NEVROZ (TDK)

Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı, sinirce.

Nevroz kelimesi baş harfi N son harfi Z olan bir kelime. Başında N sonunda Z olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi E , üçüncü harfi V , dördüncü harfi R , beşinci harfi O , altıncı harfi Z . Başı N sonu Z olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BEDEN Nedir?


1 . Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut.
2 . Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde: "Yemen halkı yaz günlerinde bedenlerini serinletmek için kabuğu kaynatıp içerler."- S. Birsel.
3 . Giysilerde ölçü.
4 . Kale duvarı.

BELİ Nedir?

Evet.

BUNALIM Nedir?


1 . Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz: "İktisadi bunalım ayyuka çıktı maşallah."- H. Taner.
2 . Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz: "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?"- A. İlhan.
3 . ruh bilimi Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon: "Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu."- H. Taner.
4 . tıp (***) Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz.
5 . ticaret Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, kriz.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETKİLEME Nedir?

Etkilemek işi, tesir.

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

KAYNAKLI Nedir?


1 . Belli bir kaynaktan gelen: "Londra kaynaklı bir habere göre..."- .
2 . Kaynak yapılmış.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

RUHSAL Nedir?


1 . Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
2 . Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

SİNİ Nedir?

Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi: "Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti."- A. Haşim.

SİNİR Nedir?


1 - Duyu ve devinim uyarılarını beyinden organlara; organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.
2 - Kas kirişi ve zarı.
3 - Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
4 - Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği.
5 - Hoşa gitmeyen, can sıkan.

SİNİRCE Nedir?

Nevroz.

UYUM Nedir?


1 . Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk: "Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı."- N. Araz.
2 . Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon.
3 . biyoloji Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat.
4 . dil bilimi Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIN Nedir?


1 - (Zamanda ve yerde) Az bir ara ile ayrılmış olan.
2 - Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
3 - Aralarında sıkı ilgi bulunan.
4 - Benzeyen, andıran.
5 - Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.
6 - Uzak olmayan yer.
7 - Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost ya da akraba.
8 - Uzak olmayarak.

YAKINMA Nedir?

Yakınmak (I) işi. yakınma (II) isim Yakınmak (II) işi, şikâyet: "Bir yakınma tiradı, döner dolaşır sizin para kazanmak alanındaki beceriksizliğinize dayanır."- H. Taner.

E N O R V Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Nevroz,

4 Harfli Kelimeler

Roze,

3 Harfli Kelimeler

Nev, Zen, Zer, Zor,

2 Harfli Kelimeler

En, Er, Ev, Ne, On, Re, Ve, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.