SÜTSÜZ (TDK)


1 . İçinde süt bulunmayan, süt katılmadan yapılan: "Sütsüz irmik helvası."- .
2 . Az süt veren: "Sütsüz inek."- .
3 . Körpe olmayan, kart: "Sütsüz mısır."- .
4 . mecaz Kötü soydan gelen, sütü bozuk (kimse): "Merhametli bir kadın için böyle sütsüz mahluklarla uğraşmak ne uzak!"- R. N. Güntekin.

Sütsüz kelimesi baş harfi S son harfi Z olan bir kelime. Başında S sonunda Z olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi T , dördüncü harfi S , beşinci harfi Ü , altıncı harfi Z . Başı S sonu Z olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOZUK Nedir?


1 . Madenî para, bozuk para: "Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver!"- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Bozulmuş olan: "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."- T. Buğra.
3 . sıfat Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ): "Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim."- R. N. Güntekin.
4 . sıfat, mecaz Kötümser, gergin, huzursuz, karışık: "Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu."- F. R. Atay.
5 . sıfat, mecaz Kızgın, sıkıntılı: "Süleyman'ı adada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki."- H. E. Adıvar.

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

GELE Nedir?

Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar: "Yine gele attın."- .

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

HELVA Nedir?

Şeker, yağ, un veya irmikle yapılan tatlı.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İNEK Nedir?


1 . Dişi sığır.
2 . argo Çok çalışan öğrenci.
3 . kaba konuşmada İbne.
4 . sıfat, mecaz Aptal, bön.

İRMİK Nedir?

Sert buğdaydan elde edilen, taneleri iri, glütence zengin un.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KART Nedir?


1 - Düzgün kesilmiş ince karton parçası.
2 - Kutlamalarda ya da kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, °kartvizit.
3 - Açık mektuplaşmada kullanılan, bir yüzü adrese, öbür yüzü yazıya ayrılmış olan karton parçası.
4 - Kartpostal.
5 - Kimi yerlere girmek ya da kimi şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge.
6 - Oyun kâğıdı.

KATI Nedir?

Taşlık, °konsa.

KATILMA Nedir?


1 . Katılmak işi: "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."- A. İlhan.
2 . toplum bilimi İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak.

KÖRPE Nedir?


1 . Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı: "Körpe fidan."- .
2 . Çok genç (kimse): "Köşedeki masada körpe, ötekinde olgun birer hoş kadın..."- R. H. Karay.
3 . Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan): "Kaplan ve yılan, körpe ceylan hayaliyle gözlerini kapadılar."- H. E. Adıvar.
4 . mecaz Genç, hoş, güzel: "Bir vakitler, Mahinur'un körpe rayihasıyla doldurduğu odalar şimdi boş ve sahipsiz."- H. Taner.
5 . mecaz Henüz bozulmamış, yıpranmamış.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

MAHLUK Nedir?

Yaratık.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MISIR Nedir?


1 . Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık
2 m olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays).
2 . Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü.
3 . Bu ürünün taneleri.

SÜTSÜZ Nedir?


1 . İçinde süt bulunmayan, süt katılmadan yapılan: "Sütsüz irmik helvası."- .
2 . Az süt veren: "Sütsüz inek."- .
3 . Körpe olmayan, kart: "Sütsüz mısır."- .
4 . mecaz Kötü soydan gelen, sütü bozuk (kimse): "Merhametli bir kadın için böyle sütsüz mahluklarla uğraşmak ne uzak!"- R. N. Güntekin.

UĞRAŞMAK Nedir?


1 . Bir iş üzerinde sürekli çalışmak: "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi."- P. Safa.
2 . (-e) Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek: "İkisi barbut oynuyor, üçüncüsü, en küçükleri, bir çekirgeye sigara içirmeye uğraşıyordu."- H. Taner.
3 . Zamanını bir işe verme durumunda kalmak: "Ee, hadi yürü yahu. Senlen mi uğraşacağız?"- H. Taner.
4 . Savaşmak: "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik."- Atatürk.
5 . mecaz Birine kötü davranmak: "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!"- Ö. Seyfettin.

UZAK Nedir?


1 . Yakın olmayan yer: "Fazla uzağa gitme."- .
2 . sıfat Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı: "Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu."- P. Safa.
3 . sıfat Arada çok zaman bulunan: "Uzak bir gelecekte neler olacağı bilinmez."- .
4 . sıfat Eli, gücü veya hükmü yetişmez: "O böyle işlerden pek uzaktır."- .
5 . sıfat İhtimali az olan: "Ben bu işi çok uzak görüyorum."- .
6 . sıfat Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan: "Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz."- P. Safa.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

S S T Z Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Sütsüz, Üstsüz,

5 Harfli Kelimeler

Sütsü,

3 Harfli Kelimeler

Süs, Süt, Üst, Ütü,

2 Harfli Kelimeler

Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.