SÜPÜRGELİK (TDK)


1 . Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb.
2 . Yapıların içinde, duvarların döşemeyle birleştiği yerde tabandan 10-1
5 cm yüksek, dışarıya çıkıntılı ağaç, mermer veya mozaik kuşak.

Süpürgelik kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi P , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R , altıncı harfi G , yedinci harfi E , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi İ , onuncu harfi K . Başı S sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞAÇ Nedir?


1 . Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
2 . sıfat Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan: "Ağaç tekne."- .
3 . Direk.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇIKINTILI Nedir?

Çıkıntısı olan.

DIŞARI Nedir?


1 . Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı: "Dışarıda yağmur yağıyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kişinin konutundan ayrı olan yer: "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı."- A. İlhan.
3 . Yurt dışı: "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik."- B. Felek.
4 . zarf Dışa, dış çevreye: "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı."- A. İlhan.

DÖŞEM Nedir?

Tesisat: "Elektrik döşemi. Sıcak su döşemi."- .

DÖŞEME Nedir?


1 . Döşemek işi.
2 . Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama: "Odanın döşemesine bakıyor, bir türlü bu yabancı yere bir ad koyamıyordu."- E. E. Talu.
3 . Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat.
4 . Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri: "Bu patiska döşemeleri beraber ütüleyecektik."- A. Gündüz.
5 . Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri.
6 . edebiyat Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü: "Hamama gitmek, yıkanmak, masallara, masal döşemelerine bile girdiği gibi halkımızın yaşama biçimlerine de karışmıştır."- S. Birsel.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

ELVERİŞLİ Nedir?


1 . Uygun, müsait: "Halim'e içinde bulunduğu zor ve ezici durumdan kurtulmak için bundan daha elverişli bir fırsat çıkmazdı."- A. İlhan.
2 . İşe yarayan, ergonomik.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KUŞAK Nedir?


1 . Bele sarılan uzun ve enli kumaş: "Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ.
3 . gök bilimi Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge: "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."- .
4 . coğrafya Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı: "Isı kuşak."- .
5 . felsefe Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu: "Sanat kuşağı."- .
6 . matematik Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm.
7 . sinema, TV (***) Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler.
8 . TV (***) Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi: "Çizgi film kuşağı."- .
9 . toplum bilimi Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon: "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir."- F. R. Atay.

MERMER Nedir?


1 . Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı: "Mermerler sanki binlerce yılın gurup ve şafaklarının pembesini eme eme utanan gelin yanağı gibi kızarmışlardır."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . sıfat Bu taştan yapılmış: "Başhemşire, hastanenin mermer salonunda karşıladı doktoru."- N. Cumalı.

MOZAİK Nedir?


1 . Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim ve bezeme işi.
2 . Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
3 . Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılan kakaolu pasta.
4 . İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası.
5 . sıfat Bu sıvayla yapılan (döşeme, merdiven vb.).
6 . mecaz Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu: "Adları bize kadar gelenlerin bünyelerine dikkat edilirse gerçekten acayip bir mozaik elde edilir."- A. H. Tanpınar.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SÜPÜRGE Nedir?


1 . Süpürme işinde kullanılan araç: "Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış."- R. N. Güntekin.
2 . Elektrik süpürgesi.

TABA Nedir?


1 . Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi.
2 . sıfat Bu renkte olan.

TABAN Nedir?


1 . Ayağın alt yüzü, aya.
2 . Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
3 . Ayakkabının alt bölümü.
4 . Kaide.
5 . Bir şeyin en alt bölümü.
6 . Değerlendirmede en alt derece.
7 . Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle: "Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."- .
8 . Temel.
9 . coğrafya Bir ırmağın en derin olan orta yeri.
10 . denizcilik Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. 1
1 . matematik Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide: "Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."- . 1
2 . matematik Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı. 1
3 . halk ağzında Tarlanın düz ve verimli kesimi. 1
4 . eskimiş Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

E G K L P R S Ü Ü İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Süpürgelik,

7 Harfli Kelimeler

Süpürge, Sürekli,

6 Harfli Kelimeler

Gürlek, Gürlük, Küpeli, Püskül, Replik, Spiker, Süreli, Üsküre,

5 Harfli Kelimeler

Eküri, Elips, Erkli, Erlik, Eskil, Espri, Esrik, Gelir, Gülük, Güpür, Kepir, Kesir, Kiler, Kilüs, Klips, Küplü, Kürsü, Küspe, Pelür, Perki, Püsür, Sekil, Sergi, Serik, Siper, Sirke, Sülük, Süper, Sürek, Sürgü, Ülger, Ülker, Ülser, Ürgüp,

4 Harfli Kelimeler

Ekip, Ekli, Eksi, Elik, Epik, Ergi, Erik, Eril, Esik, Esir, Eski, Geri, Grek, Gres, Gril, Grip, Güre, İlke, İpek, Kesp, Kile, Kils, Kipe, Klip, Krep, Küpe, Küre, Küsü, Lise, Lüks, Peki, Peri, Pike, Pire, Pres, Püre, Reis, Risk, Seki, Selp,

3 Harfli Kelimeler

Ekü, Elk, Erg, Erk, Gri, Gül, Gür, İle, İlk, İrs, Kel, Kep, Ker, Kes, Kil, Kip, Kir, Kül, Küp, Kür, Küs, Lep, Lig, Lir, Lük, Lüp, Pek, Pes, Pik, Pil, Pir, Pis, Pür, Sek, Sel, Ser, Sik, Ski, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Er, Es, Ge, İl, İp, İs, Ke, Ki, Le, Pe, Re, Se, Si, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.