PERİŞAN (TDK)


1 . Dağınık, düzensiz, karmakarışık: "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için."- C. Şehabettin.
2 . Acınacak durumda olan, zavallı: "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı."- Ö. Seyfettin.

Perişan kelimesi baş harfi P son harfi N olan bir kelime. Başında P sonunda N olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Ş , altıncı harfi A , yedinci harfi N . Başı P sonu N olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

BÜKLÜM Nedir?


1 . Kıvrım: "Yırtılmış atılmış o kâğıtlar ki hayatım / Her parçası, her büklümü üstünde adın var."- M. C. Kuntay.
2 . halk ağzında Dönemeç, viraj.

ÇAMURLU Nedir?

Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan: "Uzun sarı tüyleri biraz daha çamurlu, bacakları biraz daha berelenmiş."- R. N. Güntekin.

DAĞILMAK Nedir?


1 . Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak: "Yolcular artık yavaş yavaş dağılıyorlardı."- H. Taner.
2 . Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek.
3 . Parçalanarak yayılmak, ufalanmak: "Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu."- A. Kutlu.
4 . Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak: "Oda dağıldı."- . "Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı."- C. Uçuk.
5 . mecaz Birliği, beraberliği bozulmak: "Golü yiyince takım dağıldı. Babanın ölümünden sonra aile dağıldı."- .
6 . mecaz Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak.
7 . mecaz Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak: "Ona ne zaman rastlasanız içiniz açılır, efkârınız dağılır."- H. Taner.

DAĞINIK Nedir?


1 . Geniş bir alana yayılmış olan.
2 . Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız.
3 . Düzeni bozuk, düzensiz, karışık: "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu."- P. Safa.
4 . Hoş görünmeyen, uyumsuz: "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın."- M. Ş. Esendal.
5 . mecaz Düşüncelerini toparlayamayan: "Şu anda kafam çok dağınık."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

DÜZENSİZ Nedir?


1 . Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam: "Düzensiz nüfus artışı sadece yoksulluğu artırmaya yarıyor."- H. Taner.
2 . Sistemsiz.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KARMA Nedir?


1 . Karmak işi.
2 . sıfat Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit: "Karma aşı. Karma futbol takımı."- .

KARMAK Nedir?


1 - Karıştırmak, birbirine katmak.
2 - Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur ya da hamur durumuna getirmek.

KARMAKARIŞ Nedir?

Karmakarışık.

KARMAKARIŞIK Nedir?


1 . Dağınık, düzensiz, çok karışık: "Taranmamış, karmakarışık kumral saçları, kocaman bir ağzı, fevkalade muntazam ve güzel dişleri vardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Huzursuz, kararsız, karmaşık: "Başımın içinde bir sis ve hep ona bağlı karmakarışık hayaller var."- P. Safa.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLMUŞ Nedir?


1 - Olgunlaşmış, ergin.
2 - Oluşmuş.

PERİ Nedir?


1 . Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık: "Cinden, periden, umacıdan çok korkardım."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.

PERİŞAN Nedir?


1 . Dağınık, düzensiz, karmakarışık: "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için."- C. Şehabettin.
2 . Acınacak durumda olan, zavallı: "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı."- Ö. Seyfettin.

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

TÜFE Nedir?

Dokuma tezgahlarında tarağı tutan ve mekik ipliklerini sıkıştırmaya yarayan araç.

TÜFEK Nedir?

Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.

YORGUN Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan: "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş."- B. S. Erdoğan.

ZAVALLI Nedir?


1 . Acınacak kadar kötü durumda bulunan, mutsuz: "Zavallıyı saatlerce kendine getiremediler."- H. Taner.
2 . mecaz Gücü bir şeye yetmeyen, âciz: "Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki."- A. H. Tanpınar.

A E N P R İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Perişan,

5 Harfli Kelimeler

Eşarp, Naşir, Neşir, Peşin, Şaire, Şarpi, Şeran, Şiran,

4 Harfli Kelimeler

Apre, Arşe, Aşir, Enir, Erin, Eriş, İane, İare, İaşe, İnşa, İrap, İşar, Naip, Naşi, Pare, Pena, Peni, Peri, Pire, Raşe, Raşi, Rina, Şair, Şeni, Şeri, Şiar,

3 Harfli Kelimeler

Ani, Ari, Arp, Arş, Nar, Niş, Peş, Pir, Rap, Şan, Şap, Şen, Şer, Şia, Şip,

2 Harfli Kelimeler

An, Ar, Aş, En, Er, Eş, İn, İp, İş, Ne, Pe, Ra, Re, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.