PASPAL (TDK)


1 . Çok kepekli un: "Dört sene çamurlu paspaldan ekmek yiye yiye bıktılar."- A. Gündüz.
2 . Bu un karıştırılarak hazırlanan yem: "Bu boğayı iyi besle, kepeğini, paspalını eksik etme."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . sıfat Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.).
4 . argo Kötü cins esrar.

Paspal kelimesi baş harfi P son harfi L olan bir kelime. Başında P sonunda L olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi A , üçüncü harfi S , dördüncü harfi P , beşinci harfi A , altıncı harfi L . Başı P sonu L olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BAKIM Nedir?


1 . Bakma işi.
2 . Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek: "Bahçe bakım ister."- .
3 . Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

BAKIMSIZ Nedir?

Özen gösterilmemiş, bakılmamış: "Kasaba eski zamanlarda kaldırımsız, bakımsızdı."- S. F. Abasıyanık.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

BOĞA Nedir?

Damızlık erkek sığır.

CİNS Nedir?


1 . Tür, çeşit: "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."- .
2 . Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu: "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var."- H. Taner.
3 . Soy, kök, asıl: "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.
4 . sıfat, argo Garip, tuhaf.
5 . Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
6 . sıfat Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan: "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş."- P. Safa.

ÇAMURLU Nedir?

Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan: "Uzun sarı tüyleri biraz daha çamurlu, bacakları biraz daha berelenmiş."- R. N. Güntekin.

DAĞINIK Nedir?


1 . Geniş bir alana yayılmış olan.
2 . Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız.
3 . Düzeni bozuk, düzensiz, karışık: "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu."- P. Safa.
4 . Hoş görünmeyen, uyumsuz: "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın."- M. Ş. Esendal.
5 . mecaz Düşüncelerini toparlayamayan: "Şu anda kafam çok dağınık."- .

EKMEK Nedir?


1 . Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, nan, nanıaziz: "Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz İnsanı geçindirecek iş, kazanç: "Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı.
3 . halk ağzında Yemek, aş: "Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra.

EKSİK Nedir?


1 . İhtiyaç duyulan şey: "Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor."- H. Taner.
2 . sıfat Bir bölümü olmayan, noksan, natamam: "Bu kitap eksik, baş tarafı yok."- .
3 . sıfat Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat.
4 . sıfat Az: "Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil..."- R. N. Güntekin.

ESRAR Nedir?

Gizler, sırlar: "Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.

ETME Nedir?

Etmek işi.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HALİ Nedir?

Boş, ıssız, tenha.

HALİK Nedir?


1 - Yaratıcı, yaratan.
2 - (Büyük "h" ile)" öz. a. Yaradan, Tanrı.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

KARIŞ Nedir?

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık: "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."- H. R. Gürpınar.

KEPEKLİ Nedir?


1 . İçinde kepeği olan: "Kepekli un. Kepekli ekmek."- .
2 . Üzerinde kepek oluşmuş olan: "Kepekli saçlar."- .
3 . Un gibi, susuz ve tatsız (elma).

KILIK Nedir?


1 . Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş: "Delikanlı kopuklar, kılıklarından, giyinişlerinden belli oluyorlar."- M. Ş. Esendal.
2 . halk ağzında Bir kimsenin resmi, fotoğraf.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

PASPAL Nedir?


1 . Çok kepekli un: "Dört sene çamurlu paspaldan ekmek yiye yiye bıktılar."- A. Gündüz.
2 . Bu un karıştırılarak hazırlanan yem: "Bu boğayı iyi besle, kepeğini, paspalını eksik etme."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . sıfat Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.).
4 . argo Kötü cins esrar.

SENE Nedir?

Yıl: "Önde zeytin ağaçları arkasında yâr / Sene 194
6 / Mevsim sonbahar"- B. R. Eyuboğlu.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

A A L P P S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Paspal,

5 Harfli Kelimeler

Palas, Salpa,

4 Harfli Kelimeler

Asal, Asap, Asla, Lapa, Pala, Papa, Sala, Sapa, Slap,

3 Harfli Kelimeler

Ala, Alp, Asa, Lap, Pal, Pas, Sal, Sap,

2 Harfli Kelimeler

Al, As, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.