NAZAR (TDK)


1 . Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz.
2 . eskimiş Bakış, bakma, göz atma: "İlk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor."- S. M. Alus.

Nazar kelimesi baş harfi N son harfi R olan bir kelime. Başında N sonunda R olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi A , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi A , beşinci harfi R . Başı N sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AZAMETLİ Nedir?


1 . Ulu, çok büyük.
2 . Gururlu.
3 . Görkemli, heybetli.
4 . Debdebeli.
5 . Çalımlı, kurumlu: "Hatta biraz da azametli, kibirli muamelesi bana epeyce garip görünmüştü doğrusu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BAKIŞ Nedir?

Bakma işi: "Bakışları adamakıllı öfkeli olurdu."- S. Birsel.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

CANSIZ Nedir?


1 - Canını yitirmiş, ölmüş.
2 - Güçsüz, mecalsiz.
3 - İlgi uyandırmayan, sönük.
4 - Durgun.
5 - Canlı olmayan (varlık); °camit.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

HATTA Nedir?


1 . Bile, hem de: "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır."- E. E. Talu.
2 . zarf (ha'tta:) Üstelik, ayrıca: "Dördü de buna inanmak istiyor hatta için için inanıyorlardı."- T. Buğra.

HAYRANLIKLA Nedir?

çok beğenerek, hayran kalarak.

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KISKANÇLIK Nedir?

Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum: "Tıpkı senin gibi onun kıskançlığından fevkalade korkuyorum."- R. N. Güntekin.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KÖTÜLÜK Nedir?


1 . Kötü olma durumu, kemlik, şer: "Havaların kötülüğü yüzünden..."- .
2 . Zarar verecek davranış veya söz: "Hiç çare yok, bu tüller yırtılacak ve bütün korkunçluğuyla kötülük ateşi çıkarılacaktır ortaya."- Ç. Altan.

MAĞRUR Nedir?

Kurumlu, gururlu, kibirli, kendini beğenmiş: "İdris bir imparator gibi mağrurdu."- S. F. Abasıyanık.

MALA Nedir?

Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı.

NAZAR Nedir?


1 . Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz.
2 . eskimiş Bakış, bakma, göz atma: "İlk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor."- S. M. Alus.

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NESNEL Nedir?


1 . Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
2 . mecaz Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif.
3 . felsefe Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

TESİR Nedir?

Etki: "Orta malı bayağı birinin tesiri altında..."- R. H. Karay.

UĞUR Nedir?


1 . Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı: "Onlar da uğurlar dilediler, aralarında konuşmaya başladılar."- M. Ş. Esendal.
2 . Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.
3 . İyi nitelik, meymenet, kadem.
4 . Talih, şans.

UĞUR Nedir?

(Yönelme ya da kalma durumunda) Erek, yol.

UĞURSUZ Nedir?

Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum: "Kendince uğursuz saydığı işlerden birini işlemiş olmasından korktu."- M. Ş. Esendal.

UĞURSUZLUK Nedir?

Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet: "Uğura, uğursuzluğa; berekete ve bereketsizliğe inanırdı."- A. Ş. Hisar.

VERDİ Nedir?

Bir borudan bir saniyede geçen suyun veya bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A N R Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Nazar, Ranza,

4 Harfli Kelimeler

Araz, Azar, Nara, Zara,

3 Harfli Kelimeler

Ana, Ara, Arz, Aza, Nar, Naz, Zan, Zar,

2 Harfli Kelimeler

An, Ar, Az, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.