PÜSÜR (TDK)


1 . Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü.
2 . Can sıkıcı, istenmeyen kimse: "Kendi yetmiyormuş gibi bir de peşine püsür takmış!"- .
3 . sıfat, halk ağzında Tembel, kalpazan.
4 . sıfat, halk ağzında Karışık, dolaşık (ip, saç vb.).
5 . sıfat, halk ağzında Karışık, kusurlu (iş).

Püsür kelimesi baş harfi P son harfi R olan bir kelime. Başında P sonunda R olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi S , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R . Başı P sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRINTI Nedir?


1 . Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, detay: "Az daha kuşku diyecektim herkes gibi. Oysa şüphe başka, kuşku başka şeydir. Bir ayrıntı sorunu ama neylersiniz ki dilin inceliği ayrıntılara dayanır."- H. Taner.
2 . Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat.
3 . tiyatro Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

DOLAŞIK Nedir?


1 . Karışık (saç, ip vb.): "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var."- Karacaoğlan.
2 . Dolaşarak giden (yol): "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş."- A. Haşim.
3 . mecaz Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık: "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . mecaz Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren: "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı."- P. Safa.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

KALP Nedir?


1 - Yürek.
2 - Yürek sayrılığı.
3 - Sevgi, gönül.
4 - Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri.
5 - Duygu, °his.

KALPAZAN Nedir?


1 . Sahte para basan veya piyasaya süren kimse.
2 . mecaz Yalan ve hile ile iş gören kimse.

KARIŞ Nedir?

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık: "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."- H. R. Gürpınar.

KARIŞIK Nedir?


1 . Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: "Karışık salata."- .
2 . Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
3 . Saf olmayan: "Karışık süt."- .
4 . Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı.
5 . Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa.
6 . halk ağzında Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KUSURLU Nedir?

Kusuru olan.

PEŞİN Nedir?


1 . Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı.
2 . Çalışmadan verilen (ücret, aylık): "O peşin parayla çalışıyor."- .
3 . isim, ekonomi Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.
4 . zarf Daha önce, önceden: "Sana peşin haber vereyim ki onlar kızlarının başkası ile âşıktaşlık yapmasını istemezler."- O. C. Kaygılı.

PÜRÜZ Nedir?


1 . Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur: "Cildin pürüzleri."- .
2 . mecaz Engel, güçlük.

PÜSÜR Nedir?


1 . Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü.
2 . Can sıkıcı, istenmeyen kimse: "Kendi yetmiyormuş gibi bir de peşine püsür takmış!"- .
3 . sıfat, halk ağzında Tembel, kalpazan.
4 . sıfat, halk ağzında Karışık, dolaşık (ip, saç vb.).
5 . sıfat, halk ağzında Karışık, kusurlu (iş).

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKICI Nedir?

İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden: "Etrafında her şey ona sıkıcı ve manasız geliyor."- H. Taner.

TEMBEL Nedir?


1 . İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç: "Tembeller ve işsizler daha çok yorulurlar."- A. Ş. Hisar.
2 . tıp (***) Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ): "Galiba karaciğeri de tembel."- H. Taner.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

P R S Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Püsür,

4 Harfli Kelimeler

Sürü,

3 Harfli Kelimeler

Pür,

2 Harfli Kelimeler

Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.