NAKZETMEK (TDK)


1 . Bozmak: "Yemini nakzetmek."- .
2 . hukuk Yargıtay, bir mahkemenin yargısını yerinde veya yolunda bulmayarak geri çevirmek.

Nakzetmek kelimesi baş harfi N son harfi K olan bir kelime. Başında N sonunda K olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi A , üçüncü harfi K , dördüncü harfi Z , beşinci harfi E , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı N sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOZMA Nedir?


1 . Bozmak işi.
2 . sıfat Biçimi ve kullanılışı değiştirilmiş: "Büyükçe bir ahırdan bozma sinema salonu hâlâ gübre kokuyordu."- E. Bener.

BOZMAK Nedir?


1 - Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek.
2 - Bir yerin, bir şeyin düzenini bozmak, karıştırmak.
3 - Sağlığına dokunmak, zarar vermek.
4 - (Soyut şeyler için) Kötü duruma getirmek.
5 - Geçersiz bir duruma getirmek.
6 - Bir ilişkiyi, bağı koparmak.
7 - Büyük parayı ufak birimlere ayırmak.
8 - Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak ya da sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek.
9 - Bozguna uğratmak, yenmek, ºmağlup etmek.
10 - Altını paraya çevirmek, bozdurmak. 1
1 - Bağ ya da bostanın son ürününü toplamak. 1
2 - Kızlığını, bakireliğini gidermek. 1
3 - Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. 1
4 - Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. 1
5 - Bırakmak, dağıtmak.

ÇEVİRME Nedir?


1 . Çevirmek işi, tedvir: "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar."- H. E. Adıvar.
2 . Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi: "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular."- R. H. Karay.
3 . sıfat Çevrilmiş, tercüme edilmiş: "Fransızcadan çevirme bir eser."- .
4 . halk ağzında Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar: "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma"- Halk türküsü.
5 . askerlik Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara.
6 . müzik Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

ÇEVİRMEK Nedir?


1 . Bir şeyin yönünü değiştirmek: "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."- Y. Z. Ortaç.
2 . Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . Döndürerek hareket ettirmek: "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."- S. F. Abasıyanık.
4 . Yönetmek, idare etmek: "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."- H. Taner.
5 . Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek: "Arkadaşı bizi çevirip evine götürdü."- .
6 . Geri göndermek: "Kendisine yollanan parayı çevirmiş."- .
7 . Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
8 . Çevrilemek, tevil etmek: "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."- .
9 . (-den) Çeviri yapmak: "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."- M. Ş. Esendal.
10 . (-i, -le) Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak: "Bağı duvarla çevirmek."- . 1
1 . (-i, -e) Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek: "Evlerini otele çevirdiler."- . 1
2 . (-den, -e) Bir durumdan başka duruma geçmek. 1
3 . (nsz) Kâğıt oyunu oynamak. 1
4 . (nsz), mecaz Hile, dolap, dalavere vb. dürüst olmayan davranışlar ortaya koymak: "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir."- Atatürk. 1
5 . (-i, -e), mecaz Kötü bir duruma getirmek: "Adamı maskaraya çevirmek."- .

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

HUKUK Nedir?


1 - Haklar, insan varlığına temel oluşturan hak ve adalet kavramı.
2 - İnsan ve yurttaşlık haklarını kuram ve uygulama açısından uygulayan bilim.
3 - Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü, tüze.
4 - Yasaların cezayla ilgili olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren bölümü.
5 - Haklar.
6 - Ahbaplık, dostluk.

MAHKEME Nedir?


1 . Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi.
2 . Duruşma: "Mahkeme tam yedi yıl sürdü."- .

NAKZ Nedir?

Bozma.

NAKZETME Nedir?

Nakzetmek işi.

NAKZETMEK Nedir?


1 . Bozmak: "Yemini nakzetmek."- .
2 . hukuk Yargıtay, bir mahkemenin yargısını yerinde veya yolunda bulmayarak geri çevirmek.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARGI Nedir?


1 . Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
2 . hukuk Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza: "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."- Anayasa.

YARGITAY Nedir?

Yargılamaların yolunda yapılıp yapılmadığını incelemekle görevli yüksek yargı kurulu, Temyiz Mahkemesi.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

A E E K K M N T Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Nakzetmek,

8 Harfli Kelimeler

Nakzetme,

7 Harfli Kelimeler

Nezaket,

6 Harfli Kelimeler

Emanet, Kaknem, Kemane, Kement, Namzet, Tekman, Zeamet,

5 Harfli Kelimeler

Anket, Ekmek, Enkaz, Etken, Etmek, Etmen, Ezmek, Kamet, Keman, Kenet, Keten, Maket, Mekan, Metan, Mezat, Takke, Tekke, Tekme, Tekne, Temek, Tezek, Zaten, Zekat,

4 Harfli Kelimeler

Akne, Ekme, Eman, Emek, Emen, Emet, Enam, Enek, Enez, Etek, Eten, Etme, Ezan, Ezme, Kame, Kant, Keka, Keke, Keme, Kene, Kent, Kete, Keza, Meke, Meta, Meze, Name, Nema, Nezt, Tane, Tank, Taze, Teke, Tema, Zamk, Zeka,

3 Harfli Kelimeler

Ant, Ate, Eke, Eza, Kak, Kam, Kan, Kat, Kaz, Kek, Kem, Ket, Kez, Mat, Men, Met, Nam, Naz, Nem, Net, Tak, Tam, Tan, Tek, Tem, Ten, Tez, Zam, Zan, Zat, Zem, Zen,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, At, Az, Ek, Em, En, Et, Ke, Me, Ne, Ta, Te, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.