POLİTİKA (TDK)


1 . Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Yöntem: "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme: "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Politika kelimesi baş harfi P son harfi A olan bir kelime. Başında P sonunda A olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi O , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ , beşinci harfi T , altıncı harfi İ , yedinci harfi K , sekizinci harfi A . Başı P sonu A olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADALETLİ Nedir?

Adil: "Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alır."- Anayasa.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

AMAÇ Nedir?


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ANAYASA Nedir?

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

DAĞILIM Nedir?


1 . Dağılarak birbirinden ayrılma.
2 . toplum bilimi Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı: "İlişkilerdeki rol dağılımını sürekli karıştırdığımdan, benim de temizlikçilerle başım hep derde girmiştir"- T. Uyar.
3 . dil bilimi Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü.
4 . ekonomi Ulusal gelirin toplumun bireyleri veya kesimleri arasındaki dağılışı: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
5 . ekonomi Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması.
6 . kimya Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler.

DENGELİ Nedir?


1 . Dengesi olan, muvazeneli, stabil.
2 . Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan: "Hiç kimse normal, sürekli ve dengeli bir basın rejimi yaşamış olduğunu iddia edemez."- B. Felek.
3 . mecaz Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı: "Dengeli bir insan."- .

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

DUYGU Nedir?


1 . Duyularla algılama, his: "Bitkilerde duygu var mı?"- .
2 . Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
3 . Önsezi: "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır."- A. Gündüz.
4 . Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.
5 . Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik: "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı."- P. Safa.

DÜZENLEME Nedir?


1 . Düzenlemek işi, tertip, organizasyon.
2 . Belirli kurallara göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman.
3 . hukuk Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
4 . müzik Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik, aranjman.

ESAS Nedir?


1 . Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
2 . Bir iş veya sözde doğru biçim: "Bu işin esası böyle değil."- .
3 . sıfat Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi: "Esas düşünce. Esas görev."- .

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETKİN Nedir?


1 . Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif, dinamik.
2 . felsefe Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
3 . kimya Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

ETKİNLİK Nedir?


1 . Etkin olma durumu, müessiriyet.
2 . Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.
3 . felsefe Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği.
4 . ruh bilimi Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu.
5 . toplum bilimi İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

GERÇEKLEŞTİRME Nedir?

Gerçekleştirmek işi, realizasyon: "Birtakım teşebbüslerini gerçekleştirmesi yolunda onu bir alet gibi kullanıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.

GÜVERTE Nedir?

Gemide ambar ve kamaraların üstü: "Vapurlar geçer bomboş güverteleri / Bomboş uzanan denizin üstünde."- N. Cumalı.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

HARMAN Nedir?


1 . Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi.
2 . Bu işin yapıldığı yer veya mevsim: "Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor."- R. N. Güntekin.
3 . Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi: "Çay harmanı. Tütün harmanı."- .
4 . Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon.

HEDEF Nedir?


1 . Nişan alınacak yer, nişangâh.
2 . mecaz Amaç, gaye, maksat: "Asıl önemlisi devlet büyük hedefler dikmişti; milletin benimsediği, övündüğü hedeflerdi bunlar."- T. Buğra.
3 . mecaz Varılacak yer, ulaşılacak son nokta: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"- Atatürk.

İÇERİK Nedir?


1 . Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf: "Eğitimin yalnız yöntemlerini değil, içeriğini de gözden geçirmek, düzeltmek gerekmektedir."- .
2 . Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü.
3 . Bir kelimenin veya kavramın anlamı.
4 . ruh bilimi Herhangi bir ruhsal süreç veya düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü.
5 . sıfat, mantık Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KAYNAK Nedir?


1 . Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz: "Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir şeyin çıktığı yer, menşe: "İnanılır kaynaklardan alınan haberlere göre..."- .
3 . Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge: "Yabancı bir idare, iktisat, ticaret, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur."- F. R. Atay.
4 . Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans: "Tapu kayıtları onun XVI. yüzyılda yaşadığını gösteren başlıca kaynaklardandır."- .
5 . Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür.
6 . İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.
7 . mecaz Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.
8 . fizik Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer: "Işık kaynağı."- . "Isı kaynağı."- .

MALİYE Nedir?


1 . Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.
3 . Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş: "Maliyede çalışıyor."- .

MALUM Nedir?


1 . Bilinen, belli: "Balkan Harbinin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur."- E. İ. Benice.
2 . mecaz Herkesçe bilinen ancak dile getirilmeyen: "Malum kişi. Malum çevre."- .
3 . isim Bilinen konu, iş vb.
4 . zarf Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz.
5 . isim, dil bilgisi Etken.
6 . eskimiş, matematik Bilinen.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MİRASYEDİ Nedir?


1 . Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse: "Kiraladıkları otlakların sahibi yıllardır Manastır'a yerleşmiş bir mirasyediydi."- N. Cumalı.
2 . mecaz Çok savurgan kimse: "Hayatını, gençliğini bir mirasyedi gibi hiç düşünmeden yiyip bitirmiş."- M. Yesari.

NOKTA Nedir?


