POTASYUM (TDK)

Atom numarası 19, atom ağırlığı 39,10, yoğunluğu 0,8
7 olan, 62,
5 °C'de eriyen, 1
5 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan, potasyum hidroksit içinde bulunan bir element (simgesi K).

Potasyum kelimesi baş harfi P son harfi M olan bir kelime. Başında P sonunda M olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi O , üçüncü harfi T , dördüncü harfi A , beşinci harfi S , altıncı harfi Y , yedinci harfi U , sekizinci harfi M . Başı P sonu M olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

ATOM Nedir?


1 . Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
2 . halk ağzında Yaprakları üst üste sarılı topak marul.
3 . felsefe Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ELEMENT Nedir?

Kimyasal çözümlemeyle ayrıştırılamayan veya bireşim yoluyla elde edilemeyen madde: "Grafit ve elmas, karbon elementinin iki değişik biçimidir."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HİDROKSİT Nedir?

Bir maden üzerine suyun etkisiyle yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan birleşik.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KIRILGAN Nedir?


1 . Kolay ve çabuk kırılan.
2 . mecaz Kolay ve çabuk gücenen: "Kırılgan bakışlarından, onca tehditten sonra bana yine sorabileceği aklıma geldi."- O. Pamuk.

NUMARA Nedir?


1 . Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.
2 . Ölçü: "Ayakkabısının numarasını gizliyor."- .
3 . Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı.
4 . Öğrenciye verilen not: "Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim."- R. N. Güntekin.
5 . Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı.
6 . mecaz Eğlendirici oyunlardan her biri: "Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak."- B. Felek.
7 . argo Hile, düzen, dalavere, yalan: "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu."- M. Mungan.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

POTASYUM Nedir?

Atom numarası 19, atom ağırlığı 39,10, yoğunluğu 0,8
7 olan, 62,
5 °C'de eriyen, 1
5 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan, potasyum hidroksit içinde bulunan bir element (simgesi K).

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SOĞUK Nedir?


1 . Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu: "Karın soğuğu başka bir tür soğuktur."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Isısı düşük olan, sıcak karşıtı: "Bu el soğuktu ve titriyordu."- P. Safa.
3 . sıfat Üşütecek derecede ısısı olan: "Güneşli, soğuk bir gündü."- S. F. Abasıyanık.
4 . sıfat, mecaz Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz: "Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar."- R. H. Karay.
5 . sıfat, mecaz Sevimsiz veya yersiz, antipatik: "Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu."- H. C. Yalçın.
6 . sıfat, mecaz Cinsel istek duymayan: "Soğuk bir kadın."- .
7 . zarf İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.

YOĞUN Nedir?


1 . Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif.
2 . Koyu, kalın: "Yoğun bir sis."- .
3 . Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.).
4 . mecaz Artmış, çoğalmış bir durumda olan: "O bölgede nüfus yoğundur."- .
5 . mecaz Dolu, sıkı, sıkışık, çok.
6 . mecaz Şişman, iri, tombul: "İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar..."- A. İlhan.
7 . halk ağzında Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

YUMUŞ Nedir?

İş, hizmet buyruğu.

YUMUŞAK Nedir?


1 . Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı: "Pamuk yumuşaktır."- .
2 . Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı: "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."- .
3 . Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran: "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Kolaylıkla işlenebilen: "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kolay çiğnenen, kolay kesilen: "Yumuşak ekmek."- .
6 . Ilıman (iklim), sert karşıtı: "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."- .
7 . mecaz Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal.
8 . mecaz Okşayıcı, tatlı, hoş: "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . mecaz Sessiz, hafif: "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."- A. Ş. Hisar.
10 . dil bilgisi Ötümlü.

A M O P S T U Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Potasyum,

5 Harfli Kelimeler

Mapus, Musap, Pomat, Posta, Potas, Pusat, Pusma, Samut, Somut, Somya, Soyma, Soyut, Tosya, Yosma, Yutma,

4 Harfli Kelimeler

Amut, Atom, Mayo, Muta, Opus, Otsu, Oyma, Oysa, Oyum, Paso, Posa, Post, Pota, Puma, Soma, Sopa, Soya, Spot, Stop, Suma, Tamu, Tapu, Topu, Usta, Utma, Uyma, Yoma, Yuma,

3 Harfli Kelimeler

Ast, Aut, Mas, Mat, Mut, Oma, Oya, Pas, Pat, Pay, Pos, Pot, Poy, Pus, Put, Sam, Sap, Say, Som, Soy, Sup, Sut, Tam, Tas, Tay, Top, Tos, Toy, Yas, Yat, Yom,

2 Harfli Kelimeler

Am, As, At, Ay, Om, Ot, Oy, Su, Ta, Tu, Us, Ut, Ya, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.