OFLAMAK (TDK)

"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek.

Oflamak kelimesi baş harfi O son harfi K olan bir kelime. Başında O sonunda K olan kelimenin birinci harfi O , ikinci harfi F , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi K . Başı O sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

BEZGİ Nedir?

Süs, bezek.

BEZGİN Nedir?

Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş: "Mecalsiz, bezgin bir hâlde yatağa girdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BEZGİNLİK Nedir?

Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk: "Gider gitmez de teselli kabul etmez bir bezginliğe, üzüntüye düşmüştüm."- R. H. Karay.

DİYEREK Nedir?

Diye.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKINTI Nedir?


1 . İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet: "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."- P. Safa.
2 . Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet: "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."- A. Gündüz.
3 . Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı: "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."- S. F. Abasıyanık.
4 . Bulunmama durumu: "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş."- H. Taner.
5 . mecaz Sorun, mesele, sendrom, problem: "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."- B. Felek.

USANÇ Nedir?

Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melal: "Çehremde usanç alametlerinin arttığını sezen kâhya sustu."- R. H. Karay.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YORGUNLUK Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması: "Yorgunluktan ikimiz de pelteye döndük."- S. M. Alus.

A A F K L M O Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Oflamak,

6 Harfli Kelimeler

Kaloma, Oflama, Oklama,

5 Harfli Kelimeler

Almak, Flama, Kalfa, Kalma, Lokma, Malak, Olmak,

4 Harfli Kelimeler

Afak, Afal, Akma, Alfa, Alma, Amal, Faal, Flok, Folk, Kafa, Kala, Kama, Kofa, Kola, Koma, Laka, Lama, Mala, Moka, Mola, Olma,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alo, Ama, Fak, Fal, Fok, Fol, Kal, Kam, Kof, Kol, Kom, Laf, Lak, Lam, Lok, Mal, Oma,

2 Harfli Kelimeler

Af, Ak, Al, Am, Fa, La, Of, Ok, Ol, Om,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.