ORTAAĞIRLIK (TDK)


1 - Yumrukoyununda 7
1 kg.dan 7
5 kg.a kadar olan yumrukoyuncularına verilen ad.
2 - Güreşte, güllede ve halterde 72-7
9 kg. ağırlıktaki oyuncular için kullanılır.

Ortaağırlık kelimesi baş harfi O son harfi K olan bir kelime. Başında O sonunda K olan kelimenin birinci harfi O , ikinci harfi R , üçüncü harfi T , dördüncü harfi A , beşinci harfi A , altıncı harfi Ğ , yedinci harfi I , sekizinci harfi R , dokuzuncu harfi L , onuncu harfi I , onbirinci harfi K . Başı O sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

AĞIRLIK Nedir?


1 . Ağır olma durumu: "Taşın ağırlığı."- . "Yükün ağırlığı."- .
2 . Değerli olma durumu: "Hediyenin ağırlığı."- .
3 . Ağırbaşlılık: "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."- .
4 . Tehlikeli olma durumu.
5 . Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum: "Havanın ağırlığı."- .
6 . Sıkıntı.
7 . halk ağzında Çeyizini düzmek için güveyinin geline verdiği para, kalın.
8 . Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum.
9 . Yük, külfet: "Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır."- .
10 . Takı: "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."- . 1
1 . Sorumluluk: "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."- . 1
2 . Etki, baskı, güçlük. 1
3 . Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak: "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli."- A. İlhan. 1
4 . Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. 1
5 . Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. 1
6 . mecaz Uyuşukluk ve gevşeklik durumu: "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu."- A. Gündüz. 1
7 . askerlik Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri: "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum."- F. R. Atay. 1
8 . fizik Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. 1
9 . spor Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori.

GÜLLE Nedir?


1 . Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılan top mermisi: "Atılan gülle ve lağımlardan kale duvarlarında geniş menfezler açıldı."- O. S. Orhon.
2 . spor Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,25
7 kg, kadınlar için
4 kg olan madenî küre.

GÜRE Nedir?


1 . Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
2 . Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
3 . sıfat, mecaz Kuvvetli, dinç.
4 . sıfat, mecaz Çekingen, korkak, ürkek.

GÜREŞ Nedir?

Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

HALT Nedir?


1 . Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.
2 . teklifsiz konuşmada Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
3 . teklifsiz konuşmada Uygun olmayan, beğenilmeyen şey: "Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey."- R. N. Güntekin.

HALTER Nedir?


1 . Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç.
2 . Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

OYUNCU Nedir?


1 . Herhangi bir oyunda oynayan kimse: "Oyuncuları meydana çağırıyor ve düdüğümü çalıyorum."- P. Safa.
2 . Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris: "Hiç kibar sınıfından, asilzade bir gencin oyuncu olduğunu gördünüz mü?"- P. Safa.
3 . sıfat Oyunu seven: "Oyuncu kedi."- .
4 . sıfat, mecaz Düzenci, hileci.
5 . sıfat, spor Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse): "Oyuncu bir pehlivan."- .

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YUMRU Nedir?


1 . Yuvarlak, şişkin şey: "Alnında bir yumru var."- .
2 . Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde: "Patates nişastalı bir yumrudur."- .
3 . tıp (***) Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod.
4 . sıfat Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli: "Yumru yanaklı bir çocuk."- .
5 . sıfat Eğri büğrü, çarpık, engebeli, yamru yumru.

YUMRUK Nedir?


1 . Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim: "Dişlerini kilitleyerek iki yumruğunu havada salladı."- P. Safa.
2 . Elin bu biçimiyle yapılan vuruş: "Bir karış mesafeden inecek yumrukla, bir metre mesafeden çakılacak yumruğun tesirleri arasında büyük fark vardır."- A. Gündüz.
3 . mecaz Baskı: "Düşman yumruğu altında."- .

YUMRUKOYUNU Nedir?

Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, °boks.

A A I I K L O R R T Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Ağırlık, Kağıtlı, Karaltı, Kararlı, Karartı, Lakırtı, Ortalık, Taraklı,

6 Harfli Kelimeler

Ağalık, Ağarık, Ağartı, Ağlatı, Ağrılı, Araklı, Aralık, Ararot, Arılar, Arılık, Arkalı, Atalık, Atkılı, Iraklı, Karağı, Karalı, Karılı, Kartal, Kartlı, Kılağı, Kıraat, Kırağı, Ortalı, Takılı, Taralı, Tığlık, Tıkalı, Tokalı, Torlak,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Ağılı, Ağlak, Akort, Aktar, Altık, Arkıt, Artık, Atılı, Iltar, Itlak, Kağıt, Kalıt, Karar, Karlı, Katar, Katır, Katlı, Kılır, Kırat, Kıtal, Kıtır, Koral, Kotra, Lıkır, Lorta, Oğlak, Oralı, Ortak, Otlak, Rakor, Takla, Talak, Tarak, Tarla, Tıkır, Tırak, Tırık, Tırıl, Torak,

4 Harfli Kelimeler

Ağıl, Ağır, Ağıt, Ağlı, Ağrı, Akar, Akıl, Aklı, Akor, Alık, Altı, Alto, Aort, Arak, Arık, Arka, Arlı, Artı, Atak, Atık, Atıl, Atkı, Atlı, Atol, Iğıl, Ilık, Irak, Itır, Kala, Kara, Karı, Karo, Kart, Katı, Kığı, Kıta, Klor, Kola, Kora, Kort,

3 Harfli Kelimeler

Ağa, Ağı, Aka, Akı, Ala, Alo, Alt, Ara, Arı, Ark, Art, Ata, Ira, Irk, Kal, Kar, Kat, Kığ, Kıl, Kır, Kıt, Kol, Kor, Kot, Lak, Lığ, Loğ, Lok, Lor, Lot, Ora, Rol, Rot, Tak, Tal, Tar, Tığ, Tık, Tır, Tok,

2 Harfli Kelimeler

Ağ, Ak, Al, Ar, At, La, Ok, Ol, Ot, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.