RABITA (TDK)


1 . Bağlayan şey, bağ: "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor."- R. N. Güntekin.
2 . İki şeyi birbirine bağlayan ip.
3 . İlgi, ilişki: "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı."- P. Safa.
4 . Birbirini tutma, tutarlık.
5 . Düzen, sıra.
6 . Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
7 . Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.

Rabıta kelimesi baş harfi R son harfi A olan bir kelime. Başında R sonunda A olan kelimenin birinci harfi R , ikinci harfi A , üçüncü harfi B , dördüncü harfi I , beşinci harfi T , altıncı harfi A . Başı R sonu A olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALLAH Nedir?

Herhangi bir işte başarılı olmuş, en üst dereceye ulaşmış kimse: "Amerika'da kaçakçılığın allahları vardır."- T. Buğra.

ARACILIĞIYLA Nedir?

Aracı olarak, bağlantı kurarak, vasıtasıyla, yoluyla: "Ben bu işi Ahmet'in aracılığıyla yaptırdım."- .

AZAP Nedir?


1 . Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç: "Aydınlık olunca günlerin devamı bir azap gibi geliyordu."- H. R. Gürpınar.
2 . İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza.

BAĞLAM Nedir?


1 . Deste.
2 . Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir."- A. Cemal.
3 . dil bilimi Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.
4 . edebiyat Bent.

BAĞLAMA Nedir?


1 . Bağlamak işi.
2 . Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz.
3 . Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb.
4 . dil bilgisi Ulama.

BAMBAŞKA Nedir?

Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı: "İş önlüğü ile baş örtüsünü çıkardı mı bambaşka bir insan oluyordu."- H. Taner.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DÖŞEME Nedir?


1 . Döşemek işi.
2 . Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama: "Odanın döşemesine bakıyor, bir türlü bu yabancı yere bir ad koyamıyordu."- E. E. Talu.
3 . Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat.
4 . Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri: "Bu patiska döşemeleri beraber ütüleyecektik."- A. Gündüz.
5 . Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri.
6 . edebiyat Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü: "Hamama gitmek, yıkanmak, masallara, masal döşemelerine bile girdiği gibi halkımızın yaşama biçimlerine de karışmıştır."- S. Birsel.

DÜNYA Nedir?


1 . Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun.
2 . Dış, çevre, ortam: "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş."- H. C. Yalçın.
3 . İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu: "Batı dünyası. Doğu dünyası."- .
4 . Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia: "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."- .
5 . zamir Elgün, herkes.
6 . mecaz Duygu, düşünce ve hayal âlemi: "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."- Y. Z. Ortaç.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

FAKİR Nedir?


1 . Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı: "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir."- F. R. Atay.
2 . Olması gerekenden az: "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem."- M. Yesari.
3 . isim Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
4 . mecaz Zavallı, kimsesiz: "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler."- H. Taner.
5 . isim, mecaz, eskimiş Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san: "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım."- Şemsettin Sami.

FAZLA Nedir?


1 . Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade: "Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı."- R. N. Güntekin.
2 . Daha çok, aşkın: "Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz."- B. Felek.
3 . Artmış olan: "Fazla ekmeğiniz var mı?"- .
4 . zarf Gereksiz, yersiz bir biçimde: "Fazla konuşma yeter."- .
5 . zarf Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.

GEÇME Nedir?


1 . Geçmek işi, mürur.
2 . Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
3 . sıfat Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan: "Geçme çerçeve."- .

GİZLEMEK Nedir?


1 . Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak: "Siperleri çalılarla örterek uçaklardan gizlediler."- .
2 . Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek.
3 . Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek: "Bu işi babasından gizlemiş ama ablasına açmıştır."- H. Taner.

İLGİ Nedir?


1 . İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
2 . kimya Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
3 . ruh bilimi Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
4 . ruh bilimi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

İLİŞKİ Nedir?


1 . İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas: "Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı."- H. E. Adıvar.
2 . Bağlantı, temas: "Kar yağınca köylerle ilişki kesildi."- .

