OLUK (TDK)


1 - Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru.
2 - Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu,genellikle çinko vb. boru.
3 - Kırık ya da hasta bir organı içine yerleştirerek hareketsiz tutmaya yarayan araç.
4 - Kimi organlarda oluk görünümlü yer.
5 - Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol.
6 - Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri.

Oluk kelimesi baş harfi O son harfi K olan bir kelime. Başında O sonunda K olan kelimenin birinci harfi O , ikinci harfi L , üçüncü harfi U , dördüncü harfi K . Başı O sonu K olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKMA Nedir?


1 . Akmak işi.
2 . halk ağzında Reçine, çam sakızı, akındırık.

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BORU Nedir?


1 . Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir: "Soba borusu kazanın içinden geçerdi."- N. Cumalı.
2 . Borazan: "Ankara'da ilk sabah boru sesinden uyandım."- R. E. Ünaydın.

ÇİNKO Nedir?


1 . Atom numarası 30, atom ağırlığı 65,37, mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya (simgesi Zn).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur."- O. V. Kanık. çinko (II) isim (çi'nko) İtalyanca cinque
1 . Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını doldurma: "Tombalada hem birinci hem de ikinci çinkoyu o yaptı."- .
2 . ünlem Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını ilk olarak doldurduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.

DAMLA Nedir?


1 . Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı: "Elime bir damla yağmur düştü."- H. E. Adıvar.
2 . Damlalıkla kullanılan ilaç: "Burun damlası. Göz damlası."- .
3 . Kalbe inen inme, felç: "Damladan ölmüş."- .
4 . mecaz Çok az miktar: "Keyfin damlası karıştığı zaman, hak hak olmaktan, adalet adalet olmaktan çıkar."- F. R. Atay.
5 . sıfat Damla biçiminde olan (ziynet): "Damla elmas."- .

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNÜMLÜ Nedir?

Görünümü olan.

HAREKETSİZ Nedir?

Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan: "Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz."- Y. K. Karaosmanoğlu.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KIRIK Nedir?


1 . Kırılmış bir şeyden ayrılan parça: "Cam kırığı."- .
2 . Kemiğin bir etki ile kırılması: "Kolunda kırık yok ama çıkık var."- .
3 . Bir şeyin kırılan yeri: "Bunun kırığı neresinde?"- .
4 . Kırıntı: "Ekmek kırığı."- .
5 . Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul.
6 . sıfat Kırılmış olan: "Kırık pencereden ay, ışığını donduran bir soğuklukla odaya akıyor."- H. E. Adıvar.
7 . sıfat Melez: "Kırık tazı."- .
8 . sıfat Tam nota göre düşük olan (not): "Üç dersten kırığı var. Kırık not."- .
9 . sıfat Saf renkten hafif uzaklaşmış: "Kırık beyaz."- .
10 . sıfat, mecaz Gücenmiş, üzgün: "Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış."- B. Necatigil.

KİMİ Nedir?


1 . Birtakımı, bazısı, kimisi: "Kimi su çeker, kimi sebze ayıklar, kimi yufka açar, çamaşır yıkar..."- N. Cumalı.
2 . sıfat Bazı (canlı varlıklar için): "Kimi çocuklar."- .

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUM Nedir?


1 . Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon.
2 . coğrafya Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.
3 . coğrafya Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü.

OLUK Nedir?


1 - Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru.
2 - Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu,genellikle çinko vb. boru.
3 - Kırık ya da hasta bir organı içine yerleştirerek hareketsiz tutmaya yarayan araç.
4 - Kimi organlarda oluk görünümlü yer.
5 - Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol.
6 - Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

TUTMA Nedir?


1 . Tutmak işi: "Daha çatal ve bıçağı tutmasına eli yatmamıştı, ikide bir düşürürdü."- R. H. Karay.
2 . Destekleme.
3 . Yanaşma.
4 . spor Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

YAĞMUR Nedir?


1 . Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . mecaz Çok ve sık düşen, gelen şey.
3 . mecaz Çokluk, bolluk: "Para yağmuru. Övgü yağmuru."- .

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIK Nedir?


1 . Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak.
2 . İnce bir çizgi durumunda açılmış yara: "Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti."- H. Taner.
3 . mecaz Anlaşmazlık, bölünme: "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . fizik Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
5 . tıp (***) Çatlak.
6 . sıfat Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş.

YATAY Nedir?

Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki: "Sıvıların yüzü hep yatay olur."- .

YÜZEY Nedir?

Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

K L O U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Okul, Oluk,

3 Harfli Kelimeler

Kol, Kul, Lok,

2 Harfli Kelimeler

Ok, Ol,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.