PARADOKS (TDK)


1 . Aykırı düşünce: "Başından beri çevremizde bize karşı bir kalabalık, gerçek dışı bir grup olarak kaldık, toplumsal bir paradoks olarak."- A. İlhan.
2 . Çelişki.
3 . felsefe Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık.

Paradoks kelimesi baş harfi P son harfi S olan bir kelime. Başında P sonunda S olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi D , altıncı harfi O , yedinci harfi K , sekizinci harfi S . Başı P sonu S olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYKIRI Nedir?


1 . Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir: "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir."- Anayasa.
2 . Çapraz, ters.
3 . Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal.
4 . mecaz Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen: "Burası Ankara'ya iki günöte, ana yollardan aykırı küçük bir kasabaydı."- R. H. Karay.
5 . matematik Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

BERİ Nedir?


1 . Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı: "Biraz beriye geliniz."- .
2 . sıfat Bu uzaklıkta bulunan: "Ağaçlardan, karanlığın beri tarafına doğru bir nehir akışı var."- S. F. Abasıyanık.
3 . edat -den bu yana: "Kar sabahtan beri yağmıştı."- S. F. Abasıyanık.

ÇELİŞKİ Nedir?

Söylenilen sözlerin birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

DÜŞÜNCEL Nedir?


1 . Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan.
2 . Yalnız düşünce ile kavranabilen.

FELSEFE Nedir?


1 . Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.
2 . Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü: "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."- .
3 . Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi: "Sokrates felsefesi."- .
4 . Dünya görüşü: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
5 . Bir konuda soyut düşünüş: "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."- H. E. Adıvar.

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

İÇERME Nedir?

İçermek işi, tazammun, ihtiva.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

KALA Nedir?

Kaldığında: "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık."- A. Haşim.

KALABA Nedir?

Kalabalık.

KALABALIK Nedir?


1 . Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu: "Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum."- A. Haşim.
2 . Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.
3 . sıfat Sayıca çok: "Köy kahvesinin içi bu akşam her zamankinden kalabalıktı."- S. F. Abasıyanık.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KARŞITLI Nedir?

Karşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı.

KARŞITLIK Nedir?


1 . Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast: "Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık; aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur."- A. İlhan.
2 . biyoloji İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim.
3 . matematik Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu.
4 . ruh bilimi Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.

KESİN Nedir?


1 . Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu: "Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu tersine söylemek gelir içimden."- N. Ataç.
2 . zarf Kesinlikle.

PARADOKS Nedir?


1 . Aykırı düşünce: "Başından beri çevremizde bize karşı bir kalabalık, gerçek dışı bir grup olarak kaldık, toplumsal bir paradoks olarak."- A. İlhan.
2 . Çelişki.
3 . felsefe Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık.

TART Nedir?

Kovma, çıkarma.

TART Nedir?

Kovma, çıkarma.

TARTI Nedir?


1 . Ağırlık: "Bunun tartısı belli değil."- .
2 . Tartma aleti, çeki.
3 . mecaz Oran, ölçü, karar.
4 . denizcilik Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip.

TARTIŞ Nedir?

Tartma işi.

TARTIŞMA Nedir?


1 . Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma: "Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi."- T. Buğra.
2 . Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa: "Belki de komşulardan çekindiğinden tartışmayı kesmek gereğini duyuyor."- H. Taner.
3 . Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma: "Bir yazarın eserini anlamak için onun kişiliği üzerine bilgi edinmek gerekir mi sorunu öteden beri edebiyatçılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır."- A. Ş. Hisar.

TOPLUMSAL Nedir?


1 . Toplumu ilgilendiren.
2 . Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşeri, sosyal: "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir."- S. İleri.

YARGI Nedir?


1 . Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
2 . hukuk Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza: "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."- Anayasa.

A A D K O P R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Paradoks,

7 Harfli Kelimeler

Sadakor,

6 Harfli Kelimeler

Kapora,

5 Harfli Kelimeler

Akpas, Ardak, Kadar, Kadro, Kasap, Orada, Padok, Parka, Parsa, Pasak, Raspa, Sadak, Sakar, Sapak, Sarak, Sarpa, Sokra,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adap, Akar, Akor, Apak, Arak, Arap, Arda, Arka, Arpa, Arsa, Asap, Asar, Dara, Darp, Kaos, Kara, Karo, Kars, Kasa, Kora, Kosa, Kros, Odak, Okar, Orak, Orsa, Para, Park, Pars, Paso, Posa, Raks, Roda, Roka, Sada, Saka, Sako, Sapa, Sara,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Aks, Ara, Ark, Arp, Asa, Ask, Dar, Dok, Kap, Kar, Kas, Kod, Kor, Oda, Ora, Pak, Pas, Pos, Rap, Rop, Sak, Sap,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Ar, As, Do, Od, Ok, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.