RİMEL (TDK)

Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara: "Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi."- P. Safa.

Rimel kelimesi baş harfi R son harfi L olan bir kelime. Başında R sonunda L olan kelimenin birinci harfi R , ikinci harfi İ , üçüncü harfi M , dördüncü harfi E , beşinci harfi L . Başı R sonu L olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRER Nedir?

Bir sayısının üleştirme sayı sıfatı, her birine bir: "Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek."- C. S. Tarancı.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

FIRÇA Nedir?


1 . Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç: "Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor."- R. H. Karay.
2 . mecaz Resim yapma sanatı ve biçimi.
3 . madencilik Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KIVIRMAK Nedir?


1 . Herhangi bir şeyi bükmek: "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi."- H. R. Gürpınar.
2 . Kenarından katlamak.
3 . Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek.
4 . Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek.
5 . Uydurup söylemek: "Gene yalanları kıvırmaya başladı."- .
6 . (-e) Sapmak: "Araba birdenbire sağa kıvırdı."- .
7 . (nsz) Yapmak istememek, yan çizmek.
8 . (nsz), mecaz Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek: "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pek âlâ kıvıracağa benziyordu."- T. Buğra.

KİRPİ Nedir?

Kirpigillerden, uzunluğu 25-
30 cm olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus).

KİRPİK Nedir?


1 - Gözkapağının kenarındaki kıllar ya da bu kıllardan her biri.
2 - Tüy gibi küçük ve ince uzantı ya da uzantılar.

MASK Nedir?

Genellikle ölünün yüzüne uygulanarak elde edilen yüz kalıbı.

MASKARA Nedir?


1 . Eğlendirici, sevimli, güldürücü, sevimli, soytarı, hoş: "Görseniz ne maskara şey!"- .
2 . isim Karnaval maskesi: "Çocuk bir maskara satın aldı."- .
3 . isim Kirpik boyası, rimel.
4 . hakaret yollu Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz, rezil (kimse): "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar."- H. E. Adıvar.

ONLAR Nedir?

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. onlar (II) zamir O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

RİMEL Nedir?

Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara: "Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi."- P. Safa.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SÜRME Nedir?


1 . Sürmek işi.
2 . Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü: "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu."- P. Safa.
3 . Masa ve dolapta küçük çekmece.
4 . sıfat Sürülerek kullanılan: "Sürme kapı. Sürme kapak."- . Birleşik Sözler sürme iskele http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=sürme iskele&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 iç sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=iç sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 kökten sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kökten sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 top sürme http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=top sürme&EskiSoz=sürme&GeriDon=2 sürme (II) isim Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is: "Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu."- A. Gündüz.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YAĞLI Nedir?


1 . Üzerinde veya içinde yağı olan.
2 . Yağı çok olan.
3 . Yağla yapılmış: "Yağlı çörek."- .
4 . Besili, semiz: "Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun."- O. C. Kaygılı.
5 . Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan: "Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor."- Ö. Seyfettin.
6 . mecaz Parası bol, zengin: "Dükkâna yağlı bir müşteri arıyordu."- R. H. Karay.
7 . mecaz, teklifsiz konuşmada Bol ve kolay kazanç sağlayan: "Yağlı bir iş."- .

E L M R İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Remil, Rimel,

4 Harfli Kelimeler

Elim, Emir, Eril, Erim, İlme, Lime, Meri, Remi,

3 Harfli Kelimeler

İle, Lim, Lir, Mil, Mir,

2 Harfli Kelimeler

El, Em, Er, İl, İm, Le, Me, Mi, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.