PARAGÖZ (TDK)

Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse), para canlısı: "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu."- H. E. Adıvar.

Paragöz kelimesi baş harfi P son harfi Z olan bir kelime. Başında P sonunda Z olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi G , altıncı harfi Ö , yedinci harfi Z . Başı P sonu Z olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

ADAMI Nedir?

bir işi ustalıkla yapan.

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

CANLISI Nedir?

düşkünü.

DOLAY Nedir?

Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar: "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı."- H. Taner.

DOLAYI Nedir?


1 . Çevrede, etrafta bulunan: "Atlar koşacak. Pehlivanlar güreşecek. Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Ötürü: "Daha dün bu sözümden dolayı okşuyorlardı."- R. H. Karay.

DÜŞKÜN Nedir?


1 . Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun: "Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır."- H. E. Adıvar.
2 . Geçim sıkıntısına düşmüş: "Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu."- R. H. Karay.
3 . Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş: "Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi."- Y. K. Beyatlı.
4 . Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.
5 . mecaz Değer ve onurunu yitirmiş.
6 . mecaz Kötü yola düşmüş, ahlaksız: "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış."- Y. Z. Ortaç.

GÖRMEK Nedir?


1 - Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek.
2 - Anlamak, kavramak, bilincine varmak, sezmek.
3 - Bir şeyi, bir yeri incelemek, gezmek.
4 - Yanına gidip konuşmak.
5 - Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
6 - Tıbben incelemek, muayene etmek.
7 - Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak; izlemek.
8 - Yapmak, etmek.
9 - Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak.
10 - Almak. 1
1 - Bir şeye erişmek. 1
2 - Çok değer vermek. 1
3 - Bir işleme uğramak. 1
4 - (Yer için) Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. 1
5 - Ziyaret etmek. 1
6 - Bir kimseyle karşılaşmak, rastlaşmak. 1
7 - Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. 1
8 - Sahne olmak, geçirmek. 1
9 - (Olumsuzu) Bir eylemin hiç yapılmadığını belirtir. 2
1 - Gezmek. 2
2 - Vermek. 2
3 - Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak.

HERKES Nedir?

İnsanların bütünü: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanmadın olacak."- C. S. Tarancı.

KÖRPE Nedir?


1 . Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı: "Körpe fidan."- .
2 . Çok genç (kimse): "Köşedeki masada körpe, ötekinde olgun birer hoş kadın..."- R. H. Karay.
3 . Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan): "Kaplan ve yılan, körpe ceylan hayaliyle gözlerini kapadılar."- H. E. Adıvar.
4 . mecaz Genç, hoş, güzel: "Bir vakitler, Mahinur'un körpe rayihasıyla doldurduğu odalar şimdi boş ve sahipsiz."- H. Taner.
5 . mecaz Henüz bozulmamış, yıpranmamış.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PARAGÖZ Nedir?

Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse), para canlısı: "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu."- H. E. Adıvar.

SIRF Nedir?


1 . Yalnızca: "Sırf vazife diye yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti."- R. N. Güntekin.
2 . Tümüyle, bütün olarak, büsbütün: "Kâhinliğimin sırf bir tesadüfe dayandığı oy birliği ile kabul edildi."- H. Taner.

TEFE Nedir?

Dokuma tezgâhında tarağı tutan ağaç veya metal parça.

UFAK Nedir?


1 . Boyutları normalden küçük: "Ufak ev."- .
2 . Yaşça daha küçük olan: "İki ufak çocuk konuşarak Fener'e doğru gidiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Makam, derece bakımından geri olan: "Ufak bir memuriyet de olsa olurdu."- O. Kemal.
4 . mecaz Önemsiz, çok az: "Ufak bir ameliyatla yüzük kesilip alındı."- R. N. Güntekin.

A A G P R Z Ö Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Paragöz,

5 Harfli Kelimeler

Garaz, Gazap, Pazar,

4 Harfli Kelimeler

Apaz, Arap, Araz, Arpa, Azap, Azar, Garp, Gaza, Para, Zara,

3 Harfli Kelimeler

Ara, Arp, Arz, Aza, Gar, Gaz, Göz, Rap, Zar,

2 Harfli Kelimeler

Ar, Az, Öz, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.