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KALBİ Nedir?

İçten, yürekten, gönülden (gelen).

KARDEŞLİK Nedir?


1 . Kardeş olma durumu, uhuvvet.
2 . Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost.
3 . Birlik, beraberlik: "Sınıfımızdaki kardeşlik çok güçlüydü."- .
4 . ünlem, teklifsiz konuşmada Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü: "Kol delik mintan delik / Yen delik, kaftan delik / Kevgir misin be kardeşlik!"- O. V. Kanık.

ÖYLE Nedir?


1 . Onun gibi olan, ona benzer: "Ben öyle bir şey demedim."- R. H. Karay.
2 . zarf O yolda, o biçimde, o tarzda: "... öyle tembel tembel salınışları, birdenbire öyle bir duruşları, arkalarına bir bakışları var ki insanı çileden çıkarıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ö'yle) O denli, o kadar, o derece: "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle."- O. C. Kaygılı.
4 . ünlem İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "O ne biçim iş öyle! O nasıl hayvan öyle!"- .

RABIT Nedir?

Bağ, bağlama.

RABITA Nedir?


1 . Bağlayan şey, bağ: "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor."- R. N. Güntekin.
2 . İki şeyi birbirine bağlayan ip.
3 . İlgi, ilişki: "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı."- P. Safa.
4 . Birbirini tutma, tutarlık.
5 . Düzen, sıra.
6 . Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
7 . Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

ŞEYH Nedir?


1 . Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse.
2 . Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
3 . Arap kabile ve aşireti başkanı.

TAHT Nedir?


1 - Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk.
2 - Hükümdarlık orunu, hükümdarlık.

TAHTA Nedir?


1 . Düz, enlice, uzun ve az kalın biçilmiş ağaç: "Çam tahtası. Gürgen tahtası."- .
2 . sıfat Bu ağaçtan yapılmış: "Bilet toplanan tahta parmaklıktan geçtik."- Ö. Seyfettin.
3 . Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme: "Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu."- R. N. Güntekin.
4 . Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.
5 . Kara tahta.
6 . halk ağzında Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh: "Köylüler bu tarhlara tahta tabir eder, ekilecek her dönüm için bir tahta yapmakla övünürlerdi."- E. Işınsu.

TAMAMIYLA Nedir?

Tam olarak, büsbütün, külliyen: "Hiddetim tamamıyla geçtiği için bu kıymetli yadigâra acımaya başlamıştım."- Ö. Seyfettin.

TARİK Nedir?

Yol.

TARİKAT Nedir?

Aynı dinin içinde, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma yollarından her biri.

TUTAR Nedir?


1 . Nicelik bakımından bir şeyin bütünü.
2 . Para miktarı, meblağ.

TUTARLI Nedir?

Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı.

TUTARLIK Nedir?


1 . Uygunluk, insicam.
2 . edebiyat Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam.

TUTMA Nedir?


1 . Tutmak işi: "Daha çatal ve bıçağı tutmasına eli yatmamıştı, ikide bir düşürürdü."- R. H. Karay.
2 . Destekleme.
3 . Yanaşma.
4 . spor Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

ZENGİN Nedir?


1 . Parası, malı çok olan, varlıklı, fakir, yoksul karşıtı: "Şık, zengin, keyfi yerinde, yazı Avrupa'da ve kışı Beyrut'ta geçiren Suriyelilerden biri idi."- F. R. Atay.
2 . Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan: "Zengin bir dil. Zengin bir kitaplık. Zengin bir anlatım."- .
3 . Verimli: "Zengin bir doğa."- .
4 . Gösterişli: "Zengin bir giysi."- .

A A B I R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Abartı, Rabıta,

5 Harfli Kelimeler

Batar, Rabıt,

4 Harfli Kelimeler

Abat, Abra, Artı, Bara, Barı, Batı, Taba,

3 Harfli Kelimeler

Aba, Ara, Arı, Art, Ata, Bar, Bat, Ira, Rab, Tab, Tar, Tır,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.