SIKILAMAK (TDK)


1 . Sıkı duruma getirmek.
2 . Sıkıştırmak.
3 . Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak.
4 . İyice tembih etmek.
5 . mecaz Bunaltmak.
6 . mecaz Zorlamak.

Sıkılamak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı S sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIZDAN Nedir?

Sözlü olarak.

ATEŞLİ Nedir?


1 . Ateşi olan: "Ateşli hasta."- .
2 . mecaz Heyecanlı, coşkulu: "Ateşli bir tartışma."- . "Arkadaşım ateşli bir Rumeli delikanlısı idi."- F. R. Atay.
3 . mecaz Cinsel istekleri güçlü olan.

BUNA Nedir?

"Bu" adılının yönelme durumu.

BUNALTMAK Nedir?

Bunalmasına yol açmak: "Artık onu sımsıkı sarıyorlarmış gibi bunaltan duvarlar, o kilitli kapılar yoktu."- P. Safa.

DOLMA Nedir?


1 . Dolmak işi.
2 . Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek: "Perihan nine evde kalacak, baklava açacak, dolma yapacaktı."- H. E. Adıvar.
3 . sıfat Doldurularak yapılan: "Dolma arazi."- .
4 . argo Yalan, hile, dalavere.
5 . argo Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar: "Oturalım şuraya da dolmamızı içelim, belki bir şeyler buluruz."- M. Uyguner.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GETİRMEK Nedir?


1 . Gelmesini sağlamak: "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar."- R. N. Güntekin.
2 . (-de) Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
3 . (-i) Erişmek veya eriştiğini sanmak: "Baharı getirdik."- .
4 . (nsz) İleri sürmek: "Örnek getirmek."- .
5 . (nsz) Sebep olmak, ortaya çıkarmak: "Bu rüzgâr kar getirir."- .
6 . (-i) İletmek, bildirmek: "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi."- O. S. Orhon.
7 . (nsz) Sağlamak: "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse."- Ö. Seyfettin.
8 . Bir makama atamak veya seçmek.
9 . (yardımcı fiil) Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar: "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."- .

İYİCE Nedir?


1 . İyiye yakın: "İyice bir ev."- .
2 . zarf (iyi'ce) Çok, neredeyse tamamen: "Şapkası iyice yana yıkılmıştı."- Ç. Altan.
3 . zarf (iyi'ce) Gereği gibi: "Baltayı taşa mı vurduk, diyor, iyice görmemiş olacağım."- M. Ş. Esendal.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKIŞTIRMA Nedir?

Sıkıştırmak işi.

SIKIŞTIRMAK Nedir?


1 . Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak: "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti."- N. Cumalı.
2 . Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak.
3 . Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek: "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar."- R. N. Güntekin.
4 . Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak: "Parmağını pencereye sıkıştırmak."- .
5 . Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak: "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."- R. H. Karay.
6 . Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak: "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş."- M. Ş. Esendal.
7 . mecaz Zorlamak: "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."- H. R. Gürpınar.
8 . argo Sarkıntılık etmek.

SİLAH Nedir?


1 . Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
2 . mecaz Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.
3 . mecaz Bir konuda etkili her şey: "Bir maddi menfaate dayanmayan meselelerde rica ve niyaz en kuvvetli bir silahtır."- R. N. Güntekin.

TABANCA Nedir?


1 . Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah: "Biraz eğildikleri zaman cübbelerinin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür."- F. R. Atay.
2 . Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç.

TEMBİH Nedir?


1 . Bir şeyin belli biçimde ve yolda yapılmasını söyleme, bunu üsteleyerek hatırlatma, uyarı.
2 . Uyarma: "Bu zılgıtın içinde bir daha böyle yergiler yazmaması tembihi de vardır."- S. Birsel.
3 . biyoloji Uyarım.

TÜFE Nedir?

Dokuma tezgahlarında tarağı tutan ve mekik ipliklerini sıkıştırmaya yarayan araç.

TÜFEK Nedir?

Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.

ZORLA Nedir?


1 . Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori: "Ona da bu hakikati zorla kabul ettirecekti."- Ö. Seyfettin.
2 . İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki: "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık."- B. Felek.

ZORLAMA Nedir?


1 . Zorlamak işi, zecir: "İlk gençliğimin en büyük sıkıntısı bu şiir zorlamasıdır."- F. R. Atay.
2 . tıp (***) Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk.
3 . sıfat Zorlanarak sağlanan, cebrî: "Melodram ile vodvilin temelde eş yapıda, zorlama türler olduğunu yazar durmadan."- N. Cumalı.

ZORLAMAK Nedir?


1 . Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek: "Bir realite hissi ile değil, bir tarih hissi ile kendimizi zorluyorduk."- F. R. Atay.
2 . Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak: "Gece kapıyı zorlamışlar."- .
3 . (nsz) Üstelemek, ısrar etmek: "Bütün köylü zorladı da bu sefer izin alabildi."- Ö. Seyfettin.

A A I I K K L M S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Sıkılamak,

8 Harfli Kelimeler

Kasılmak, Kısalmak, Kısılmak, Salkımak, Sıkılama, Sıkılmak, Sıkmalık,

7 Harfli Kelimeler

Asılmak, Askılık, Asmalık, Iklamak, Islamak, Kakılma, Kakmalı, Kasalık, Kasılma, Kısalık, Kısalma, Kısılma, Makaslı, Mıskala, Sakalık, Salkıma, Sıkılma,

6 Harfli Kelimeler

Amalık, Asılma, Askılı, Asmalı, Iklama, Ilımak, Islama, Kakıma, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kasalı, Kasmak, Kılmak, Kısmak, Kısmık, Maslak, Mıskal, Sakalı, Saklık, Salkım, Salmak, Sıklık, Sıkmak,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Akmak, Aksak, Aksam, Alkım, Almak, Asılı, Asklı, Aslık, Asmak, Ilıma, Islak, Islık, Kakım, Kakma, Kalak, Kalas, Kalık, Kalım, Kalma, Kasık, Kasım, Kaslı, Kasma, Kılık, Kılma, Kımıl, Kısık, Kısım, Kıska, Kıskı, Kısma, Makak, Makas, Malak, Masal, Sakak, Sakal, Saklı, Salak,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alık, Alım, Alma, Amal, Asal, Asık, Asıl, Asım, Askı, Asla, Asma, Ilık, Ilım, Isıl, Iska, Kaka, Kala, Kama, Kasa, Kask, Kısa, Klas, Laka, Lama, Mala, Masa, Mask, Saka, Sala, Salı, Sıkı, Sıla, Sıma,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Aks, Ala, Ama, Asa, Ası, Ask, Isı, Kak, Kal, Kam, Kas, Kıl, Lak, Lam, Mal, Mas, Sak, Sal, Sam, Sık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, As, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.