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi."- H. R. Gürpınar.
2 . Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz): "Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim."- Ö. Seyfettin.
3 . Karanlık, dalavereli, şüpheli: "Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş."- M. Ş. Esendal.

DİKTİRMEK Nedir?

Dikme işini yaptırmak: "Ağaçları aşılatmış, yeni fideler diktirmiştir."- T. Buğra.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜLME Nedir?


1 . Gülmek işi.
2 . Kahkaha: "Leyla, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır."- S. Birsel.

GÜLMEK Nedir?


1 - (İnsan) Hoşuna ya da tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak.
2 - Mutlu, sevinçli olmak, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek.
3 - Biriyle alay etmek.

HINZIRCA Nedir?

Hınzır bir biçimde, kurnazca, hınzırcasına: "Bir yandan karısını yatıştırmak istermiş gibi davranıyor, bir yandan hınzırca sırıtıyordu."- A. İlhan.

İSTER Nedir?


1 . Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum.
2 . bağlaç Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz: "İster gitsin ister kalsın."- .

KARIŞ Nedir?

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık: "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."- H. R. Gürpınar.

KURNAZLIK Nedir?

Kurnaz olma durumu veya kurnazca iş: "Ön tarafta bir yer bulup oturunca kurnazlığına pek sevindi."- H. Taner.

KUSUR Nedir?


1 - Eksiklik, noksan, °nakısa: Kişi kendi kusurunu bile düzeltebilir .
2 - Özür, sakatlık, aksaklık.
3 - Bilerek ya da bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmamak.
4 - Elverişsiz durum.
5 - Bir şeyden artan kısım, üst, °küsur.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAY Nedir?


1 . Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
2 . Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

PÜRÜZ Nedir?


1 . Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur: "Cildin pürüzleri."- .
2 . mecaz Engel, güçlük.

ŞAŞKI Nedir?

Şaşma, şaşakalma.

ŞAŞKIN Nedir?


1 . Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş.
2 . Akılsız, sersem, budala.

ŞAŞKINLIK Nedir?

Şaşkın olma durumu veya şaşkınca davranış: "Piyasadaki şaşkınlık, kararsızlık, hayâsızlık kendilerinin en büyük yardımcılarıydı."- E. E. Talu.

ŞİLTE Nedir?

Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek: "Anasının evinde de bir yer yatağında, bir tek şilte üzerinde yatardı."- M. Ş. Esendal.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YATIŞTIRMAK Nedir?


1 . Bir kargaşayı, ayaklanmayı bastırmak: "Hükûmet kuvvetleri ayaklanmayı yatıştırdı."- .
2 . Ölçülü, ılımlı, sakin davranmasını sağlamak, sakinleştirmek: "O, tombul tombul iyimserliği ile beni yatıştırmak istedi."- Y. Z. Ortaç.
3 . Yumuşatmak, razı etmek: "Arkadaşları yatıştırmak için o toplantıda bulunanlar akşam yemeğine de alıkonulmuşlardı."- M. Ş. Esendal.

YORGA Nedir?

Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri.

YORGAN Nedir?

Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü: "Yatağının içinde, yorganı omzuna almış, bağdaş kurmuş, oturuyordu."- E. E. Talu.

A I I K M R S T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Isırtmak, Kıstırma, Sıktırma, Sırıtmak, Tıksırma,

7 Harfli Kelimeler

Isırmak, Isırtma, Isıtmak, Kırıtma, Sakırtı, Sırımak, Sırıtma, Tırsmak,

6 Harfli Kelimeler

Arıtım, Isırma, Isıtma, Marsık, Rastık, Sarkıt, Sırıma, Tırmık, Tırsma,

5 Harfli Kelimeler

Arkıt, Artık, Artım, Astım, Atmık, Irmak, Iskat, Istar, Karst, Kasım, Kasır, Kasıt, Katım, Katır, Kırat, Kırım, Kırma, Kısım, Kısır, Kısıt, Kısma, Kıtır, Martı, Mastı, Mısır, Mısra, Rakım, Rasıt, Sakıt, Sarık, Sarım, Satım, Satır, Sıkım, Sıkıt, Sıkma, Sımak, Sırat, Sırık, Sırım,

4 Harfli Kelimeler

Akım, Arık, Artı, Asık, Asım, Asır, Askı, Atık, Atım, Atkı, Irak, Iska, Itır, Karı, Kars, Kart, Kast, Katı, Kısa, Kıta, Mark, Mars, Mart, Mask, Rakı, Raks, Rast, Sarı, Satı, Sıkı, Sıma, Sıra, Sırt, Star, Takı, Tras,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Aks, Arı, Ark, Art, Ası, Ask, Ast, Ira, Irk, Isı, Kam, Kar, Kas, Kat, Kır, Kıt, Mas, Mat, Ram, Sak, Sam, Sık, Sır, Tak, Tam, Tar, Tas, Tık, Tır, Tıs,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, As, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.