PÜF (TDK)

Bir ateşi söndürmek, canlandırmak için dudakları hafifçe büzerek dışarı verilen soluğun çıkardığı ses.

Püf kelimesi baş harfi P son harfi F olan bir kelime. Başında P sonunda F olan kelimenin birinci harfi P , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi F . Başı P sonu F olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATEŞ Nedir?


1 . Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr: "Uygarlık ateşten doğmuştur."- .
2 . Tutuşmuş olan cisim.
3 . Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç: "Yemeği ateşten indirdim."- .
4 . Patlayıcı silahların atılması: "Top ateşi geceye kadar sürdü."- .
5 . Vücut ısısı: "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Öfke, hırs, hınç: "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."- T. Buğra.
7 . mecaz Coşkunluk: "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."- H. E. Adıvar.
8 . mecaz Tehlike, felaket: "Kendinizi ateşe atıyorsunuz."- .
9 . mecaz Büyük üzüntü, acı: "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..."- H. R. Gürpınar.

CANLANDIRMAK Nedir?


1 . Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak.
2 . Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
3 . Canlılık, tazelik, dirilik getirmek: "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden."- C. Uçuk.
4 . mecaz Yoğunluk, etkinlik kazandırmak: "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel."- R. H. Karay.
5 . sinema, TV (***) Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

DIŞARI Nedir?


1 . Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı: "Dışarıda yağmur yağıyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kişinin konutundan ayrı olan yer: "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı."- A. İlhan.
3 . Yurt dışı: "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik."- B. Felek.
4 . zarf Dışa, dış çevreye: "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı."- A. İlhan.

DUDAK Nedir?


1 . Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Ağız: "Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz."- H. Taner.

HAFİFÇE Nedir?

Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz: "Birbirimize soğuk bir eda ile hafifçe baş eğdik."- R. H. Karay.

SÖNDÜRME Nedir?

Söndürmek işi.

SÖNDÜRMEK Nedir?


1 . Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek: "Parmağının ucuna kadar gelen alevi yere atıyor, terliğiyle basarak söndürüyor."- P. Safa.
2 . Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak: "Çocuk balonu söndürdü."- .
3 . mecaz Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek: "Böyle zamanlarda Hacı'da ateşi ateşle söndürmekten başka çare olmadığını bilirim."- R. N. Güntekin.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.