PİKAP (TDK)


1 . Küçük kamyon, kamyonet: "Kamyonlar, pikaplar arka arkaya park etmiş duruyorlardı yan sokaklarda."- Ç. Altan.
2 . eskimiş Elektrikle veya pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan araç.

Pikap kelimesi baş harfi P son harfi P olan bir kelime. Başında P sonunda P olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi İ , üçüncü harfi K , dördüncü harfi A , beşinci harfi P . Başı P sonu P olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞAN Nedir?

Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.

DİNLEME Nedir?

Dinlemek işi: "Onu gece yarılarına kadar dinleme fedakârlığı yine bize düşer."- H. Taner.

DİNLEMEK Nedir?


1 . İşitmek için kulak vermek: "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim."- A. Ş. Hisar.
2 . Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak: "Beni dinlersen bu işten vazgeç."- .
3 . Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek: "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler."- Ö. Seyfettin.
4 . mecaz Uymak, baş eğmek, itaat etmek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ELEK Nedir?

Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç: "Evden bir elek getirilecek, eleğin kenarına bir sopa konup kaldırılacak."- S. F. Abasıyanık.

ELEKTRİK Nedir?


1 . Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
2 . Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
3 . Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
4 . Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu.
5 . mecaz Çarpıcılık, cazibe, canlılık: "Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde."- H. Taner.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

KAMYON Nedir?


1 . Motorlu büyük yük taşıtı: "Garajın içinde birkaç tane aletle bir de ufak kamyondan başka bir şey yoktu."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan: "Bir kamyon askerle birkaç otomobil getirdiler."- F. R. Atay.

KAMYONET Nedir?

1500 kilogram yük taşıyan küçük kamyon, °pikap.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

PARK Nedir?


1 - Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlıklı ve çiçekli büyük bahçe.
2 - Otopark.
3 - Trafik zorunlukları dışında durma biçimi.
4 - Cephane, makine ya da otomobillerin bulunduğu yer.

PİKA Nedir?

Kimi dizgi makinelerinde kullanılan ölçü birimi.

PİKAP Nedir?


1 . Küçük kamyon, kamyonet: "Kamyonlar, pikaplar arka arkaya park etmiş duruyorlardı yan sokaklarda."- Ç. Altan.
2 . eskimiş Elektrikle veya pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan araç.

PLAK Nedir?


1 . Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak: "Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta."- Y. K. Beyatlı.
2 . Metal nesne, plaka.

SOKAK Nedir?

İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol: "Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar."- Ö. Seyfettin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A K P P İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Pikap,

4 Harfli Kelimeler

İpka,

3 Harfli Kelimeler

İka, Kap, Kip, Pak, Pik,

2 Harfli Kelimeler

Ak, İp, Ki,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.