PROVA (TDK)


1 . Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme.
2 . Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme: "İlk prova."- .
3 . Yazar veya düzeltmen tarafından üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin: "Gece yarısına kadar isli bir petrol lambasının ışığında gazetenin provalarını tashih ederdi."- R. N. Güntekin.

Prova kelimesi baş harfi P son harfi A olan bir kelime. Başında P sonunda A olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi R , üçüncü harfi O , dördüncü harfi V , beşinci harfi A . Başı P sonu A olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAMAK Nedir?


1 . Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak: "Babasının niçin bu kasabayı çok sevdiğini Nevin bir türlü anlayamamıştı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek.
3 . Sorup öğrenmek.
4 . Doğru ve yerinde bulmak: "Hani bunu anladık ama!"- .
5 . Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek: "Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım."- M. C. Kuntay.
6 . (-den) Bir şey hakkında bilgisi bulunmak: "Biz de onun kadar bu işten anlarız."- H. Taner.
7 . (-den, nsz) İyilik görmek, yararlanmak: "Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım."- .
8 . argo Sahip olmayı istemek, dileğinin yerine getirilmesini istemek: "Yediğinden biz de anlayalım."- .

BASILI Nedir?


1 . Basılarak yerleştirilmiş: "Peynir basılı küp."- .
2 . Basımevinde basılmış, matbu.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

DENEME Nedir?


1 . Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe: "Bunun deneme olduğunu müdürden başka kimseye söylemediği için ilk deneme fabrikayı birbirine kattı."- H. Taner.
2 . sıfat Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan.
3 . edebiyat Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü: "Öykülerimde, denemelerimde beni yazmaya iten yüreğimin taşmasıdır."- N. Cumalı.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZELTME Nedir?


1 . Düzeltmek işi, tashih.
2 . Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, ıslahat, reform.
3 . Düzelti.

DÜZELTMEN Nedir?

Düzeltici.

DÜZEY Nedir?


1 . Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye: "Su düzeyi."- .
2 . Bir kursun basamaklarından her biri, kur (I).
3 . hukuk Kanunları bir araya getirmek, derlemek, kodifikasyon.
4 . mecaz Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye: "Eğitim düzeyi. Kültür düzeyi."- .

EDER Nedir?

Fiyat, paha, değer: "Bu kitabın ederi ne kadar?"- .

GAZETE Nedir?


1 . Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın: "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi."- N. Cumalı.
2 . Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer: "Her gün gazeteye uğruyordu."- .

GİYECEK Nedir?

Giysi.

GİYSİ Nedir?

Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, libas, urba: "Hanımlar, tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar."- Ç. Altan.

İSLİ Nedir?


1 - İsi olan, islenmiş, is bulaşmış.
2 - İs verecek biçimde.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

LAMBA Nedir?


1 . Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet: "Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul.
3 . Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

METİN Nedir?


1 . Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst.
2 . Basılı veya el yazması parça, tekst. Birleşik Sözler metinler arasılık http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=metinler arasılık&EskiSoz=metin&GeriDon=2 metin (II) sıfat (meti:n) Arapça met³n Acılar karşısında dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanıklı, metanetli: "Geçimi yolunda, maddeten ve manen metin bir ailedir."- R. H. Karay.

METİN Nedir?


1 - (Yapıt, yasa, belge için) Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan sözcüklerin bütünü, °tekst.
2 - Basılı ya da el yazması parça, °tekst.

ÖNCE Nedir?


1 . Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman: "Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü."- T. Buğra.
2 . zarf (ö'nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: "Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim."- B. Felek.

PETROL Nedir?

Yoğunluğu 0,8'den 0,95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yeryağı.

PROVA Nedir?


1 . Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme.
2 . Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme: "İlk prova."- .
3 . Yazar veya düzeltmen tarafından üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin: "Gece yarısına kadar isli bir petrol lambasının ışığında gazetenin provalarını tashih ederdi."- R. N. Güntekin.

TARAFINDAN Nedir?


1 . Herhangi birinden: "Dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı."- A. Ş. Hisar.
2 . Eliyle, aracılığıyla.
3 . Türünden, çeşidinden.

TASHİH Nedir?

Düzeltme, düzelti: "Ancak bir ehemmiyetsiz noktayı tashihe lüzum görüyoruz."- R. N. Güntekin.

UYGU Nedir?

İki şey arasındaki uygunluk ilkesi.

UYGUN Nedir?


1 . Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip: "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır."- T. Buğra.
2 . Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
3 . mecaz Orantılı, oranlı.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YAZAR Nedir?


1 . Yazma özelliği olan şey.
2 . Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, müellif.
3 . Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, muharrir.

A O P R V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Prova,

4 Harfli Kelimeler

Avro,

3 Harfli Kelimeler

Arp, Ora, Ova, Rap, Rop, Var,

2 Harfli Kelimeler

Ar, Av, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.