SIKIŞTIRILMAK (TDK)

Sıkıştırma işi yapılmak: "Anadolu kamyon yolcusu, kamyona yeni adam almak için sıkıştırıldıkça darılmıyor, kızmıyor."- R. N. Güntekin.

Sıkıştırılmak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi Ş , altıncı harfi T , yedinci harfi I , sekizinci harfi R , dokuzuncu harfi I , onuncu harfi L , onbirinci harfi M , onikinci harfi A , onüçüncü harfi K . Başı S sonu K olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

ALMAK Nedir?


1 . Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak: "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı."- N. Cumalı.
2 . (-i, -den) Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak: "Çocuğu okuldan aldı."- .
3 . Birlikte götürmek.
4 . (nsz) Satın almak: "Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan."- N. Cumalı.
5 . (nsz) Ele geçirmek, fethetmek: "Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş."- Ö. Seyfettin.
6 . (nsz) İçine sığmak: "Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır."- .
7 . (-e, nsz) Kabul etmek: "Evine kiracı almak."- .
8 . (nsz) Kendine ulaştırılmak, iletilmek: "Mektup almak. Haber almak."- .
9 . (nsz) İçeri sızmak, içine çekmek: "Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış."- .
10 . (nsz) Erkek, kadınla evlenmek: "O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü."- M. Ş. Esendal. 1
1 . (-i, nsz) Sürükleyip götürmek: "Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı."- . 1
2 . (nsz) Kazanmak, elde etmek. 1
3 . (nsz) Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak: "Soğuk almak. Ceza almak."- . 1
4 . (-i, nsz) Bürümek, sarmak, kaplamak. 1
5 . (-den) Kısaltmak, eksiltmek: "Ceketin boyundan almak."- . 1
6 . (nsz) Yolmak, koparmak: "Kaş almak."- . 1
7 . Yerini değiştirmek, çekmek. 1
8 . Temizlemek: "Karyolanın altını süpürge ile al. Örümcekleri al."- . 1
9 . (-i, -e) İçeri girmesini sağlamak: "Sevdiği delikanlıyı gece evine almış."- N. Cumalı.
20 . (nsz) Tat veya koku duymak: "Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır."- . 2
1 . (-i, -e) Örtmek, koymak: "Paltosunu sırtına aldı."- . 2
2 . (-i, -e) ... gibi anlamak: "Bir sözü şakaya almak."- . 2
3 . (-i, -de) Yol gitmek, mesafe katetmek: "O yolu bir saatte alırsınız."- . 2
4 . (-i, -den) Çalmak: "Cebimden saatimi almışlar."- . 2
5 . Soldurmak: "Güneş perdelerin rengini aldı."- . 2
6 . Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak: "Dalağını aldılar."- . 2
7 . (nsz) Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek: "Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı."- H. Taner. 2
8 . (nsz) Göreve, işe başlatmak: "Yeni bir kapıcı aldı."- . 2
9 . (nsz) Başlamak: "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur."- Halk türküsü.
30 . (-den) Davranış veya makam değiştirmek: "Aşağıdan almak. Tizden almak."- . 3
1 . (nsz) İçecek veya sigara içmek: "Tadına bakmak için bir yudum aldım."- . 3
2 . (nsz) Yutmak, kullanmak: "İlaç almak."- . 3
3 . (-den) Görevden, işten çekmek. 3
4 . (-den, nsz) Kazanç sağlamak: "Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar."- . 3
5 . Gidermek, yok etmek: "İçine biraz su koy, tuzunu alır."- .

DARI Nedir?


1 . Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum).
2 . Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.
3 . halk ağzında Mısır.

KAMYON Nedir?


1 . Motorlu büyük yük taşıtı: "Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan: "Bir kamyon askerle birkaç otomobil getirdiler."- F. R. Atay.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKIŞTIRMA Nedir?

Sıkıştırmak işi.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YAPILMAK Nedir?


1 . Yapma işine konu olmak: "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . mecaz Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

YOLCU Nedir?


