RAHATLAMAK (TDK)


1 . Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak: "Hasta ilacını içtikten sonra rahatladı."- .
2 . Sakinleşmek.

Rahatlamak kelimesi baş harfi R son harfi K olan bir kelime. Başında R sonunda K olan kelimenin birinci harfi R , ikinci harfi A , üçüncü harfi H , dördüncü harfi A , beşinci harfi T , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı R sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AZALMA Nedir?

Azalmak işi, eksilme, tenakus.

AZALMAK Nedir?


1 . Az denecek bir miktara inmek: "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış."- F. H. Dağlarca.
2 . Eskisinden az bir duruma gelmek.
3 . Etkisini yitirmek, hafiflemek: "Sancısı azaldı."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

KALKMAK Nedir?


1 - Oturuş durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak.
2 - Uyanarak yataktan ayrılmak.
3 - Gitmek üzere yerinden ayrılmak.
4 - Yukarı doğru yükselmek.
5 - (Taşıtlar için) Yola çıkmak.
6 - Uçmak, havalanmak.
7 - Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak.
8 - (Hayvan) İki art ayağı üzerinde dik durum almak.
9 - Kabarmak, ayrılmak.
10 - (Kapak, örtü) Kaldırılmak, alınmak. 1
1 - Derlenip götürülmek. 1
2 - İyileşerek gezecek duruma gelmek. 1
3 - Varlığı, yaşamı son bulmak. 1
4 - Yok olmak, artık bulunmamak. 1
5 - Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. 1
6 - Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. 1
7 - Uygulanmaz olmak. 1
8 - Güncelliğini yitirmek. 1
9 - Geçmek.
20 - Başka yere gitmek, taşınmak. 2
1 - Birinci duruma karşıt olan ikinci durumu vurgularken kullanılır.

KAVUŞMA Nedir?


1 . Kavuşmak işi, buluşma, telaki: "Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik."- B. Felek.
2 . bitki bilimi Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.

KAVUŞMAK Nedir?


1 . Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek: "Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık."- F. R. Atay.
2 . Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek: "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu."- R. E. Ünaydın.
3 . Katılmak: "Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar."- Y. K. Beyatlı.
4 . (nsz) Bir araya gelmek, birleşmek: "Ceketin önü kavuşmuyor."- .
5 . (nsz) Güneş batmak.
6 . Varmak, ulaşmak.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTADA Nedir?


1 . Sonucu belli olmayan (karşılaşma).
2 . zarf Topluluk içinde, arasında.
3 . zarf Görünür yerde, göz önünde: "Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner.

RAHAT Nedir?


1 - İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, erinç, °huzur.
2 - Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan, erinçli.
3 - Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen.
4 - Aldırmaz, gamsız.
5 - Kolay bir biçimde, kolaylıkla.
6 - "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut.

SAKİ Nedir?

(İçkili toplantılarda) İçki dağıtan kimse.

SAKİN Nedir?


1 - Durgun, dingin: Sakin bir deniz .
2 - Sessiz.
3 - Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen.
4 - Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış ya da geçmiş.
5 - Bir yerde oturan.
6 - (Bir yerde) Oturan kimse, °sekene.

SAKİNLEŞME Nedir?

Sakinleşmek işi.

SAKİNLEŞMEK Nedir?


1 . Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak: "Bazı dalgalı gecelerin sabahları, metle yükselmiş ve şimdi sakinleşmiş suyun kenarında kedi leşleri bulurdum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

TEDİRGİNLİK Nedir?


1 . Tedirgin olma durumu: "Sesleninceye kadar bu tedirginliğim devam ederdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . gök bilimi Gök cisimlerinin, genel çekim yasasına uygun olarak birbirini çekmesi sebebiyle herhangi bir gezegenin hareketinde görülen karışıklık, sarsım.

ÜZÜNTÜ Nedir?

Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür: "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim."- A. Gündüz.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A A A H K L M R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Rahatlamak,

9 Harfli Kelimeler

Aharlamak, Aralatmak, Artakalma, Harlatmak, Karalatma, Katarlama, Rahatlama, Taraklama,

8 Harfli Kelimeler

Aharlama, Araklama, Aralamak, Aralatma, Arkalama, Harlamak, Harlatma, Kalamata, Karalama, Kartalma, Tamahkar,

7 Harfli Kelimeler

Ahlamak, Aktarma, Alakart, Alarmak, Aralama, Aratmak, Atlamak, Haklama, Hamakat, Hamarat, Harlama, Hartama, Kalamar, Karlama, Katlama, Malkara, Taramak,

6 Harfli Kelimeler

Ahlama, Aklama, Alarma, Aramak, Aratma, Artmak, Atamak, Atlama, Harlak, Kamara, Karama, Kartal, Makara, Malkar, Matara, Matrah, Matrak, Tarama,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Ahkam, Ahlak, Ahlat, Ahmak, Akala, Aktar, Alaka, Alarm, Almak, Araka, Arama, Artma, Atama, Atmak, Halat, Halka, Hamak, Hamal, Hamla, Haram, Harta, Kahta, Kalma, Karha, Karma, Katar, Katma, Mahal, Mahra, Makat, Makta, Malak, Maral, Marka, Matah, Matla, Rahat, Rakam, Ramak,

4 Harfli Kelimeler

Ahar, Akar, Akma, Alma, Amal, Arak, Arka, Arma, Atak, Atma, Hala, Halk, Halt, Hamt, Hara, Hart, Hata, Kala, Kama, Kara, Kart, Kral, Laka, Lama, Lata, Mala, Malt, Mark, Mart, Raht, Taam, Taka, Talk, Tarh,

3 Harfli Kelimeler

Aha, Aka, Ala, Alt, Ama, Ara, Ark, Art, Ata, Hak, Hal, Ham, Har, Hat, Kah, Kal, Kam, Kar, Kat, Lak, Lam, Mal, Mat, Ram, Tak, Tal, Tam, Tar,

2 Harfli Kelimeler

Ah, Ak, Al, Am, Ar, At, Ha, La, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.