SÖYLENTİ (TDK)

Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet: "Önce kulaktan kulağa fısıldanan bu söylentilerin meclis kürsülerinde açıkça ifade edildiği oluyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Söylenti kelimesi baş harfi S son harfi İ olan bir kelime. Başında S sonunda İ olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi N , yedinci harfi T , sekizinci harfi İ . Başı S sonu İ olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇIKÇA Nedir?

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay.

AĞIZ Nedir?


1 . Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
2 . Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü: "Küçük bir ağız."- .
3 . Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."- H. R. Gürpınar.
4 . Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap: "Çay ağzı."- .
5 . Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık yanı: "Körfezin ağzı."- .
6 . Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 . Kesici aletlerin keskin tarafı: "Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı."- R. H. Karay.
8 . dil bilimi Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."- S. F. Abasıyanık.
9 . Üslup, ifade özelliği: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."- T. Buğra.
10 . Uç, kenar: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."- . 1
1 . mecaz Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. 1
2 . müzik Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.

AĞIZ Nedir?


1 - Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, sesin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk.
2 - Bu boşluğun dudakların çevrelediği bölümü.
3 - Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı.
4 - Bir suyun denize ya da göle döküldüğü yer, °munsap.
5 - Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı.
6 - Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 - Kesici aletlerin keskin yanı.
8 - Bir anadilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, °şive.
9 - Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
10 - Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. 1
1 - Kimi vakit "kez" anlamına gelir. 1
2 - (Tehlikeli şeyler için) Pek yakın yer.

AĞIZDAN Nedir?

Sözlü olarak.

DOLAŞ Nedir?

sarma? dola?

HABER Nedir?


1 . Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık: "Çırağın bir şeyden haberi yok."- M. Ş. Esendal.
2 . İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi: "Televizyonda dünya haberlerini izledi."- .
3 . Bilgi: "Sanattan haberi yok."- .
4 . eskimiş, dil bilgisi Yüklem.

İFADE Nedir?


1 . Anlatım: "Güzel bir ifade."- .
2 . Deyiş, söyleyiş: "Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım."- S. M. Alus.
3 . Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü: "Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu."- S. F. Abasıyanık.
4 . hukuk Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama: "Onun ifadesini henüz dosyada görmedim."- A. İlhan.
5 . felsefe Dışa vurum.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KAZANMA Nedir?

Kazanmak işi, edinme.

KESİNLİK Nedir?


1 . Kesin olma durumu veya kesin davranış, katiyet: "Bu sözde kesinlik yok."- .
2 . felsefe Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.

KULA Nedir?


1 . Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu.
2 . sıfat Bu renkte olan (at): "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı."- R. N. Güntekin. Kula özel, isim (ku'la) Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

KÜRSÜ Nedir?


1 . Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer: "İki gün süren tartışmalardan sonra Mustafa Kemal kürsüye geldi."- F. R. Atay.
2 . Ana bilim dalı: "Türk Dili Kürsüsü. Yakın Çağ Tarihi Kürsüsü."- .
3 . halk ağzında Sandalye.
4 . eskimiş Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm.

MECLİS Nedir?


1 . Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantı.
2 . Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
3 . Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu: "Yemekten sonra meclis gruplara ayrılmıştı."- P. Safa.
4 . Dostlar toplantısı: "Meclisi aranan, hoşsohbet, coşkulu, şair ruhlu bir insandı."- H. Taner.

RİVAYET Nedir?


1 - Söylenti.
2 - Bir olay, bir haber ya da sözü nakletme.

SÖYLENTİ Nedir?

Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet: "Önce kulaktan kulağa fısıldanan bu söylentilerin meclis kürsülerinde açıkça ifade edildiği oluyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

E L N S T Y Ö İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Söylenti,

6 Harfli Kelimeler

Öylesi, Tensil, Tinsel,

5 Harfli Kelimeler

Linet, Liste, Nesil, Nitel, Niyet, Önsel, Senit, Seyit, Sinle, Telin, Telis, Telsi, Tenis, Yelin, Yenli,

4 Harfli Kelimeler

Elit, Elti, Enli, Esin, Etil, Etli, Lens, Liet, Lise, Nesi, Nite, Niye, Ölet, Önel, Öyle, Sent, Sine, Site, Sten, Stil, Tein, Yeis, Yeni, Yeti, Yine,

3 Harfli Kelimeler

Eti, İle, İye, Ley, Lös, Net, Ney, Öte, Sel, Sen, Set, Sin, Sit, Tel, Ten, Tin, Tös, Yel, Yen, Yön,

2 Harfli Kelimeler

El, En, Es, Et, Ey, İl, İn, İs, İt, Le, Ne, Ön, Se, Si, Te, Ti, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.