PARALANMAK (TDK)

Parasızken para elde etmek. paralanmak (II) (nsz)
1 . Parça parça olmak.
2 . mecaz Sıkıntı ve üzüntü içinde, olmayacak bir işle uğraşmak, didinmek.
3 . mecaz Bir işte çok çaba ve özen göstermek.

Paralanmak kelimesi baş harfi P son harfi K olan bir kelime. Başında P sonunda K olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi N , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı P sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇABA Nedir?

Herhangi bir işi yapmak, başarmak için harcanan güç, zorlu, sürekli çalışma, °ceht.

DİDİNMEK Nedir?

Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak: "Size de tiyatronuza da biraz yararlı olabilmek için didiniyorum, parçalanıyorum."- T. Buğra.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖZEN Nedir?

Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam: "Yenisini onlar özenle bileğime geçirdiler."- H. Taner.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PARASIZ Nedir?


1 . Parası olmayan.
2 . Yoksul: "Parasız günlerinde canı binbir çeşit şeyler isteyerek ruhu ... yoksulluğun acısını binbir kere duyardı."- A. Ş. Hisar.
3 . Para verilmeden elde edilen, bedava: "İlköğretim ... devlet okullarında parasızdır."- Anayasa.
4 . zarf Para verilmeksizin, bedavadan, bedava.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

UĞRAŞMA Nedir?

Uğraşmak işi: "Çetin bir uğraşma pahasına mesleğimde muvaffak oluyorum."- R. N. Güntekin.

UĞRAŞMAK Nedir?


1 . Bir iş üzerinde sürekli çalışmak: "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi."- P. Safa.
2 . (-e) Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek: "İkisi barbut oynuyor, üçüncüsü, en küçükleri, bir çekirgeye sigara içirmeye uğraşıyordu."- H. Taner.
3 . Zamanını bir işe verme durumunda kalmak: "Ee, hadi yürü yahu. Senlen mi uğraşacağız?"- H. Taner.
4 . Savaşmak: "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik."- Atatürk.
5 . mecaz Birine kötü davranmak: "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!"- Ö. Seyfettin.

ÜZÜNTÜ Nedir?

Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür: "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim."- A. Gündüz.

A A A A K L M N P R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Paralanmak,

9 Harfli Kelimeler

Araklanma, Aralanmak, Arkalanma, Karalanma, Paralamak, Paralanma,

8 Harfli Kelimeler

Araklama, Aralamak, Aralanma, Arkalama, Arlanmak, Arpalama, Kaplanma, Karalama, Karlanma, Paklanma, Paralama, Parlamak,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Alamana, Alarmak, Alkarna, Almanak, Anapara, Anlamak, Aparmak, Aralama, Aranmak, Arlanma, Kalamar, Kampana, Kanlama, Kapanma, Kaplama, Karaman, Karlama, Makarna, Malkara, Paklama, Palamar, Palanka, Parlama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alarma, Alpaka, Anamal, Ankara, Anlama, Apalak, Aparma, Aramak, Aranma, Kamara, Kanama, Kanara, Kapama, Kaplam, Kaplan, Karama, Makara, Malkar, Napalm, Panama, Parlak, Parmak,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Akman, Akran, Alaka, Alarm, Alkan, Almak, Alman, Anlak, Anlam, Anmak, Araka, Arama, Kalan, Kalma, Kaman, Kanal, Kanma, Kapan, Kapma, Karma, Klapa, Kramp, Lakap, Malak, Maral, Marka, Palan, Parka, Plaka, Rakam, Ramak, Rampa,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Alan, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anka, Anma, Apak, Arak, Arap, Arka, Arma, Arpa, Kala, Kalp, Kama, Kamp, Kana, Kara, Klan, Kral, Laka, Lama, Lapa, Larp, Mala, Mana, Mapa, Mark, Marn, Nara, Pala, Para, Park, Plak, Plan, Ramp,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alp, Ama, Ana, Ara, Ark, Arp, Kal, Kam, Kan, Kap, Kar, Lak, Lam, Lan, Lap, Mal, Nal, Nam, Nar, Pak, Pal, Ram, Rap,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.