NİZAMİYE (TDK)


1 . Askerlik dairesi.
2 . Kışla, garnizon ve bazı kuruluşların girişi.
3 . eskimiş, askerlik Tanzimat döneminde kara ordusu: "Henüz nizamiye ve gönüllü taburcuların neferleri dağılmamıştı."- Ö. Seyfettin.

Nizamiye kelimesi baş harfi N son harfi E olan bir kelime. Başında N sonunda E olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi İ , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi İ , yedinci harfi Y , sekizinci harfi E . Başı N sonu E olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

DAĞILMA Nedir?


1 . Dağılmak işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık.
2 . askerlik Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
3 . askerlik Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması.

DAİR Nedir?

Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, ... ile ilgili, üstüne: "Yarına kadar sarhoşluğu geçer, ben de sarhoş olmadığına dair rapor veririm."- A. Gündüz.

DAİRE Nedir?


1 . Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat: "Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş."- H. F. Ozansoy.
2 . Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri: "Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi."- R. H. Karay.
3 . Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
4 . Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm: "Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler."- M. Ş. Esendal.
5 . mecaz Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü: "Mantık dairesinde konuşmak."- .
6 . matematik Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
7 . müzik Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

DÖNEM Nedir?


1 . Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot: "Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre: "Meşrutiyet dönemi."- .
3 . Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
4 . eğitim bilimi Yarıyıl: "Kış dönemi sınavları."- .

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

GARNİZON Nedir?


1 . Bir şehri savunan veya yalnız orada bulunan askerî birlikler.
2 . Askerî birliklerin bulunduğu yer.

GİRİŞ Nedir?


1 . Girme işi: "Fakülteye her girişimde ilk selamlaştığım o olurdu."- H. Taner.
2 . Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre: "Evin girişi pek dar."- .
3 . edebiyat Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal.
4 . Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm, girizgâh.
5 . Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser: "Dil bilimine giriş."- .
6 . müzik Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal.

GÖNÜLLÜ Nedir?


1 . Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen: "Yabancı dil bildiği için de Kore'ye gönüllü olarak göndermeye kalkmışlardı."- Ç. Altan.
2 . Çok istekli: "Henüz nizamiye ve gönüllü taburların neferleri dağılmamıştı."- Ö. Seyfettin.
3 . isim Seven kimse veya sevgili.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KIŞLA Nedir?


1 . Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü: "Gece gündüz kışlada kaldığımızdan sivil hayat ile temasımız pek azdı."- F. R. Atay.
2 . halk ağzında Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

KURULUŞ Nedir?


1 . Kurulma işi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu 1923'tedir."- .
2 . Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis: "Hastaneler, okullar, bankalar, fabrikalar birer kuruluştur."- .
3 . mecaz Yapı, yapılış, bünye.
4 . mecaz Kasılma.
5 . askerlik Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

NEFER Nedir?


1 . Er: "En kuvvetli, en dikkate değer nefer daima kapının önünde oturuyor."- H. E. Adıvar.
2 . Kişi.

NİZAMİYE Nedir?


1 . Askerlik dairesi.
2 . Kışla, garnizon ve bazı kuruluşların girişi.
3 . eskimiş, askerlik Tanzimat döneminde kara ordusu: "Henüz nizamiye ve gönüllü taburcuların neferleri dağılmamıştı."- Ö. Seyfettin.

ORDU Nedir?


1 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü: "Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri: "Dördüncü Ordu Karargâhına gidiş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür."- F. R. Atay.
3 . Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.
4 . Çok sayıda insan, kalabalık.

TABU Nedir?


1 . Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç.
2 . sıfat Yasaklanarak korunan (nesne, kelime, davranış).
3 . sıfat, toplum bilimi Tekinsiz.

TABUR Nedir?


1 . Dört bölükten kurulan, bir binbaşının komutasındaki asker birliği: "Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır."- S. Birsel.
2 . Küme, yığın, grup.

TABURCU Nedir?

Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta).

TANZİMAT Nedir?


1 - Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattı Hümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.
2 - Yönetimsel işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve yapılan uygulamaların tümü.

A E M N Y Z İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Nizamiye,

7 Harfli Kelimeler

İmaniye, Manyezi,

6 Harfli Kelimeler

Amnezi, Nizami,

5 Harfli Kelimeler

Anemi, Anime, Enayi, Enzim, Ezani, Meyan, Miyaz, Mizan, Niyaz, Nizam, Yemin, Zemin, Ziyan,

4 Harfli Kelimeler

Amin, Ayin, Ayni, Azim, Eman, Emay, Emin, Enam, Ezan, İane, İman, İmza, İnam, İnme, İzam, İzan, İzin, Main, Mani, Mayi, Mazi, Meni, Mine, Mini, Miza, Name, Nazi, Nema, Niye, Niza, Yani, Yeni, Yine, Zayi, Zina, Ziya,

3 Harfli Kelimeler

Ani, Ayn, Eza, İma, İni, İye, İyi, Mai, Men, Mey, Nam, Naz, Nem, Ney, Nim, Yan, Yaz, Yem, Yen, Zam, Zan, Zem, Zen,

2 Harfli Kelimeler

Am, An, Ay, Az, Em, En, Ey, İm, İn, İz, Me, Mi, Ne, Ya, Ye, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.