NAKŞETMEK (TDK)


1 . Süslemek, bezemek, nakış yapmak.
2 . mecaz Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak: "Yüzünü hayalime nakşetmek için kalbimin bütün kuvvetiyle bakıyordum."- Y. K. Beyatlı.

Nakşetmek kelimesi baş harfi N son harfi K olan bir kelime. Başında N sonunda K olan kelimenin birinci harfi N , ikinci harfi A , üçüncü harfi K , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi E , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı N sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BEZE Nedir?

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde.

BEZEM Nedir?

Tiyatro, sinema ve televizyonda olayın geçtiği çevreye uygun olarak oluşturulan yapı gereçlerinin ve eşyasının tümü, °dekor.

BEZEME Nedir?


1 . Süsleme, tezyin.
2 . Süs, süsleyen şey.

BEZEMEK Nedir?

Süslemek: "Gördüğü iyiliğe karşılık ikram fazlasından masamızı mezelerin çeşitlisiyle bezedi."- R. H. Karay.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ETKİLİ Nedir?

Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik: "Hayli etkili bir yer altı çalışması yapılıyormuş."- A. İlhan.

HAYA Nedir?

Erbezi torbası, yumurta, °testis.

HAYA Nedir?

Ut, utanç, utanma, sıkılma.

HAYAL Nedir?


1 - Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.
2 - Bir kimse ya da bir şeyin bellekte kalan görüntüsü.
3 - Gerçeklikten uzak tasarı.
4 - Görüntü.
5 - Belli belirsiz görülen şey, gölge.
6 - Imge.
7 - Aydınlatılan bir perde arkasında deri ya da kartondan yapılmış, hareket edebilen resimlere verilen ad ve bu resimlerle oynatılan oyun.

HAYALİ Nedir?


1 - Hayal niteliğinde ya da hayal ürünü olan, düşsel, imgesel.
2 - Gerçek olmayan.
3 - Karagöz oynatan kimse, hayalci, karagözcü.

KALBİ Nedir?

İçten, yürekten, gönülden (gelen).

KALICI Nedir?


1 . Sürekli, geçici karşıtı.
2 . Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.
3 . Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı.

KUVVE Nedir?


1 . Düşünce, niyet.
2 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.
3 . Yeti.

KUVVET Nedir?


1 - Fiziksel güç, takat.
2 - Güç, dayanma gücü.
3 - Şiddet, zor, °cebir.
4 - Yetke, erk, °nüfuz.
5 - Dayanıklı olma durumu, °tahammül, °mukavemet.
6 - Bir niceliğin kendisiyle çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri.
7 - Bir ülkenin savaşçı silahlı örgütü ya da gücü.
8 - Dinginliği devime ya da devimi dinginliğe çeviren etken, direnci kıran ya da direnç doğuran özellik.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NAKIŞ Nedir?


1 - Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler ya da sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme.
2 - Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan bezeme.
3 - Beste ve semailerin, dört yerine iki haneli olanlarına verilen ad.
4 - Hile.

NAKŞETMEK Nedir?


1 . Süslemek, bezemek, nakış yapmak.
2 . mecaz Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak: "Yüzünü hayalime nakşetmek için kalbimin bütün kuvvetiyle bakıyordum."- Y. K. Beyatlı.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SÜSLEME Nedir?


1 . Süslemek işi, bezeme, tezyin.
2 . Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı.
3 . Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb.

SÜSLEMEK Nedir?


1 . Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek: "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Söz oyunlarıyla güzelleştirmek: "Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı âdeta ağlamaklı ederdim."- R. N. Güntekin.
3 . mecaz Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak: "Ben onu bir süsleyeyim de görsün."- .

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YAPMAK Nedir?


1 - Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
2 - Olmasına yol açmak.
3 - Bir işle uğraşmak, °meşgul olmak.
4 - Onarmak, °tamir etmek.
5 - (Birincisi -i'li, ikincisi eksiz olarak aynı nesne, iki kez yinelendiğinde)Gerçek nitetiğini vermek.
6 - Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak.
7 - Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği eyleme dönüştürmek, yaratmak, gerçekleştirmek.
8 - Düzenli bir duruma getirmek.
9 - Üretmek.
10 - Bir devinime başlamak ya da bir devinimle uğraşmak. 1
1 - Zarara yol açmak. 1
2 - Etkili olmak. 1
3 - Salgılamak, çıkarmak. 1
4 - Dışkı çıkarmak. 1
5 - Gerçekleştirmek. 1
6 - (Tehdityollu) Birini herhangi bir duruma düşürmek. 1
7 - Evlendirmek. 1
8 - (Ad soylu bir sözcükle birlikte) Bir durum yaratmak. 1
9 - Edinmek, iyesi olmak.
20 - Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek. 2
1 - Davranmak, hareket etmek. 2
2 - Olmak. 2
3 - Sağlamak. 2
4 - Yol almak.

A E E K K M N T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Nakşetmek,

8 Harfli Kelimeler

Kemankeş, Nakşetme, Şakketme,

7 Harfli Kelimeler

Taşemen,

6 Harfli Kelimeler

Emanet, Kaknem, Kemane, Kement, Manşet, Şeamet, Tekman,

5 Harfli Kelimeler

Anket, Ekmek, Eşmek, Etken, Etmek, Etmen, Kamet, Keman, Kenet, Keşan, Keşen, Keşke, Keten, Maket, Mekan, Menşe, Metan, Neşet, Takke, Tekke, Tekme, Tekne, Temek, Teşne,

4 Harfli Kelimeler

Akne, Ateş, Ekme, Eman, Emek, Emen, Emet, Enam, Enek, Eşek, Eşme, Etek, Eten, Etme, Kame, Kant, Kaşe, Keka, Keke, Keme, Kene, Kent, Kete, Meke, Meşe, Meşk, Meta, Name, Nema, Neşe, Şema, Tane, Tank, Teke, Tema,

3 Harfli Kelimeler

Ant, Aşk, Ate, Eke, Kak, Kam, Kan, Kaş, Kat, Kek, Kem, Keş, Ket, Maş, Mat, Men, Met, Nam, Nem, Net, Şak, Şan, Şat, Şek, Şem, Şen, Şet, Tak, Tam, Tan, Taş, Tek, Tem, Ten,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, Aş, At, Ek, Em, En, Eş, Et, Ke, Me, Ne, Şe, Ta, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.