SÜRTÜNMEK (TDK)


1 . Geçerken değmek, sürünmek: "Hasta gene duvarlara sürtünerek kendini alt katın merdivenlerine attı."- P. Safa.
2 . (nsz), mecaz Başıboş, amaçsız dolaşmak.
3 . (nsz), mecaz Kavga etmek için sebep aramak.

Sürtünmek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi T , beşinci harfi Ü , altıncı harfi N , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı S sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AMAÇSIZ Nedir?

Amacı olmayan, gayesiz: "Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler."- H. Taner.

ARAMA Nedir?


1 . Aramak işi, taharri: "Araya adam koyup barışmanın yollarını aramaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . hukuk Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi.

ARAMAK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak: "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Araştırmak, yoklamak: "Ceplerini aramak."- .
3 . Ziyarete, hatır sormaya gitmek: "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"- B. Felek.
4 . Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek: "Seni çok arıyorum, Ziyacığım."- C. S. Tarancı.
5 . Önem verip istemek: "Ben böyle şeyleri aramam."- .
6 . mecaz Şart koşmak.

BAŞIBOŞ Nedir?


1 . Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan: "Başıboş yaşayışa alışkın değildir."- H. Taner.
2 . Bağlanmamış, serbest bırakılmış: "İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler."- S. Birsel.
3 . zarf, mecaz (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde: "Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim."- A. H. Tanpınar.
4 . zarf, mecaz (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan.

DEĞME Nedir?

Değmek işi, temas. değme (II) sıfat (de'ğme)
1 . Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele: "Deli gönül değme çaydan bulanmaz / Coşarsa dalgası kendinden olur."- Âşık Veysel.
2 . Seçkin, seçme.

DOLAŞ Nedir?

sarma? dola?

DOLAŞMAK Nedir?


1 . Gezmek, gezinmek: "Belki otuz defa belki kırk defa, otelin merdivenlerini inip çıkıyor, her yeri dolaşıyor."- M. Ş. Esendal.
2 . Doğru gitmeyip yolu uzatmak: "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."- .
3 . Dönüp başka bir yönden gelmek: "Dolaş da arka kapıdan gel."- .
4 . Kan, damarlarda yer değiştirmek: "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."- .
5 . Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek: "Saçları taranmamaktan dolaşmış."- .
6 . (-i) Bir yeri belli bir amaçla gezmek: "Müzeleri dolaşmak."- .
7 . Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek.
8 . Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek.
9 . müzik Gezinmek.
10 . mecaz Çok kimse tarafından söylenmek. 1
1 . mecaz Belirmek: "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GEÇE Nedir?

(Herhangi bir saat başını) Geçerek, geçerken.

GEÇER Nedir?


1 . Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan: "Geçer para."- .
2 . Beğenilen, makbul, mergup.
3 . Geçme özelliği olan.
4 . isim Geçer not: "Türkçe dersinden geçer almışım."- .

GENE Nedir?

Yine.

KATI Nedir?

Taşlık, °konsa.

KAVGA Nedir?


1 . Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa: "Kavga olmadan evden fırlasak ne iyi olacak."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele: "Ekmek kavgası."- .
3 . eskimiş Savaş.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MERDİVEN Nedir?

Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi: "Bu merdivenleri yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

SÜRÜNME Nedir?


1 . Sürünmek işi.
2 . hayvan bilimi Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi.

SÜRÜNMEK Nedir?


1 . Karnı üzerinde sürünerek gitmek: "İçimize tekrar emniyet geldikten sonra, karnımız üstünde sürünerek Nil'e, sonra öteki sahile geçtik."- R. H. Karay.
2 . (-i) Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek: "Bir şişe kolonyayı süründüm."- .
3 . (-e) Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek: "Duvara sürünmek. Boyaya sürünmek."- .
4 . Sürünme işine konu olmak: "Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün."- Enderunlu Vasıf.
5 . mecaz Yoksul ve perişan yaşamak.

E K M N R S T Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Sürtünmek,

8 Harfli Kelimeler

Küstürme, Sürtünme, Sürünmek, Sürütmek,

7 Harfli Kelimeler

Sürtmek, Sürümek, Sürünme, Sürütme, Tükürme, Türkmen, Ürkütme,

6 Harfli Kelimeler

Kürtün, Kürüme, Sümter, Sünmek, Sürmek, Sürtme, Sürtük, Sürüme, Tümsek, Tünmek, Ürümek, Üsküre, Üstüne,

5 Harfli Kelimeler

Kümes, Kürsü, Küsme, Nükte, Rükün, Sümek, Sümen, Sümer, Sümük, Sünme, Sürek, Sürme, Sürüm, Sütre, Tümen, Tümür, Tünek, Tünme, Türkü, Türüm, Ürkme, Ürüme, Üstün, Ütmek,

4 Harfli Kelimeler

Kent, Krem, Küme, Küre, Kürt, Küsü, Menü, Mert, Mest, Mürt, Nüks, Renk, Rest, Semt, Sent, Sert, Sten, Ster, Süet, Süne, Süre, Sürü, Terk, Ters, Tren, Trük, Türe, Türk, Ümük, Ürem, Ürkü, Ürün, Üste, Ütme,

3 Harfli Kelimeler

Ekü, Erk, Kem, Ker, Kes, Ket, Kür, Küs, Küt, Men, Met, Nem, Net, Ret, Sek, Sem, Sen, Ser, Set, Süt, Tek, Tem, Ten, Ter, Tüm, Tün, Tür, Üre, Üst, Ütü,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Em, En, Er, Es, Et, Ke, Me, Ne, Nü, Re, Se, Te, Ün, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.