PÜRÜZSÜZ (TDK)


1 . Pürüzü olmayan: "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü."- K. Hulûsi.
2 . Düzgün, falsosuz (ses): "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu."- O. C. Kaygılı.

Pürüzsüz kelimesi baş harfi P son harfi Z olan bir kelime. Başında P sonunda Z olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi Z , altıncı harfi S , yedinci harfi Ü , sekizinci harfi Z . Başı P sonu Z olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLLUR Nedir?


1 . Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim: "Su buharı billur durumunda donunca kar olur."- .
2 . Kesme cam, kristal: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."- R. H. Karay.
3 . sıfat Bu maddeden yapılmış: "Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman."- A. H. Tanpınar.
4 . halk ağzında Koç yumurtası.
5 . sıfat Duru, temiz ve akıcı: "Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek."- A. İlhan.

DÜZGÜ Nedir?

Norm.

DÜZGÜN Nedir?


1 . Doğru ve pürüzsüz, muntazam: "Düzgün tahta. Düzgün yol."- .
2 . Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
3 . İyi: "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."- M. Ş. Esendal.
4 . zarf Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde: "Düzgün konuşuyor."- .
5 . matematik Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim): "Düzgün çok yüzlü."- .
6 . isim, eskimiş Fondöten.

FALSOSUZ Nedir?


1 . Hatasız, kusursuz.
2 . zarf Hatasız, kusursuz bir biçimde: "Halis bir şiiri okumak demek, ona şairinin verdiği musiki ayarıyla, fazla ve eksik bir ses ilave etmeksizin, musikiden anlayanların tabiriyle, falsosuz okumak demektir."- Y. K. Beyatlı.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İNCİ Nedir?


1 . İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
2 . Bu tanelerden oluşan takı: "Yalıdaki ev, Dürnev Hanım'ın halılarını, incilerini gözden çıkarmasıyla kurtuldu."- N. Cumalı.
3 . teklifsiz konuşmada Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle.

İNCİR Nedir?


1 . Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica).
2 . Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

İNCİRLİK Nedir?


1 . İncir yetiştirilen alan, incir bahçesi.
2 . İncir ağaçları çok olan yer: "Tam öğle vakti incirlikte iğne atsanız düşecek yer kalmamıştı."- O. C. Kaygılı.

KANLI Nedir?


1 . Kan bulaşmış: "Kanlı eğeyi mi saklamışlardı, başka bir delil mi?"- R. H. Karay.
2 . Kanı olan.
3 . Kan dökülmesine neden olan: "Bu savaş çok kanlı olacak, beyler."- T. Buğra.
4 . İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil.
5 . Kanlanmış olan: "Kanlı göz."- .
6 . isim Kan davasında taraf olan kimse: "Oğlumun kanlısı Abbas kâfiri değil, oğlumun kanlısı Esme'dir."- Y. Kemal.
7 . tıp (***) Kanı yoğun olan, demevi: "Kanlı adam."- .

KAYGI Nedir?

Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa: "Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi."- A. İlhan.

KAYGILI Nedir?

Kaygısı olan, üzüntülü: "Kadın kaygılı bir sesle bağırdı."- H. E. Adıvar.

PÜRÜZ Nedir?


1 . Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur: "Cildin pürüzleri."- .
2 . mecaz Engel, güçlük.

PÜRÜZSÜZ Nedir?


1 . Pürüzü olmayan: "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü."- K. Hulûsi.
2 . Düzgün, falsosuz (ses): "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu."- O. C. Kaygılı.

SABAH Nedir?


1 . Sabahleyin: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
2 . Sabah ezanı.
3 . Sabah namazı: "Sabahı kıldım."- .
4 . zarf Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman: "Bütün ev işlerini sabah bitirdim."- .

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

P R S Z Z Ü Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Pürüzsüz,

5 Harfli Kelimeler

Pürüz, Püsür,

4 Harfli Kelimeler

Sürü,

3 Harfli Kelimeler

Pür,

2 Harfli Kelimeler

Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.