PASPAS (TDK)


1 . Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.nden yapılmış yüzü tırtıklı silecek.
2 . Yer silmekte kullanılan, özel olarak yapılmış bir sopa ve onun ucu geçirilmiş bezden oluşan temizlik aracı.

Paspas kelimesi baş harfi P son harfi S olan bir kelime. Başında P sonunda S olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi A , üçüncü harfi S , dördüncü harfi P , beşinci harfi A , altıncı harfi S . Başı P sonu S olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

ARACI Nedir?


1 . Ara bulucu.
2 . Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt.
3 . ekonomi İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta.
4 . ekonomi İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

AYAKKABI Nedir?

Özellikle sokakta ayağı korumak için giyilen, iskarpin, çizme, kundura, makosen, sandalet, patik, galoş gibi türleri olan ayak giyeceği, °pabuç.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

PLASTİK Nedir?


1 . Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılan madde.
2 . sıfat Bu maddeden yapılan.

SİLECEK Nedir?


1 . Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılır büyük havlu, hamam havlusu.
2 . Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
3 . Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas.

SİLME Nedir?


1 . Silmek işi.
2 . zarf Ağzına kadar dolu, sıvama, lebalep: "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."- S. Birsel.
3 . zarf Baştan aşağı, tam olarak, tamamen.
4 . mimarlık Duvar, tavan vb. yerlerde yapılan kabartma kenar.

SİLMEK Nedir?


1 - Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek.
2 - Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak ya da parlatmak.
3 - (Bir yazıyı ya da çizgiyi) Kazıyarak ya da sürterek yok etmek.
4 - Üzerini çizerek atmak, yok etmek.
5 - Üstünlük göstererek, o alanda üstün olanları ikinci plana atmak.
6 - Ortadan kaldırmak, yok etmek ya da gidermek.

SOPA Nedir?


1 . Kalın değnek: "Erkekler ellerine birer sopa aldılar, köy halkı peşlerinde dere içine koştular."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Dayak, kötek.

TEMİZLEMEK Nedir?


1 . Arıtmak: "Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler."- H. Taner.
2 . Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak.
3 . mecaz Bitirmek, tüketmek: "Bir aylık iş vardı, bir haftada temizledim. Bir tepsi böreği temizledi."- .
4 . argo Öldürmek, yok etmek: "İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti."- Ç. Altan.
5 . argo Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak.
6 . tıp (***) Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

TEMİZLİK Nedir?


1 . Temiz olma durumu, saffet, nezafet: "Kırk beş sene geçti, servi sandığının temizlik kokusu hâlâ burnumdadır."- R. H. Karay.
2 . Temiz durma veya tutma durumu: "Çocukları temizliğe alıştırmalı."- .
3 . Temizleme işi: "Yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı."- A. Ş. Hisar.
4 . argo Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme.

TIRTIKLI Nedir?

Tırtığı olan.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

A A P P S S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Paspas,

4 Harfli Kelimeler

Asap, Papa, Sapa,

3 Harfli Kelimeler

Asa, Pas, Sap,

2 Harfli Kelimeler

As,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.