1 . Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
2 . Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
3 . Yer: "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim.
4 . Konu, konu ile ilgili önemli bölüm: "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Nöbetçi bulunan yer: "Orada polis noktası var."- .
6 . Nöbetçi, gözcü, bekçi: "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin.
7 . mecaz Sınır, derece, radde: "Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- .
8 . dil bilgisi Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
9 . matematik Hiçbir boyutu olmayan işaret.
10 . spor Orta nokta.

OKŞAMA Nedir?

Okşamak işi.

POLİTİK Nedir?

Politika ile ilgili, siyasi, siyasal: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

POLİTİKA Nedir?


1 . Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Yöntem: "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme: "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SİYA Nedir?

Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.

SİYASA Nedir?

Politika: "Güdümlü siyasanın kurbanı olmuş kimi değerli yazarların ivecen yargısı rol oynamıştır."- S. İleri.

SİYASET Nedir?


1 - Politika.
2 - Çıkar sağlamak amacıyla yapılan kurnazca davranış.

SOSYAL Nedir?

Toplumla ilgili, toplumsal, °içtimai.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

SÜRÜLME Nedir?


1 . Sürülmek işi.
2 . Piyasaya çıkarılma: "Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor."- .

ŞANTAJ Nedir?

Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma: "Bu, bana bir blöften ziyade şantaj gibi görünüyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TEHDİT Nedir?

Gözdağı: "Bütün memurlar bu tehditlere gülüp geçiyorlardı."- T. Halman.

UYUŞMA Nedir?

Uyuşmak (I) işi. uyuşma (II) isim Uzlaşma: "... hayvanlar, bitkiler, böcekler, çocuklar doğa ile uyuşma içindedirler."- N. Cumalı.

UYUŞMAZLIK Nedir?


1 . Uyuşmama durumu: "Zamanı ve ortamı ile uyuşmazlığı buradan geliyordu."- H. Taner.
2 . dil bilgisi Kelimede, yan yana gelen iki hecede bazı seslerin bulunmayışı. Örnek olarak Türkçede son sesi -k olan bir kelimeye -k ile biten bir ek getirildiğinde ilk -k sesi düşen küçükcük > küçücük gibi.

VARMAK Nedir?


1 - Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, gitmek, °vasıl olmak.
2 - Belli bir duruma ya da düzeye gelmek.
3 - Hoş olmayan bir sona ermek.
4 - Bir şeyi iyice anlamak ya da duymak.
5 - Acımadan, çekinmeden yapmak.
6 - (Kadın) Evlenmek.
7 - Bir durumdan bir başka duruma geçmek.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VURU Nedir?

Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş.

YARARLANMA Nedir?

Yararlanmak işi, faydalanma.

YÖNTEM Nedir?


1 . Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.
2 . Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

YÜKÜN Nedir?

İyon.

YÜRÜTME Nedir?


1 . Yürütmek işi.
2 . Kanunları uygulama işi, icra: "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır."- Anayasa.
3 . Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi.

ZAYIF Nedir?


1 . Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan): "Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım."- S. M. Alus.
2 . Görevini yapacak yeterli gücü olmayan: "Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf."- .
3 . mecaz Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan: "Zayıf bir yapı."- .
4 . mecaz Önemli, güvenilir olmayan: "Zayıf bir bilgi."- .
5 . mecaz Çok az: "Zayıf bir ihtimal."- .
6 . Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan: "Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık."- .
7 . isim Başarısızlığı gösteren not.
8 . mecaz Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz: "Zayıf bir öğretmen."- .
9 . mecaz Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan: "Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu."- A. Gündüz.

A K L O P T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Apolitik, Politika,

7 Harfli Kelimeler

Kalotip, Politik,

6 Harfli Kelimeler

İptila, İtalik, İtikal, Pilaki, Potkal, Taklip,

5 Harfli Kelimeler

Apiko, Aplik, İplik, İptal, İtila, İtlik, Katil, Katip, Kilit, Kitap, Kolit, Kopal, Kopil, Likit, Lipit, Okapi, Optik, Otlak, Palto, Patik, Pilot, Plati, Plato, Polat, Polka, Takip, Talik, Talip, Tilki, Tipik, Topak, Topal, Topik, Topla,

4 Harfli Kelimeler

Akil, Akit, Akli, Alto, Atik, Atol, İlik, İpka, İtap, İtki, Kail, Kalp, Kati, Kilo, Klip, Kola, Koli, Kota, Laik, Lika, Lota, Olta, Opal, Pakt, Pati, Piko, Pili, Plak, Pota, Tali, Talk, Tapi, Tipi, Tipo, Toka,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Ali, Alo, Alp, Alt, Ati, İka, İki, İla, İlk, İta, İti, Kal, Kap, Kat, Kil, Kip, Kit, Kol, Kot, Lak, Lap, Lok, Lop, Lot, Pak, Pal, Pat, Pik, Pil, Pot, Tak, Tal, Tik, Tip, Tok, Tol, Top,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, At, İl, İp, İt, Ki, La, Ok, Ol, Ot, Ta, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.