REHBER (TDK)


1 . Kılavuz: "Şaşkın şaşkın etrafıma bakınırken rehberim beni otele soktu."- R. H. Karay.
2 . mecaz Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil: "Ben bunları düşünürken rehberim eliyle bir büyük bina gösterdi."- R. H. Karay.

Rehber kelimesi baş harfi R son harfi R olan bir kelime. Başında R sonunda R olan kelimenin birinci harfi R , ikinci harfi E , üçüncü harfi H , dördüncü harfi B , beşinci harfi E , altıncı harfi R . Başı R sonu R olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİNA Nedir?


1 . Yapı: "Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . eskimiş, dil bilgisi Arapça fiil çatısını konu edinen bilim ve kitap: "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur."- .
3 . eskimiş, dil bilgisi Çatı.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BUNLAR Nedir?

Bu zamirinin çokluk biçimi: "Bunlar, diyorum, bu saydığım şeyler nedir?"- M. Ş. Esendal.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

DELİ Nedir?


1 . Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.
2 . Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.): "Bu deli öfkeyi kime veya nelere, bir namlu gibi çevireceğini bilemiyordu."- T. Buğra.
3 . mecaz Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın: "Ben delinin biriyim, ateşe girerim."- F. R. Atay.

DELİL Nedir?


1 . İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare: "Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu."- P. Safa.
2 . hukuk, mantık Kanıt: "Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş (deli:li) Kılavuz, rehber.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNÜ Nedir?

Düşün, °fikir, °ide.

DÜŞÜNÜR Nedir?

Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir: "Bu ülkenin düşünürleri az değil."- .

ETRAF Nedir?


1 . Yanlar, taraflar: "Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler."- P. Safa.
2 . Çevre: "Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı."- A. Gündüz.
3 . Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit: "Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte."- S. Ayverdi.

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KILAVUZ Nedir?


1 . Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber: "Mum tutan kılavuzların arkasından içeri girdik."- F. R. Atay.
2 . Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb: "Öğrenci kılavuzu."- .
3 . Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
4 . mecaz Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse: "Kılavuzumuz Atatürk'tür."- .
5 . denizcilik Kılavuz gemisi.
6 . denizcilik Kılavuz kaptan: "İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır."- .
7 . sinema Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası.
8 . teknik Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç.
9 . teknik Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OTEL Nedir?

Yolcu ve turistlere geceleme imkânı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence vb. hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş işletme: "Beyoğlu civarında bir otelde yatmıştım."- S. F. Abasıyanık.

REHBER Nedir?


1 . Kılavuz: "Şaşkın şaşkın etrafıma bakınırken rehberim beni otele soktu."- R. H. Karay.
2 . mecaz Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil: "Ben bunları düşünürken rehberim eliyle bir büyük bina gösterdi."- R. H. Karay.

ŞAŞKIN Nedir?


1 . Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş.
2 . Akılsız, sersem, budala.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARDIMCI Nedir?


1 . Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan: "Savcı yardımcısı, bütün savcı yardımcıları gibi, zeki bir adamdı."- H. Taner.
2 . sıfat Yardımı olan (şey, nesne): "Vücut yapısı da onun güldürücülüğünde ayrı bir yardımcı unsurdu."- H. Taner.

B E E H R R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Rehber,

5 Harfli Kelimeler

Beher, Behre,

4 Harfli Kelimeler

Bere,

3 Harfli Kelimeler

Bre, Ebe, Her,

2 Harfli Kelimeler

Be, Eh, Er, He, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.