SÜRMELEMEK (TDK)


1 . Sürmeyi sürüp kapamak: "İlk iş olarak hemen koştum, oda kapısını sürmeledim."- H. R. Gürpınar.
2 . Göze sürme çekmek.

Sürmelemek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi M , beşinci harfi E , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı S sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇEKME Nedir?


1 . Çekmek işi: "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."- C. Uçuk.
2 . Çekmece: "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."- H. Taner.
3 . Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
4 . Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
5 . Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
6 . İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
7 . sıfat Çekilerek giyilen veya kullanılan: "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı."- R. H. Karay.
8 . sıfat Düzgün biçimli: "Çekme burun."- .
9 . spor Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

ÇEKMEK Nedir?


1 . Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek: "Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı."- R. N. Güntekin.
2 . Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
3 . Germek: "İpi çekmek."- .
4 . İçine almak, emmek.
5 . Bir yerden başka bir yere taşımak: "Ekini tarladan çekmek."- .
6 . Bir amaçla ortadan kaldırmak: "Piyasadaki parayı çekmek."- .
7 . Solukla içine almak: "Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı."- B. R. Eyuboğlu.
8 . Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak: "Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi."- T. Buğra.
9 . Atmak, vurmak: "Dayak çekmek. Şut çekmek."- .
10 . Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. 1
1 . Güç durumlara dayanmak, katlanmak: "Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum."- P. Safa. 1
2 . (-i) Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak: "Onun bütün masraflarını ben çekiyorum."- . "Senin yüzünden bir hâl olursa azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey..."- H. Taner. 1
3 . Tartıda ağırlığı olmak: "Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi."- P. Safa. 1
4 . Döşemek: "Kablo çekmek."- . 1
5 . Herhangi bir engel kurmak: "Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş."- R. H. Karay. 1
6 . Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak: "Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim, diye bekleşiyorlar."- S. F. Abasıyanık. 1
7 . İmbik yardımı ile elde etmek: "İspirto çekmek. Gül yağı çekmek."- . 1
8 . Çizgi durumunda uzatmak: "Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına."- F. N. Çamlıbel. 1
9 . Aynısını yazmak veya çizmek: "Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek."- .
20 . Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak: "Bardak çekmek."- . 2
1 . Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. 2
2 . Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek: "Fotoğraf çekmek. Film çekmek."- . 2
3 . Taşıma gücü olmak: "Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez."- . 2
4 . Öğütmek: "Kahve çekmek."- . 2
5 . Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. 2
6 . Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak: "Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker."- R. H. Karay. 2
7 . Hoşa gitmek, sarmak. 2
8 . Kaçan ilmeği örmek: "Çorap çekmek."- . 2
9 . Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak: "Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti."- H. E. Adıvar.
30 . Bir duyguyu içinde yaşatmak: "Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum."- R. H. Karay. 3
1 . Yürütmek, sürmek: "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın."- Y. K. Beyatlı. 3
2 . (-e) Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek: "Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur."- T. Buğra. 3
3 . Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak: "Sorguya çekmek."- . 3
4 . (-i, -e) Herhangi bir anlama almak: "Bak, sözümü nereye çekti!"- . 3
5 . (-i, -e) Örtmek, giymek: "Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz."- R. H. Karay. 3
6 . (-i, -e) Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. 3
7 . Yol, ay sürmek: "Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur."- B. Felek. 3
8 . (nsz) Daralıp kısalmak: "Kumaşı yıkayınca çekti."- . 3
9 . Söylemek: "Bir nutuk çekmeye başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu."- Y. K. Beyatlı.
40 . Asmak: "Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik."- Halikarnas Balıkçısı. 4
1 . Boya, badana vb. sürmek. 4
2 . Yollamak: "Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?"- A. İlhan. 4
3 . Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak: "Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor."- . 4
4 . Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. 4
5 . fizik Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. 4
6 . teknik Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, tele

ÇEKMEK Nedir?


1 - Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek.
2 - (Taşıt için) Bırakmak, koymak.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

HEMEN Nedir?


1 . Çabucak.
2 . Aşağı yukarı: "Hayır, yalnız ben değilim onu beğenmeyen, sevmeyen, hemen kimse beğenmiyor o şairi, sevmiyor."- N. Ataç.
3 . Yalnız, sadece.

KAPAMA Nedir?


1 . Kapamak işi.
2 . Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği.
3 . Metres.
4 . eskimiş Üst baş, giyecek takımı.

KAPAMAK Nedir?


1 . Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek: "Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı."- H. E. Adıvar.
2 . Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak.
3 . Bir şeyin görünmesine engel olmak: "Bu yapı manzarayı kapadı."- .
4 . Geçişi engellemek: "Kar yolu kapamıştı."- .
5 . Tıkamak, içini doldurmak: "Çukuru kapamak."- .
6 . Su, elektrik gelişini kesmek: "Elektriği kapadı."- .
7 . Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek: "Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar."- .
8 . Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak: "O konuyu kapayalım."- .
9 . Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek: "Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar."- H. R. Gürpınar.
10 . Ortalıktan alıp saklamak: "Vurguncular kumaşları kapamışlar."- . 1
1 . Karşılamak, denk gelmek: "Bu ikramiye borçlarımı kapar."- .

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

SÜRME Nedir?


1 . Sürmek işi.
2 . Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü: "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu."- P. Safa.
3 . Masa ve dolapta küçük çekmece.
4 . sıfat Sürülerek kullanılan: "Sürme kapı. Sürme kapak."- . Birleşik Sözler sürme iskele http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=sürme iskele&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 iç sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=iç sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 kökten sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kökten sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 top sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=top sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 sürme (II) isim Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is: "Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu."- A. Gündüz.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

E E E K L M M R S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Sürmelemek,

9 Harfli Kelimeler

Sürmeleme,

8 Harfli Kelimeler

Kremleme, Kümeleme, Küreleme,

7 Harfli Kelimeler

Emlemek, Ereksel, Ersemek, Esermek, Eslemek, Küresel, Melemek, Seküler, Üremsel,

6 Harfli Kelimeler

Ekleme, Elemek, Emleme, Erseme, Eserme, Esleme, Keleme, Kemere, Kermes, Küreme, Meleke, Meleme, Mesele, Meslek, Seklem, Semere, Sermek, Sürmek, Üremek,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekler, Ekser, Eleme, Elmek, Emmek, Ermek, Eseme, Eslek, Esmek, Esmer, Kelem, Keler, Keles, Kemer, Kemre, Kerem, Keres, Kesel, Keser, Kesme, Kesre, Kümes, Küsme, Melek, Meles, Merek, Meres, Mesel, Remel, Sekel, Sekme, Selek, Semer, Serme, Sümek, Sümer, Sürek, Sürme, Ülker,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Emme, Erek, Erke, Erme, Eser, Esme, Esre, Kele, Keme, Kere, Kese, Krem, Küme, Küre, Leke, Lüks, Meke, Meme, Mülk, Reel, Sele, Seme, Sere, Süre, Ülke, Ürem,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Ekü, Elk, Erk, Kel, Kem, Ker, Kes, Kül, Kür, Küs, Lük, Sek, Sel, Sem, Ser, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Es, Ke, Le, Me, Re, Se, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.