NİŞANLANMAK (TDK)


1 . Nişanlı duruma gelmek, adaklanmak.
2 . Evlenmeye söz verme belirtisi olarak nişan yüzüğü takmak: "Bu, bizim nişanlandığımız gündür."- R. H. Karay.

Nişanlanmak kelimesi baş harfi N son harfi K olan bir kelime. Başında N sonunda K olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi İ , üçüncü harfi Ş , dördüncü harfi A , beşinci harfi N , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı N sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAK Nedir?


1 . Adama işi, nezir.
2 . Adanılan şey, nezir: "Hanım, bu aldığınız şeylerin adağını unuttunuz."- H. R. Gürpınar.

ADAKLANMAK Nedir?

Nişanlanmak.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRTİ Nedir?


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EVLENME Nedir?

Evlenmek işi, izdivaç: "Ama bu evlenmesinden şimdi pek pişmandır."- H. R. Gürpınar.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

NİŞAN Nedir?


1 - İm, iz, belirti, °alamet.
2 - Nişanlanma sırasında yapılan tören.
3 - Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma.
4 - Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
5 - Hedefi vurmak için silah, taş vb.ye gerekli doğrultuyu verme.
6 - Gördükleri önemli işlerden dolayı kişileri onurlandırmak için devletçe verilen anmalık.

NİŞANLI Nedir?


1 . Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı: "Bir gün nişanlınız size koyu al renkli karanfiller gönderecektir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse.

TAKMA Nedir?


1 . Takmak işi.
2 . tıp (***) Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça, protez.
3 . sıfat Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear: "Bu takma siyah saçla ... şakaklarında sallanan ... bukleler yanaklarına ters düşüyor."- H. E. Adıvar.

TAKMAK Nedir?


1 - Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek.
2 - (Takı için) Vermek, armağan etmek.
3 - (Ad, lakap) Koymak.
4 - Kuşanmak.
5 - (Olumsuz biçimde) Önemsememek, önemli saymamak, değer vermemek.
6 - Borç bırakmak.
7 - Biriyle olumsuz olarak uğraşmak.
8 - (Arka, art ve peş gibi sözcükleri tümleç alarak) Kendisiyle birlikte götürmek,yanına almak ya da arkasından izletmek.
9 - Sınavını başaramamak.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

A A A K L M N N N İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Nişanlanmak,

10 Harfli Kelimeler

Nişanlamak, Nişanlanma,

9 Harfli Kelimeler

Nişanlama,

8 Harfli Kelimeler

Anlaşmak, Kanlanma,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Aklaşma, Almanak, Anlamak, Anlaşma, İnanmak, Kalamin, Kanlama, Kaşanma, Kaşlama, Manişka, Şaklama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Anamal, Anlama, İnanma, Kanama, Makina, Manika, Maşala, Şalaki, Şamani,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Akman, Akşam, Alaka, Alkan, Almak, Alman, Almaş, Anlak, Anlam, Anmak, Aşama, Aşina, Aşmak, İkmal, İmkan, İşkal, Kalan, Kalma, Kaman, Kamil, Kanal, Kaniş, Kanma, Kaşan, Klima, Lakin, Liman, Malak, Malik, Mania, Nakil, Nakli, Nakşi, Nalan, Nanik, Nişan, Şalak, Şaman,

4 Harfli Kelimeler

Akil, Akim, Akli, Akma, Alan, Alim, Alma, Amal, Aman, Amil, Amin, Anal, Anam, Anka, Anma, Aşma, İkna, İlam, İlan, İmal, İman, İmla, İnak, İnal, İnam, İnan, İnşa, Kail, Kaim, Kain, Kala, Kama, Kana, Kani, Klan, Laik, Lain, Laka, Lama, Lika,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ali, Ama, Ana, Ani, Aşk, İka, İla, İlk, İma, Kal, Kam, Kan, Kaş, Kil, Kim, Kin, Lak, Lam, Lan, Lim, Mai, Mal, Maş, Mil, Nal, Nam, Nan, Nim, Niş, Şak, Şal, Şan, Şia,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Aş, İl, İm, İn, İş, Ki, La, Mi,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.