1 . Yolculuğa çıkmış kimse.
2 . Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse: "Gişelerin önünde işsiz güçsüzler, erken gelen yolcular dolanıyordu."- N. Cumalı.
3 . mecaz Doğması beklenen çocuk.
4 . mecaz İyileşmesi umutsuz hasta.
5 . mecaz İşten çıkarılması beklenen kimse.

A I I I I K K L M R S T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Sıkıştırılmak,

12 Harfli Kelimeler

Sıkıştırılma,

11 Harfli Kelimeler

Kıstırılmak, Kışkırtılma, Sıkıştırmak,

10 Harfli Kelimeler

Ilıştırmak, Kıstırılma, Sıkıştırma, Şımarıklık, Tıksırıklı,

9 Harfli Kelimeler

Aksırıklı, Ilıştırma, Irktaşlık, Isırılmak, Isırımlık, Isıtılmak, Karşıtlık, Kırışıklı, Kıstırmak, Kışkırtma, Şakırtılı, Tıksırmak,

8 Harfli Kelimeler

Arıtılış, Aşırılık, Isırılma, Isırtmak, Isıtılma, Işkırlak, Kamışlık, Karşılık, Karşıtlı, Katımlık, Katırlık, Kıratlık, Kırılmak, Kırışmak, Kırıtmak, Kırkılma, Kırmalık, Kısaltım, Kısaltış, Kısılmak, Kısırlık, Kıstırma, Kışkırtı, Mısırlık, Rastıklı, Satımlık, Sıkılmak, Sıkışmak, Sıkmalık, Sıktırma, Sırıtmak, Sıtmalık, Şarkımsı, Taşımlık, Tıkılmak, Tıkışmak, Tıksırık, Tıksırma,

7 Harfli Kelimeler

Aksırık, Aksırış, Arıklık, Artımlı, Asırlık, Askılık, Astımlı, Aşıklık, Atımlık, Ilıtmak, Iraklık, Isırmak, Isırtma, Isıtmak, Islatış, Işıtmak, Kakırtı, Kalıtım, Kamışlı, Kamışsı, Karılık, Karışık, Karışım, Kartlık, Kasılış, Kasıtlı, Katıklı, Katılık, Katılım, Katılış, Katışık, Katkılı, Kıkırtı, Kımıltı, Kırılış, Kırılma, Kırışık, Kırışma, Kırıtım, Kırıtış,

6 Harfli Kelimeler

Akışlı, Akıtış, Alışık, Alışkı, Altmış, Arılık, Arıtım, Arıtış, Asılış, Asıltı, Askılı, Aşıklı, Aşırtı, Atılım, Atılış, Atkılı, Ilımak, Ilıtma, Iraklı, Irksal, Irktaş, Isırık, Isırma, Isıtış, Isıtma, Işıklı, Işılak, Işıltı, Işımak, Işıtım, Işıtma, Itırlı, Kalkış, Karılı, Karlık, Karmık, Karslı, Karşıt, Kartlı, Kılmak,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Alkım, Alkış, Altık, Arkıt, Artık, Artım, Artış, Asılı, Asklı, Aslık, Astım, Aşılı, Aşırı, Aşlık, Atılı, Atmık, Ilıma, Iltar, Irmak, Iskat, Islak, Islık, Istar, Işıma, Iştır, Itlak, Kakım, Kakış, Kalık, Kalım, Kalış, Kalıt, Kamış, Karık, Karış, Karlı, Karst, Karşı, Kasık,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akım, Akış, Aklı, Alık, Alım, Alış, Altı, Arık, Arış, Arlı, Artı, Asık, Asıl, Asım, Asır, Askı, Aşık, Aşım, Aşıt, Atık, Atıl, Atım, Atış, Atkı, Atlı, Ilık, Ilım, Irak, Isıl, Iska, Işık, Işıl, Işkı, Itır, Karı, Kars, Kart, Kask, Kast,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Aks, Alt, Arı, Ark, Arş, Art, Ası, Ask, Ast, Aşı, Aşk, Ira, Irk, Isı, Kak, Kal, Kam, Kar, Kas, Kaş, Kat, Kıl, Kır, Kış, Kıt, Lak, Lam, Mal, Mas, Maş, Mat, Ram, Sak, Sal, Sam, Sık, Sır, Şak, Şal,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, As, Aş, At, La, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.