SIHHİYECİ (TDK)


1 . Sağlık memuru, sağlık görevlisi.
2 . Orduda basit sağlık işleri görebilecek kadar bilgi ve deneyimi olan er, çavuş veya başçavuş.

Sıhhiyeci kelimesi baş harfi S son harfi İ olan bir kelime. Başında S sonunda İ olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi I , üçüncü harfi H , dördüncü harfi H , beşinci harfi İ , altıncı harfi Y , yedinci harfi E , sekizinci harfi C , dokuzuncu harfi İ . Başı S sonu İ olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BASİT Nedir?


1 - Yapılması ya da anlaşılması kolay olan, karışık olmayan.
2 - Süssüz, gösterişsiz.
3 - Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz.
4 - Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan .
5 - Kolay.

BAŞÇAVUŞ Nedir?


1 . Astsubay başçavuş: "Başçavuş, kalabalığı dağıtmaya çalışan jandarmalara seslendi."- N. Cumalı.
2 . tarih Yeniçeri Ocağının çavuşu.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

ÇAVUŞ Nedir?


1 . Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse.
2 . tarih Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli.
3 . tarih Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli.
4 . askerlik Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş: "Katanaların birinin üstünde bir topçu çavuşu oturuyor."- R. H. Karay.
5 . askerlik Askerî okullarda sınıf başkanı: "İki ay içinde üstünlüğünü tanıtarak sınıfının çavuşu olmuştur."- F. R. Atay.

DENEY Nedir?


1 . Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe: "... kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz."- Anayasa.
2 . Deneyim, tecrübe: "Herkesin kendi deneyi ile bildiği bir gerçek vardır."- H. Taner.

DENEYİM Nedir?

Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği ilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

GÖREVLİ Nedir?


1 . Görevi olan, vazifeli: "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı."- Ç. Altan.
2 . isim Resmî görevi olan kimse, memur.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

MEMUR Nedir?


1 . Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli: "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır."- T. Buğra.
2 . sıfat Yükümlü: "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun."- R. H. Karay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORDU Nedir?


1 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü: "Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri: "Dördüncü Ordu Karargâhına gidiş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür."- F. R. Atay.
3 . Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.
4 . Çok sayıda insan, kalabalık.

SAĞLIK Nedir?


1 . Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet: "Sağlığa zarar veren şeylerden kaçınmalı."- .
2 . Sağ, canlı, diri olma durumu: "Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler."- M. Ş. Esendal.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

C E H H I S Y İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Sıhhiyeci,

7 Harfli Kelimeler

Sıhhiye,

5 Harfli Kelimeler

İyice, Sıhhi,

4 Harfli Kelimeler

Seci, Yeis,

3 Harfli Kelimeler

Cıs, Hey, His, İye, İyi, Sih,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Eh, Es, Ey, He, Ih, İs, Se, Si, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.